Lernen Sie, wie man yavaşça in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Biraz daha yavaşça konuşabilir misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yavaşça yürüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kız yavaşça yürüdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hava boşalırken balon yavaşça indi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gökyüzü yavaşça bulutlandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ordu nehir boyunca yavaşça ilerledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnekler; uzun, yeşil çimenlerin arasından çok yavaşça hareket ediyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yavaşça, lütfen.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yavaşça yürür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yavaşça gözlerini kapadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, basamakları yavaşça tırmandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary Japonjayı yavaşça konuştu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bill omuzumu yavaşça vurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yavaşça ayağa kalktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kapıyı yavaşça açtım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yavaşça silahı kaldırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, mektubu yavaşça okudu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary yavaşça Japonca konuştu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kör adam yavaşça yürüdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yavaşça adını tekrarladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, tepeye doğru yavaşça sürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, günlüğünü yavaşça kapattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Anneannem yavaşça konuşuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O benim omzuma yavaşça vurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, kapı tokmağını yavaşça çevirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yavaşça benden uzaklaştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz yol boyunca yavaşça yürüdük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yavaşça sıcak kahveyi yudumladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hızla ve yavaşça gelişen yetenekler vardır, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, çocuklar izleyebilsin diye yavaşça yürüdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O yavaşça yürüdü böylece çocuklar yetişebildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, caddeden aşağıya yavaşça yürüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O yavaşça ilerledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yavaşça ilerledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen onu yavaşça tekrarlar mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun omuzuna yavaşça vurduğunu gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kedi yavaşça fareye yaklaştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hasta, dudaklarını yavaşça kımıldattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Güneş ufkun altında yavaşça battı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kaymamak için yavaşça yürüdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşlı hanımefendi tepeye kadar yavaşça yürüdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hastalığını yavaşça atlatıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sisli ormanda yavaşça gözden kayboldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu yavaşça yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yavaşça çevirin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yavaşça ıslık çaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yavaşça başını salladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yavaşça üfledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yavaşça kapıyı açtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yavaşça kapıya doğru yürü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yavaşça.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tepenin üstünde bir mahzen kazıldı ve onlar evi yavaşça yoldan tepeye taşıdılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kapıyı yavaşça kapattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bebeği uyandırmaktan korktuğum için yavaşça yürüdüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yavaşça Mary'ye doğru yürüdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom caddede arabayı yavaşça sürdü.
Tom tokmağı yavaşça çevirdi ve kapıyı açtı.
O yavaşça çalışır.
Kapı yavaşça açıldı.
Tom yavaşça merdivenlerden çıktı.
Debriyajdan yavaşça ayağını kaldır.
Tom yavaşça kapı topuzunu döndürdü.
Tom kapıyı açmak için yavaşça itti.
Tom yavaşça odaya bakındı.
Kâğıt uçak yavaşça yere doğru alçaldı.
Balon yavaşça yükseldi.
Tom kapıyı yavaşça açtı.
Yavaşça onlara doğru yürüdük.
Ona doğru yavaşça yürüdüler.
Onlar yavaşça ona yaklaştılar.
Tom yavaşça gözlerini kapattı.
O, gözlerini yavaşça açtı.
Adam gözlerini yavaşça açtı ve kadın onu öptü.
Koşma, yavaşça yürü.
Bunu yavaşça götüreceğiz.
Tom yavaşça geri çekildi.
Tom yavaşça çekildi.
Alzheimer hastalığı yavaşça ve hissedilmeden oluşur.
Reaksiyonumu dikkatle izlerken, "onu tanımam gerekiyor mu?" diye sordum. "Sanmıyorum" diye yavaşça cevap verdi.
Tom yavaşça geriye doğru yürüdü.
Tom yavaşça geriye çekildi.
Tom işlek kaldırımdan yavaşça aşağıya doğru yürüdü.
Tom yavaşça kalktı.
Biraz daha yavaşça süremez misin?
O dikkatli değil ama yavaşça sürer.
O güçlü bir Teksas aksanıyla yavaşça konuştu.
Tom yavaşça gözlerini açtı ve ardından Mary onu öptü.
Tom yavaşça kahvesini yudumladı.
Geniş nehir yavaşça akar.
Tom, Mary'yi yavaşça itti.
Benim, dedi yavaşça.
Yapraklar yavaşça dökülüyor.
Tom şarabını yavaşça yudumladı.
Yavaşça acele et.
Bir zamanlar genç bir muhabir, emekliliği yaklaşan yaşlı Eisenhower'a ''Gelecekte ne yapacaksınız?'' diye sordu. Bunun üzerine Eisenhower:'' Ah! Genç adam, acele yok! Öncelikle verandaya sallanan bir koltuk koyacağım. Ondan sonra altı ay boyunca sakince oturacağım. Sonra da çok yavaşça sallanmaya başlayacağım.''
Onlar o bayana yavaşça yaklaştı.
O yavaşça merdivenleri tırmandı.
Yaşlı adam yavaşça yürüdü.
O beni yavaşça itti.
Tom yavaşça sandalyesinden kalktı.