Lernen Sie, wie man sipariş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Bir sandviç sipariş etmek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir bira sipariş etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kitabı ABD'deki yayıncıdan sipariş verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birasını içti ve bir tane daha sipariş etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bütünüyle sipariş edilmiş bir takıma çoğunlukla bir " zincir" denilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş vermek için hazır mısınız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu son sipariş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş vermek ister misiniz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş vermek istediğinizde bana söyleyin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İki hamburger sipariş ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
John kitabı Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yayıncıya sipariş etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben kahvaltı menüsünden sipariş verebilir miyim?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana yanlış bir sipariş gönderdiğini düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir sipariş için dükkâna gönderildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bütün takımlarını sipariş üzerine yaptırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen bu ürünü 15 Şubata kadar sipariş edin ve 15 Marttan önce onu teslim edebileceğiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kitabı sipariş ettin mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz neden pizza sipariş etmiyoruz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş çok geç geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden pizza sipariş etmiyoruz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kitabı Londra'dan sipariş etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Garson, sipariş vermek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kırk dakika önce sipariş verdik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Londra'dan bir kitap sipariş ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş formunuzu ekledim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Amazon.com.'dan bir kitap sipariş ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Londra'dan bazı kitaplar sipariş ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kitabı İngiltere'den sipariş etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kitapları Almanya'dan sipariş verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu mayoyu Fransa'dan sipariş ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yurt dışından bazı yeni kitaplar sipariş ettik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş etmediğim bir mal aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şeyi düzineyle sipariş etmek daha ucuzdur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Amerika'dan çok sipariş aldık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu sipariş az önce telefonla geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş vermeye hazır olduğunuzda lütfen bana bildirin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş verelim mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hepsi sipariş üzerine yapıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu sipariş etmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu yemeğin ne olduğunu bilmiş olsalardı sipariş etmezlerdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Pizza sipariş ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yiyecek sipariş edeceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buradaki kimse pizza sipariş etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok fazla yemek sipariş ettik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Affedersiniz ama bu sipariş ettiğim şey değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
New York'tan kimya ile ilgili yarım düzüne kitap sipariş ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben bunu sipariş etmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sipariş etmek istediğiniz şeye karar verdiniz mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ne sipariş etti?
Ne sipariş ettin?
Tom'un akşam yemeği için ne sipariş edeceğini merak ediyorum.
Çin yemeği sipariş ettim.
Bir pizza sipariş ettim.
Çok fazla sipariş verdim. Onun hepsini yiyebileceğimi sanmıyorum.
Oda servisinden bir kahve sipariş ettim.
Bir pizza sipariş edebilirim.
Tom yemeği henüz sipariş etmedi.
Tom bir spanakopita sipariş etti.
Çikolatalı dondurma sipariş ettim.
Çikolatalı sundae sipariş ettim.
Sipariş vermek için henüz hazır değiliz.
Bu, veremeyeceğim bir sipariş.
Yemek sipariş ettik.
Sipariş ettin mi?
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.
Bugün annemin doğum günü. Pasta sipariş ettim.
Pantolonumu büyük bir mağazadan sipariş ettim.
Ben hiç meyve sipariş etmedim.
Herhangi bir yiyecek sipariş ettin mi?
Tom biraz acıkmış hissediyordu, bu yüzden oda servisini aradı ve bir hamburger sipariş etti.
Yemek için Tom'un sipariş ettiği aynı şeyi sipariş etmeye karar verdim.
Bir pizza sipariş etmek istiyorum.
Bunu sipariş etmeden önce onu alabileceğimden emin olmak istiyorum.
Tom pizza sipariş etmek isteyen tek kişi değil.
Şu anda bu tür tüm kazaklar bitti. Onları Tokyo'daki ana mağazadan sipariş edeceğiz.
Ne sipariş etmek istiyorsunuz?
Bira sipariş etmeyi tercih ederim.
Tavuk eti yerine sığır eti sipariş etmeni öneririm.
Neden sadece bir pizza sipariş etmiyoruz?
Tom zaten bir pizza sipariş etmiş olabilir.
Pirinç sipariş etmedim.
Senin için aynı şeyi sipariş etmemi ister misin?
Tom şunlardan birini sipariş etmiş olabilir.
Hiç sipariş üzerine yapılmış bir şey yedin mi?
O, henüz akşam yemeği sipariş etmedi.
O henüz akşam yemeği sipariş etmedi.
Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.
Istakoz sipariş edelim! Buranın özel yemeği olduğunu duydum.
Önceden sipariş verdin mi?
Ne sipariş edeceğine şimdiden karar verdin mi?
İki şişe sipariş verelim.
Tom ıstakoz sipariş etti.
Bunu sipariş ettin mi?
Zaten sipariş verdim.
Şimdi sipariş edebilir miyim?
Tom benim sipariş ettiğim aynı şeyi sipariş etti.
Bir pizza sipariş edebiliriz.
Bir pizza sipariş edeceğiz.
Pizzayı kim sipariş etti?