Lernen Sie, wie man yaşına in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
O önümüzdeki şubat ayında on yedi yaşına basacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
On yaşına kadar Hiroşima'da yaşamıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun kız yeğeni çekici ve yaşına göre olgundur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sekiz yaşına ulaştığında, çocuk sünnet edilecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, 90 yaşına kadar yaşadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yirmi dört yaşına kadar sürücü belgesini almadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yirmi yaşına kadar beş kez evlenme teklifi aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kız yeğenim yaşına göre çekici ve olgundur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O otuzlu yaşlarında, ama yaşına göre yaşlı görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben onun doksan yaşına kadar yaşayacağına eminim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yaşına göre iyi yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşına göre hareket etmeye çalış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bay Yamanaka, kendi yaşına göre genç görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom üç yaşına kadar ona kadar sayamazdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yirmi yaşına kadar trombon çalmaya başlamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşına göre davran.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom 97 yaşına kadar yaşadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yaşına göre yaşlı görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O seksen bir yaşına girdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O doksan yaşına kadar yaşadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gerçekten çok genç ama yaşına göre çok tecrübeli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O yaşına göre yaşlı görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yaşına göre genç görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuk yaşına göre uzun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşına göre genç gösteriyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim oğlum yaşına göre küçük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom neredeyse hiç yaşına göre davranmıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, seksen yaşına kadar yaşadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O muhtemelen yüz yaşına kadar yaşar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
On sekiz yaşına girdikten sonra sürücü belgesi alabilirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Az sayıda kişi yüz yaşına kadar yaşar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Doksan yaşına kadar yaşamak hiç ender değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, 16 yaşına girdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, doksan yaşına kadar yaşadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, on altı yaşına girdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muiriel yirmi yaşına girdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, yaşına göre oldukça aktiftir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kız yaşına göre küçüktür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yetmiş yaşına kadar yaşadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Altı yaşına kadar Osaka'da yaşadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşına bakılmaksızın herkes alınacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşına göre iyi bir sağduyusu var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedem doksan yaşına kadar yaşadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Annem yaşına göre genç görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Annesi yaşına göre genç görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öğretmenimiz yaşına göre genç görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yüz yaşına kadar yaşaması olasıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun yaşına göre harçlık vermelisin.
Yaşına göre oldukça sofistike görünüyor.
On yaşına kadar Hiroshima'da yaşadı.
Küçükken yatağımı ıslatırdım fakat yedi yaşına gelmeden önce vazgeçtim.
150 yaşına kadar yaşamak neredeyse imkansız mı?
Kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.
Otuz yaşına kadar resim yapmaya başlamadı.
Babam 48 yaşında ama yaşına göre genç gösteriyor.
Büyükbabam seksen dokuz yaşına kadar yaşadı.
Büyükbabası ilerlemiş yaşına rağmen oldukça sağlıklı.
Sadece seksen yaşında doğabilseydik ve yavaş yavaş on sekiz yaşına varabilseydik, yaşamımız çok daha mutlu olurdu.
O bugün kırk yaşına girdi.
Büyükbabası yaşına göre hâlâ oldukça sağlıklı.
Sen dur demene rağmen ben selam verdim çünkü onun yaşına hürmet ettim.
Tom otuz yaşına kadar Fransızca öğrenmeye başlamadı.
Neden bu yaşına kadar hiç risk almadın?
Yaşına göre uzun bir çocuk.
Babam 48 yaşında ama yaşına göre genç görünüyor.
Tom on yaşına kadar Boston'da yaşadı.
Otuz yaşına kadar hiç araba sürmedim.
Tom on üç yaşına kadar evlat edinildiğini anlamadı.
Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.
Tom yaşına göre çok olgun.
Tom kendi yaşına daha yakın biriyle çıkmalı.
Çıkmak için kendi yaşına daha yakın birini bulmaya çalışmalısın.
On üç yaşına kadar Boston'da yaşadım.
Daha yeni üç yaşına giren bir oğlumuz var.
Sadece üç yaşına girmiş bir oğlum var.
Üç yaşına girmiş bir oğlum var.
Tom on üç yaşına kadar yüzmeyi öğrenmedi.
Ne senin yaşına ne de sana hiçbir saygı duymuyorum.
Tom yaşına göre iyi görünüyor.
O, yaşına göre iyi görünüyor.
Tom Mary'ye otuz yaşına kadar evlenmek istemediğini söyledi.
Sigara içerken, ömrünüzü kısaltıyorsunuz, der bana insanlar. 18 yaşından beri içiyorum, 65 yaşına vardım, eğer içmemiş olsaydım, 70 yaşına varacaktım. İleride iyi olacağım !
Tom 30 yaşına kadar yüzme öğrenmedi.
Bazı insanlar yaşına uygun davranmazlar.
Genç yaşına rağmen, çok iyi iş teslim etti.
Onun giysileri yaşına uymadı.
Kardeşin yaşına göre çok olgun.
Anneannem yüz yaşına geldi.
Babaannem yüz yaşına geldi.
Suç işleyenin gözünün yaşına bakılmıyor!
Tom otuz yaşına kadar araba sürmeyi öğrenmedi.
Dede 99 yaşına kadar yaşadı.
Tom on üç yaşına kadar hiç bilgisayar bile görmemişti.
Tom on üç yaşına kadar okuyamıyordu.
Tom emeklilik yaşına yakın bir yerde olmalı.
Tom otuz yaşına kadar gitar çalmaya başlamadı.
Tom otuz yaşına kadar ehliyet almadı.