Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yanı"

Lernen Sie, wie man yanı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gitmiyorum, çünkü diğer nedenlerin yanı sıra param yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizce ve Almanca yanı sıra, İspanyolca konuşuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizce ve Fransızcanın yanı sıra, Almanca konuşabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizcenin yanı sıra matematik de öğretir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yanı başımda güzel bir kız buldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Eski olanlarının yanı sıra çağdaş Farsça şiirler batı dünyasında bilinmemektedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Eğitim yaptığın okulda yazı yazmanın yanı sıra sağduyuyu öğretmediler mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Karısı iki çocuğunun yanı sıra şimdi kocasının dedesine de bakmak zorundaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Müziğin yanı sıra o sporları da sever.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Televizyon izleyicileri eğlendirmesinin yanı sıra onları aydınlatır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jane gitarın yanı sıra keman çalabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dün sert rüzgarların yanı sıra, yoğun yağmur yağdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un bir iyi yanı ve bir de kötü yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Zaman yalanın yanı sıra gerçeği de ortaya koyar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ve Mary'nin birçok ortak yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir cerrah olmanın yanı sıra, o ünlü bir yazardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizcenin yanı sıra Fransızca konuşabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Parkın her yanı ağaçlık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ünlü bir fizikçi olmanın yanı sıra, o büyük bir romancıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Michael İngilizcenin yanı sıra Japonca da konuşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Pencere yanı mı yoksa koridorda mı bir yer istersiniz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sir Winston Churchill, büyük bir devlet adamı olmanın yanı sıra, büyük bir yazardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Nancy Paris'in yanı sıra Londra'ya da gitti
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sporun yanı sıra müziği de severim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İyi bir doktor olmasının yanı sıra, o çok ünlü bir roman yazarıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, ona yiyeceğin yanı sıra para da verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun onunla ortak bir yanı yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un Mary ile bir sürü ortak yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onların pek çok ortak yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un Mary ile hiçbir ortak yanı yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şehrin dört bir yanı dağlarla çevriliydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İki dilin ortak çok yanı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizcenin yanı sıra, Almanca da konuşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O güzel olmasının yanı sıra zekiydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizcenin yanı sıra İspanyolca da konuşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öğretmenimiz İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öğrencilerinin yanı sıra öğretmen de geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir doktor olmanın yanı sıra, o bir yazardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hesaplamalı dilbiliminde birçok dil bilmenin yanı sıra iyi bir bilgisayar kullanım bilgisi gereklidir.

Her adamın zayıf bir yanı vardır.

Tokyo'nun yanı sıra Osaka bir ticaret merkezidir.

Yanı başında onun için atan bir kalp var.

Japonca öğrenmenin zor yanı nedir?

Bir altıgenin altı yanı var.

Tom yatak yanı lambasını kapattı.

Arabasını iki yanı ağaçlı yolun ortasına koydu ve uyudu.

İstanbul'un en kötü yanı trafiktir.

Fakat bu söylediğin sözün, elle tutulacak yanı yok.

Bana kalırsa fazla büyütülecek bir yanı yok.

Politikacı olmanın yanı sıra bir gazeteci ve öğretmendi.

Tom ve erkek kardeşinin çok az ortak yanı var.

İlginç bir yanı yok.

Bu ikisinin çok az ortak yanı var.

Onların birbirleriyle ortak yanı var.

Onların hiç ortak yanı yok.

Diller, menfaat ve güzellikte ortak bir yanı olan tüm konuşmacılarına aittir.

Sigara içmesinin yanı sıra babam içki de kullanır.

Piyano çalmasının yanı sıra şarkı da söyler.

Büyük bir arkadaş olmasının yanı sıra büyük bir şeftir.

Her insanın saklı bir yanı vardır.

O İspanyolcanın yanı sıra İngilizce de konuşabilir.

Birçok kişiyle konuşmak istiyorsan, Esperanto öğrenmelisin. Neden bu dil? Çünkü o hem güzel hem de çalışmamızı teşvik eder. Dünyanın çeşitli ülkelerinde bir sürü insan olduğundan dolayı uluslararası bir dil önemlidir. Ve bunun yanı sıra, Esperanto sadece faydalı değil aynı zamanda öğrenmesi kolaydır. Esperanto konuşuyorsan birçok ülkede seyahat edebilirsin. Gel ve onu öğren.

Mutfakta robot kullanmanın rahatsız edici yanı nedir?

Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık.

Bir doktor olmasının yanı sıra o iyi bir piyanistti.

Bunun yanı sıra, nasıl dans edilir bilmiyorum.

Onun karısı İngilizcenin yanı sıra İspanyolca konuşur.

Bay Nakajima, İngilizcenin yanı sıra, akıcı Almanca konuşabilir.

Fransızca Fransa'nın yanı sıra İtalya bölgelerinde konuşulur.

O, bilginin yanı sıra bana tavsiye verdi.

Sincaplar böcekler ve mantarların yanı sıra tohumlar ve fındıklar da yer.

Tom İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.

Onun onunla hiçbir ortak yanı yok.

Vücudun yanı sıra zihnin de egzersize ihtiyacı var.

Mary iyi Esperanto bilgisine sahip olmanın yanı sıra bir Portekizce anadil konuşuru ve İngilizce ve İspanyolcada akıcıdır.

Çeke miktarı rakamların yanı sıra kelimelerle de yaz.

Hava o gün soğuktu, ve bunun yanı sıra, yağmur yağıyordu.

Oğlunun yanı sıra kızı da ünlüydü.

Muktedirliğin vizyonlarının yanı sıra aşağılık duyguları içeren kafasında bir patlayıcı karışımı vardı.

Bir park ve bir hastanenin yanı sıra, üç sokak.

Biz başkaları ile iletişim kurmak için sözlerin yanı sıra jestler de kullanırız.

İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.

Brezilya Atlas Okyanusu'nun yanı sıra on ülkeye sınır komşusudur.

O, İngilizcenin yanı sıra matematik de öğretir.

Eşcinsel olmanın kötü bir yanı yok.

Meyvenin yanı sıra, dondurma yiyeceğiz.

Müzisyen Japonya'nın yanı sıra yurtdışında da ünlüdür.

Sekreter güzel olmasının yanı sıra İngilizcede iyidir.

Piyanonun yanı sıra, herhangi başka enstrüman çalabilir misin?

O bir bisikletin yanı sıra bir motosiklet sürebilir.

Yemek, içeceğin yanı sıra tatlı da içeriyor.

Yazarın iki karakteri bir araya getirmesi, onların farklılıklarının yanı sıra onların benzerliklerini de vurguluyor.

İngilizcenin yanı sıra Tay dili de konuşabiliyor.

O İngilizcenin yanı sıra, Almanca ve Fransızca bilir.

Evde bir oturma odasının yanı sıra iki yatak odası ve tabii ki bir mutfak ve bir banyo vardı.

Avrupa ile Asya'yı ayıran İstanbul boğazında tarihi yalıların yanı sıra Dolmabahçe Sarayı ve Beylerbeyi Sarayı yer almaktadır. Karadeniz ile Marmara'yı birbirine bağlayan İstanbul boğazı, muhteşem gece kulüpleri ve restoranlarıyla şehri ziyarete gelen insanlara unutamayacakları anılar bırakıyor.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen