Lernen Sie, wie man yaptırmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Bir otel rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Göğüs kanseri için bir test yaptırmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İstediğini yaptırmak için onu baştan çıkaracağına inanıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom işleri çabucak yaptırmak istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir kolera aşısı yaptırmak zorunda kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yapmayı söz verdiği yetimhaneyi yaptırmak için yeterli parayı toplamada zor zamanlar geçirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yarın akşam yemeği için rezervasyonlar yaptırmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir yürüyüş yaptırmak için onu çıkardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben bir koltuk rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Rezervasyon yaptırmak zorundasın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tek kişilik oda rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşi yaptırmak için hepimiz dışarı çıktık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu akşam için rezervasyon yaptırmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşi yaptırmak için çok çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Köpeğinize egzersiz yaptırmak için en sevdiğiniz şey nedir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom için uçak rezervasyonu yaptırmak zorunda kaldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bugün bunu gerçekten yaptırmak zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu yaptırmak için ödeme yaptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu yaptırmak için bir haftan vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'a ev ödevini yaptırmak gerçekten o kadar kolay değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Köpeğe banyo yaptırmak için kimin sırası?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dövme yaptırmak aptalca bir fikir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O işi yaptırmak için beni zorladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O görevi bana yaptırmak için beni zorladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şey yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saçımı yaptırmak zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan onu kendin yapmalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şey yaptırmak istiyorsan bunu meşgul bir insanın yapmasını iste.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şey yaptırmak istiyorsan onu çoğunlukla kendin yapmalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu yaptırmak için üç saatten daha az zamanımız var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu yaptırmak için çok iyi bir yol biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu zamanında yaptırmak için bir yol bulabileceğimizden eminim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece işimi yaptırmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Soru bunu zamanında nasıl yaptırmak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom 2.30'dan önce onu yaptırmak için çok çalışıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu yaptırmak için bir yol bulabileceğimize eminim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu yaptırmak için yarın 2.30'a kadar zamanınız var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Annem her pazartesi dişlerini yaptırmak için dişçiye gider.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saçınızı nasıl yaptırmak istersiniz?
Saçını yaptırmak için kuaföre gitti.
Saçlarını yaptırmak için kuaföre gitti.
Gerçekten bu işi yaptırmak istiyorum.
Yarın golf oynamak için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.
Bunu yaptırmak için Tom'un üç saati var.
Önümüzdeki pazartesi günü için rezervasyon yaptırmak istiyorum.
Yarın bir test yaptırmak zorundayım.
Tom işi zamanında yaptırmak için çok çalıştı.
Onlara bize bir indirim yaptırmak zor olacak.
Her şeyi yaptırmak için bir günde yeterli saat yok gibi görünüyor.
Bunu yaptırmak için hala yeterli zamanım var gibi görünüyor, sanırım.
Ne tür dövme yaptırmak istiyorsun?
Tom göğsüne bir dövme yaptırmak istiyor.
Almayı istediğimiz derslere kayıt yaptırmak için yarın okula gidiyoruz.
Tom işleri yaptırmak için sorun yaşıyor gibi görünüyor.
Bunu yaptırmak biraz zaman alacak.
Bunu yaptırmak biraz zamanımı alacak.
Tom Mary'ye her şeyi yaptırmak için yeterli zamanını olmadığını söyledi.
Onun için bir uçak bileti rezervasyonu yaptırmak zorundaydım.
Bunu yaptırmak için kendini tehlikeye atmak zorundasın.
Ben bunu zamanında yaptırmak için ihtiyacı vurgulamak istiyorum.
Bunu yaptırmak istiyorum.
Bugün bunu yaptırmak istiyorum.
Bazı şeyler yaptırmak istiyorum.
Bu şeyleri mümkün olduğunca çabuk yaptırmak istiyorum.
Bunu yaptırmak için ne kadar çok çalışmak zorunda olduğum konusunda hiçbir fikrin yok.
Biz sadece bunu yaptırmak için bir yol bulmalıyız.
Onu yaptırmak için elimden geleni yapıyorum.
Onu yaptırmak zorundayız.
Bunu şimdi yaptırmak zorundayız.
Biz sadece onu yaptırmak zorundaydık.
Bunu yaptırmak için hâlâ yeterli zaman var.
Biz sadece bunu yaptırmak istiyoruz.
Bunu yaptırmak için ekim ayına kadar kadar zamanımız var.
Tom'un tavernasında bir masa almak için haftalar öncesinden rezervasyon yaptırmak zorundasın.
Onu yaptırmak için bir yol bulmak zorundayız.
Onu yaptırmak ne kadar sürerse sürsün onu yapacağız.
Onu bizim için birine yaptırmak için ne kadar para harcamak zorunda olacağız?
Bu işi yaptırmak en az üç saat sürerdi.
Tom sadece işleri şimdi yaptırmak istiyor.
Yarın saat 6 için bir rezervasyon yaptırmak istiyorum.
Bunu zamanında yaptırmak için gerçekten çok çalıştım.
Bugün bunu yaptırmak için çok kararlıyım.
Otelinizde bir oda rezervasyonu yaptırmak mümkün mü?
Evimize yeni bir çatı yaptırmak bize çok paraya mal olacak.
Onu yaptırmak zaman alacak.
Eve gitmeden önce bunu yaptırmak zorundasın.
Onu Tom'a yaptırmak için çok uğraştım.
Bunu yaptırmak için bir saatin var.
Kitap kulübüne kayıt yaptırmak, tanıtım paketinden sonra üç kitap daha satın almanızı şart koşar
Tom bir test daha yaptırmak zorunda.
Lütfen bana ne yaptırmak istediğini söyle.
Bunu bir daha sana yaptırmak zorunda değiliz.
Bu işi yaptırmak zaman alacak.
Tom göğsünde bir dövme yaptırmak istedi.
Tom göğsünde bir dövme yaptırmak istemedi.
Tom göğsünde dövme yaptırmak istemiyor.