Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yavru"

Lernen Sie, wie man yavru in einem Türkisch Satz verwendet. Über 78 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Muhabir: Ona bir yavru kedi mi almıştınız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Haftalardır yavru köpeğimi arıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni bir yavru köpeğin var. O yaklaşık 12 haftalık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye bir yavru köpek satın aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary Tom'un ona verdiği yavru köpeği beğenmediğinde, Tom çok fazla şaşırmazdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Parkta dolaşırken, bir yavru kuş buldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben çocukken yavru bir köpeğim vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru kedi ağaçtan inemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dedem ve ninem yavru kediye her gün bolca süt verdi ve kedi kısa sürede büyüyüp semirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru her gün gittikçe daha da büyüdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sen gidince yavru kedine bakacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru kedi uyumak istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sıcak havalarda sadece erkek yavru doğuran timsahın da doğuracak dişiler olmayacağı için nesli tükenebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Neden sık sık yavru güvercinler görmediğimizi hiç merak ettiniz mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç yavru güvercin gördün mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sen yokken yavru kedinle ilgileneceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru hayvanlar sevimliler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru köpek çok üzgün gözlerle ona baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru kedi yağmurdan saklanmaya çalışıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annem bize bir yavru köpek satın aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir dişi yavru mu yoksa erkek yavru mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru köpeğiniz için bir isim üzerinde karar verdiniz mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru köpeğin tek iyi gözü benimseme için yalvarıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir yavru köpek ister misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu yavru penguen çok sevimli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru köpek elimi ısırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir yavru tavşan tuzağa yakalanmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terk edebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru kediler sevimli ve arkadaş canlısıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annem bize bir yavru köpek alacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Noel için bir yavru köpek aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim kızım bir yavru kedi istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Küçük bir kız yavru bir kediyle yanıma oturdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru kedi yağmurda oynuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru kedi kestiriyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aç yavru köpek sokakta havlıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Orada bir yavru kuş vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Keşke bir yavru köpek alsaydık bunun yerine.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar bize bir yavru köpek sattılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yumurtadan yeni çıkmış yavru kuşlar çok tüylü idi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ve Mary yetim kalmış yavru bir kediyi kurtardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yavru horoza dikkat edin. O ısırır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ah! İki yavru kuş, soğuktan ölmüş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim yavru köpeğim öldü ve ben berbat bir şekilde üzgünüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O yavru köpeğini sever. Onun yavru köpeği gerçekten çok güzel.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom yavru köpeğine Cookie adını verdi.

Yavru köpekler annelerine doğru sokuldu.

Bir yavru dil başka bir dilden iner - örneğin Hintçe Sanskritçe'nin bir yavru dilidir.

Bir yavru köpek satın alıyorum.

Tom'un kedisinin dokuz yavru kedisi vardı.

Ben bir yavru köpek aldım.

Yavru kediler meraklıdır.

Tom yavru kedileri sever.

Motor bir yavru kedi gibi mırıldıyor.

Yavru kuşun yuvadan düştüğünü sanıyorum.

O sadece bir yavru timsah.

Yavru kedi öldü.

Yavru kedi topla oynuyor.

Yavru kedimi görmek istiyor musun?

Sami'nin köpeği bir sürü yavru doğurdu.

Bu yavru karabat çok sevimli.

Kendini leyleğin attığı yavru gibi hissediyordu.

Tom yavru köpeği kurtardı.

Sonunda başka bir yavru kedi seçti.

Ali yavru vatana gitti.

Doğum gününde yavru kedi alınmış.

Doğum gününde yavru köpek alınmış.

Beş yaşındaki oğluna doğum gününde yavru köpek aldı.

Doğum gününde yavru köpek istediğini söylüyor.

Bu bir yavru Güney Afrika antilobu.

Yavru devem var.

Yavru kedi bacaklarımın arasında uyuyor.

Yavru kedileri severim.

Tom yavru kedinin fotoğrafını çekti.

Sami bu yavru köpeği yanına alamaz.

Yuvadan aşağı düşmüş bir yavru kuşu kurtardık.

Yavru köpeğiniz çok sevimli.

Tom yavru kedi satın aldı.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen