Lernen Sie, wie man sessizlik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 98 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Sessizlik rıza verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik rızayı işaret eder.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz bir süre sessizlik içinde birlikte oturduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sadece biraz huzur ve sessizlik istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir an bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik altındır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bütün istediğim huzur ve sessizlik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir anlık sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik bazı insanları sinirli yapar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ormandaki sessizlik huzur verici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birkaç dakikalığına, tam bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
"Sessizlik lütfen." "Susun."
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Konuşmayı bitirdiğinde sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Endişe verici bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uğursuz bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cenaze yolu boyunca sessizlik hüküm sürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Toplam sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik, lütfen.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şimdi ihtiyacımız olan şey biraz barış biraz sessizlik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ürkütücü bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mutlak bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece biraz barış ve sessizlik istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir dakika sessizlik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik içinde yediler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik, çürütmesi zor bir argümandır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İstediğim biraz huzur ve sessizlik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un gerçekten istediği biraz barış ve sessizlik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uzun bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tam bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kısa bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik yanlış anlaşılabilir, ama asla yanlış aktarılamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biraz huzur ve sessizlik isterim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik dayanılmazdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Odada sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Aniden, sessizlik gürültülü bir patlamayla bozuldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O göründüğünde garip bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sınıfta sessizlik istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sessizlik için işaret etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ürkütücü bir sessizlik havayı umutsuzlukla doldurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik nasıl görünüyor?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uzun bir sessizlik izledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Duyulmamak sessizlik için neden değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gençler için sessizlik konuşmaktan daha iyidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mutlak bir sessizlik oldu. Bir damla düşse duyulurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik! Ben senin küstahlığına tahammül etmeyeceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Garip bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tuhaf bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Perde düştüğü zaman gergin bir sessizlik vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik! Bebek uyumaya çalışıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessizlik kanser gibi büyür.
Ve sonra büyük bir sessizlik oldu.
Neden aramızda garip bir sessizlik var?
Sessizlik yüksek sesli bir öksürükle bozuldu.
Tom ve Mary bir an için sessizlik içinde yürüdüler.
Rahatsız edici bir sessizlik vardı.
Birçok Brezilyalı okullarda Realengo katliamı kurbanlarının anısına bir dakika sessizlik gözlemledik.
Bazen sessizlik konuşmadan daha gevezedir.
Kütüphanedeki sessizlik bir cep telefonunun çalmasıyla bozuldu.
Tüm mekanda sessizlik oldu.
Sessizlik altın değerindedir ama sen bir yabancı dil öğrenmeye çalışırken değil.
Sessizlik bir aptal için tek cevaptır.
"Şimdi buradayız!" "Yeter! Ganon'la konuşacağım. Hey, Ganon! Ganon? ...Ganon!" "Sessizlik! Bu ne cüret?!" "...GANON!" "Ne?!" "Sana bir hediyem var: bir bomba!"
Konuşma sırasında sessizlik hüküm sürdü.
Tam sessizlik içinde oturduk.
Sessizlik bir çığlık ile bozuldu.
Çevrede mutlak sessizlik egemendi.
Sessizlik her zaman iyi değildir.
Sessizlik beni öldürüyor.
Sessizlik can sıkıcıdır.
Hayal kırıklığına uğratıcı duyuruyu duyduklarında herkese bir sessizlik örtüsü düştü.
Sessizlik kabul ediştir.
Bazen sessizlik unutulmuş değil. Bazen sessizlik sadece sabır.
Sessizlik! Tom düşünmeye çalışıyor.
Biraz huzur ve sessizlik istemiştim sadece.
Tom sadece huzur ve sessizlik istiyor.
Sami ve Leyla tam bir sessizlik içinde oturuyorlardı.
Rahatsız edici bir sessizlik bastı.
Bu evdeki sessizlik ve huzur ruhuma dinginlik veriyor.
Sessizlik.
Kısa bir sessizlik oldu.
Sessizlik kabul etmek demek değildir.
Bu durgunluk bence fırtına öncesi sessizlik.
Bazen çiftler arasındaki sessizlik kavgadan daha tehlikeli ve yıkıcıdır.
Odaya sessizlik hâkim olmuştu.
Kalabalığın üzerine bir sessizlik çöktü.
Sessizlik içinde yemek yemekten hoşlanırım.
Eylül ortası, sessizlik, güneş, pastırma yazı...
Sessizlik bilgeliğin bir işaretidir ama tek başına sessizlik bilgelik değildir.
William orada öylece durdu, ürkütücü bir sessizlik içindeydi.
Gunter buraya biraz huzur ve sessizlik elde etmek için geldi.
Alberto sadece huzur ve sessizlik istiyordu.
Kağnı gözden kayboldu ve yeniden ortama sessizlik çöktü.
Bu uzun sessizlik boğucuydu.
Sessizlik, onaylamaktır.