Lernen Sie, wie man sessiz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Sessiz ol ve dinle!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessiz ol yoksa bebek uyanacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Oğlan sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tony yeşil tarlalar ve küçük, sessiz köyler gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz kırda sessiz bir gün geçirdik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuk kelebeği gördüğünde, onu kovalamaya girişti, bitişikteki bayanla sohbet ederken ona sessiz kalmasını söyleyen annesini kızdırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar sanki müzikten büyülenmiş gibi sessiz oturdular.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sorun konusunda sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir müddet sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir süre sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, bir süre sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuklara sessiz olmalarını söyledim, fakat onlar gürültülü olmaya devam ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece sessiz kalmak zorundasın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O konuşmadan önce, bir süre sessiz durdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Türkçe Ğ ve İspanyolca H kaçtı ve birlikte birsürü tamamen sessiz çocukları oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom nasıl sessiz olacağını bilmiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tamam, biz mağazadayken sessiz durun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin sessiz olmasını istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sessiz bir mahallede yaşıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O hastaydı ve bu yüzden onlar sessiz kaldılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir an için sessiz oturamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gece vakti bile olsa, artık sessiz ve huzurlu değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Keşke biraz daha sessiz olabilsen.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Jane, uzun bir süre sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım Alice'in böyle uzun süre sessiz kalması tuhaf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Koko'ya haberi söylediğimde, o yaklaşık on dakika boyunca sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessiz ol.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz sessiz kaldık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen sessiz olun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessiz olalım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen sessiz durun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz onları sessiz tuttuk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuk sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sessiz olmak zorundasın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bebek sessiz durdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuklar sessiz kalmayı sürdürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hepiniz sessiz olun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Niçin o öyle sessiz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sessiz bir kadın
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sessiz bir kişi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çok sessiz bir oda.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, bütün gün sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O tüm gün sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bayan sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bize sessiz kalmamızı söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'ye sessiz olmasını söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen herkes sessiz olsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz çocukları sessiz tuttuk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben bir fare kadar sessiz olacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hareket etme ve sessiz kal.
Ben konuşurken sessiz ol.
Mümkün olduğu kadar sessiz durdum.
O, gün boyu sessiz kaldı.
Onların hepsi sessiz kaldılar.
Yemek sırasında sessiz kaldı.
Bir süre sessiz durmalısın?
Öğretmen sessiz olmamızı söyledi.
Bu tartışma sırasında o sessiz kaldı.
Dün gece komşular bize sessiz olmamızı yoksa polisleri arayacaklarını söylediler.
O konuştuğunda, herkes sessiz oldu.
Ormanda ortalık tekrar sessiz oldu.
Neden bu kadar sessiz?
Ben, dağlarda sessiz bir tatil umuyordum.
O,görüşme boyunca sessiz kaldı.
Sessiz kalın ve dinlenin.
Sessiz ol. Sınıfta konuşma.
Sessiz olun. Çocuklar uyuyorlar.
Öğrencilere sessiz olmalarını söyledi.
Everett bir an sessiz durdu.
Öğretmen Mary'ye sessiz olmasını söyledi.
Sessiz kalmanın en iyi olduğunu düşündüm.
Yalnızca sessiz kalısan, kalabilirsin.
Bir kütüphanede sessiz olmalısın.
Yaratılıştan çok sessiz bir insandır.
Sessiz kalmasına izin verilmedi.
Sessiz olun, lütfen! Ses yapmayın.
Bir iğnenin düşüşünü duyacak kadar yeterince sessiz.
Sessiz ol!
Sessiz olun!
Sessiz olmaları için çocuklara bağırdı.
Biz konuşuyorken, o sessiz kaldı.
Öğretmenimiz sessiz olmamızı istedi.
Kırsal ortamlar benim için çok sessiz.
Lütfen Tom'u uyandırmamak için sessiz ol.
Anne çocuklara sessiz olmalarını söyledi.
Tom suçu hakkında yıllarca sessiz kaldı.
Calvin Coolidge sessiz ve sade görünümlüydü.
Evde yalnız olduğumda, ev çok sessiz.
Bu sessiz bir kış akşamı oldu.
Sessiz kaldığın sürece burada kalabilirsin.
Kızgındı. Sessiz kalmasının sebebi budur.
Sessiz olmak koşuluyla kalabilirsin.
O kızgındı. Sessiz kalmasının nedeni budur.
Sadece sessiz ol.
Çok sessiz.
Bu oda sessiz.