Lernen Sie, wie man sokakta in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Polis bir adamla sokakta konuştu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta dolaşıyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sokakta yatan bir ayyaşı fark etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sokakta yatan bir sarhoşu fark etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnternet üzerinden insanlara asılmak sokakta asılmaktan daha kolaydır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben sokakta Fred'e rastladım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla sokakta karşılaştım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bu sokakta yaşamaktadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta oynama.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta kavga ediyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bazen onu sokakta görürüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta bir sürü araba görürüz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta iki adam kavga ediyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir beyefendi sokakta tükürmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Soyguncu bir arka sokakta ona saldırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta yüzlerce araba vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom loş sokakta ilerledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuklarının sokakta oynamasına izin veriyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu cümleyi yaklaşık bir saat önce sokakta duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta karşılaştılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İki adam sokakta dövüşüyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu sokakta birkaç eski ev var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta yürüyen iki yabancı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta çok insan vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bence günün bu saatinde sokakta kimsenin olmaması garip.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evinizin önündeki sokakta park ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sokakta olağan dışı bir şey fark etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sokakta birbirimizi geçerken bana her zaman merhaba diyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta insanlar vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom karanlık bir sokakta öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta yürürken Bay Smith'e rastladım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta eski bir arkadaşa rastladım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu sokakta buldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocukları, sokakta oynamamaları için uyardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta aşağıya doğru yürürken iki beyaz kedinin bir araba lastiğinin kenarına işediğini gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yozlaşma sokakta başlıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eğer sokakta kaybolursan, bir polise sor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ona sokakta şiddetle çarptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocukken, bu sokakta oynardım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, çocuğu sokakta ağlıyor buldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yan sokakta kaza oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar sokakta kavga etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta ip atlayan çocuklar var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç sokakta yattın mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bugünlerde çocuklar artık sokakta oynamıyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ara sokakta ölü bulundu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu sokakta bazı eski evler vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Parayı sokakta bulmuyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Karanlık sokakta dikkatlice aşağıya doğru yürüdüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sokakta yavaş yavaş yürüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta gördüğüm kişinin özel dedektif olduğunu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta ya da parklarda içki içmek Birleşik Devletler'in çoğu yerinde yasa dışıdır.
Arabam dar sokakta park edilir.
Arabam ara sokakta park halinde.
Tom sokakta kavga ediyor.
Sokakta, bayraklar uçuyor.
Bu adam sokakta seni geçse ne yaparsın?
Tom bir yabancı adam tarafından sokakta gece bıçakla tehdit edildi ve parası soyuldu.
Onlar sokakta yatan bir sarhoş gördü.
Mülteciler dar, bakımsız arka sokakta yaşıyordu.
Sokakta karışıklık hüküm sürüyor.
Ben sokakta işedim.
Sakin bir sokakta yaşıyorum.
Sokakta Tom'la karşılaştım.
Bir sonraki sokakta yaşıyorum.
Sokakta ondan ayrıldım.
O, sokakta kasten beni görmezlikten geldi.
Aç köpek yavruları sokakta havlıyor.
Otelimiz bir sonraki sokakta.
Sokakta hiç araba yok.
Sokakta birinin bana seslendiğini duydum.
Yasaya göre, sokakta dilenmek yasaktır.
Az önce sokakta bir nikel buldum.
Ben sokakta kimseyi görmedim.
Onlar arabayı sokakta bıraktı.
Bir grup öğrenci sokakta durdu.
Sen sokakta yatan bir sarhoş gördün.
Ben sokakta yatan bir sarhoş gördüm.
Sokakta oynamak tehlikeli!
Sokakta hiç kimse görülmedi.
Yağmurdan sonra, sokakta su birikintileri vardı.
O, çocukları sokakta oynamaya karşı uyardı.
Ben sokakta her gün işlenen suçları görüyorum.
Tom, Mary'nin karşısındaki sokakta oturur.
Tom bizim karşımızdaki sokakta yaşar.
Tom sessiz bir sokakta küçük bir ev aldı.
Ben sokakta uyuyamıyorum. Çok soğuk
Sen çocuklarının geceleri sokakta oynamalarına izin veriyorsun.
Hangi sokakta?
Sokakta çok şitdetli bir don var.
O vuruldu ve sokakta ölüme terk edildi.
Tom restoranın arkasındaki sokakta ölü bulundu.
Küçük bir çocuk sokakta yalnız bırakıldığı için kaza oldu.
Elbiselerimizi çıkarıp sokakta oynadık.
En son ne zaman sokakta para buldun?
Sokakta öğretmenime selam veririm.
Mary bir sokakta ölü bulundu.
Sokakta tam penceremin önünde oynayan bir grup çocuk var.
Senin en iyi arkadaşın seninle aynı sokakta mı yaşıyor?
Ben sokakta onu geçtiğimde o kasıtlı olarak beni görmezden geldi.