Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yapıp"

Lernen Sie, wie man yapıp in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Onu benim için yapıp yapmadığını bilmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçekten önemli olan tek şey, sizin elinizden geleni yapıp yapmamanızdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'den ona bir sandviç yapıp yapamayacağını sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary'nin ev ödevini yapıp yapmaması Tom'un umurunda değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary'nin ne yapıp yapmadığı Tom'un umurunda değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un şaka yapıp yapmadığını söyleyemem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gitmeyi planlıyorum. Yapıp yapmaman umurumda değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Önemli olan elinden geleni yapıp yapmadığındır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bir iyilik yapıp yapamayacağını merak ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona bir iyilik yapıp yapamayacağımı sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bir iyilik yapıp yapamayacağını merak ediyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sence neden hata yapıp yapıp özür diliyorum?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un izni olmadan onu yapıp yapamayacağımızı bilmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim için bir iyilik yapıp daha açık olun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bütün ayıplar bende ama ne yapıp yapıp ulaşmalı dostlara geride kalmayı kendime yediremem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir insanı hobisi var yok diye değerlendirebilir misiniz, veya yapmış olduklarını iş dışında da yapıp yapmamasına göre?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un gerçekten böyle bir şey yapıp yapmayacağını merak ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bana ona bir iyilik yapıp yapamayacağımı sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye ona bir iyilik yapıp yapamayacağını sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Deneyinceye kadar onu yapıp yapamayacağını gerçekten bilmiyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Denemeden onu yapıp yapamayacağımızı bilemeyiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bunu doğru yapıp yapmadığımdan emin değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir liste yapıp Tom'a vereceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O aynı hatayı yapıp duruyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom aynı hatayı yapıp duruyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O aynı hataları yapıp duruyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom onu yapıp yapamayacağından emin değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary'nin onun yaptığını söylediği şeyi Tom'un gerçekten yapıp yapmadığını merak ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin şaka yapıp yapmadığından emin değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom onu yapıp yapmayacağından emin değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un benim için bunu yapıp yapmayacağını merak ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom gürültü yapıp yapmadığını umursamıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her zaman onu yapıp yapamayacağımı görmek istedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Eve gidip Kore yemeği yapıp yedim.

Onu zamanında yapıp yapmayacağımızı bilmiyorum.

Hiç hata yapıp yapmadığını görelim.

Bu toplantıyı yapıp da kurtulalım.

Bazen doğru yapıp yapmadığımı merak ediyorum.

Bana bir iyilik yapıp yapmayacağını merak ediyorum.

Bir iyilik yapıp odama biraz buz getirebilir misin tatlım?

Ben riske girmeye istekliyim, neden onu yapıp yapmayacağımı umursaman gerektiğini anlamıyorum.

Sorun Tom'un onu yapıp yapmayacağıdır.

Biraz yürüyüş yapıp kafamı toparlayacağım.

Bugün sendika üyeleri iş yavaşlatma eylemi yapıp yapmayacaklarını oylayacak.

Bunu yapıp bitirelim.

Yandaki ev biraz gürültülü. Onların parti yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.

Neden bize bir iyilik yapıp da hemen ayrılmıyorsun?

Akşam yemeğinden sonra, bir banyo yapıp uyumaya gitmeyi planlıyorum.

Tom'un kinaye yapıp yapmadığından emin değilim.

Onun onu yapıp yapmayacağı tamamen ona kalmış.

Onların yapıp yapmadığı açık değildi.

Bana bir iyilik yapıp bir doktor çağırır mısınız?

Onun ödevini yapıp yapmadığı kesin değil.

Tom'un onu yapıp yapmaması umurumda değil.

Tom'un onu yapıp yapmayacağını merak ediyorum.

Şaka yapıp yapmadığını söyleyemem.

Ben şaka yapıp yapmadığını söyleyemem.

Tom'un onu yapıp yapmadığı umurumda değil.

Ev ödevini yalnız başına yapıp yapmadığı şüpheli.

Onu yapıp yapmayacağımdan emin değilim.

Yanlış bir şey yapıp yapmadığını bana söylersen iyi olur.

Ben sadece bunu yapıp bitirmek istiyorum.

Tom'un onu yapıp yapmayacağından emin değilim.

Tom'un onu yapıp yapmayacağından artık emin değilim.

Tom'un şaka yapıp yapmadığından emin değildim.

Tom onu yapıp yapmayacağını bilmiyor.

Tom'un onu yapıp yapmayacağından süpheliyim.

Tom'un onu yapıp yapmayacağını bilmiyorum

Tom'un onu yapıp yapmadığını hatırlamıyorum.

Onu yapıp yapamayacağımı merak ediyorum.

Bunu yapıp yapmamamın bir sakıncası var mı?

Tom'un onu yapıp yapmayacağını biliyor musun?

Tom'un onu zaten yapıp yapmadığını biliyor musun?

Onu tek başına yapıp yapmadığını Tom'a sordun mu?

Bana bir iyilik yapıp Leyla'yla beni okula götürür müsünüz?

Hiç onu yapıp yapamayacağını görmek istedin mi?

Bana bir iyilik yapıp bu mektubu postalayabilir misin?

Onu yapıp yapmamamız Tom'un umurunda olacak mı?

Bana bir iyilik yapıp Tom'u okula götürür müsünüz?

Tom'a Mary'nin onu yapıp yapamayacağını sor.

Mary'nin onu yapıp yapmayacağını Tom'a sor.

Mary'nin bunu yapıp yapmaması Tom'un umurunda değil.

Tom Mary'nin bunu yapıp yapmayacağını merak etti.

Tom, Mary'ye bunu yapıp yapmadığını sordu.

Tom bana bunu yapıp yapmayacağımı sordu.

Tom, bunu yapıp yapmadığımı sordu.

Mary'nin bunu yapıp yapmadığı Tom'un umurunda değil.

Tom'a bunu yapıp yapmayacağımı sordum.

Tom'un bunu yapıp yapmayacağını biliyor musun?

Tom'un bunu yapıp yapmayacağını merak ediyorum.

Tom'un bunu benim için yapıp yapmayacağını merak ediyorum.

Tom'un bunu gerçekten pazartesi günü yapıp yapmadığını merak ediyorum.

Tom'un bunu yapıp yapmayacağımızı umursamayacağından eminim.

Tom bunu yapıp yapmamamızı umursamadığını söyledi.

Tom, Mary'nin bunu yapıp yapmadığını umursamadığını söyledi.

Tom'un iyi yemek yapıp yapamadığını bilmiyorum.

Dün gece Tom'un bunu yapıp yapmadığını merak ediyorum.

Tom, Mary'nin bunu John için yapıp yapmayacağını merak etti.

Tom'a onu yapıp yapmayacağını sordum.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen