Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sayesinde"

Lernen Sie, wie man sayesinde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Birçok küçük kasabaların ana yolları büyük ölçüde Wal-Mart gibi büyük devlerin sayesinde neredeyse bırakılmaktadırlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben, para sayesinde yurtdışında eğitim yapabildim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Iyi şans sayesinde onlar kaçtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben sansüre inanıyorum. Onun sayesinde bir servet yaptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Modern iletişim ve ulaşım sistemleri sayesinde dünya küçülüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çok çalışma sayesinde bir servet yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çabaları sayesinde başarmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Adam çabaları sayesinde işi başarmış olmalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ve Mike ortak arkadaşları sayesinde arkadaş oldular.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben onun tavsiyesi sayesinde başarılı oldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Güzel hava sayesinde, tüm ürünleri bir gün içinde hasat edebildik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yardımın sayesinde, başarılıydık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yardımın sayesinde, kitabı oldukça iyi anlayabildim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Genetik mühendisliği sayesinde, mısır kendi böcek ilaçlarını üretir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Harika değişik iklimleri sayesinde, Amerika Birleşik Devletleri, hemen hemen her türlü spor için bir cennettir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Arkadaşlarımın iyi ofisleri sayesinde bir iş bulabildim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yardımın sayesinde başarabildim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annesi sayesinde ünlü oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun yardımı sayesinde, ev ödevimi bitirdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaza dikkatsizliğim sayesinde oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaza onun dikkatsizliği sayesinde oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kelimeleri cümlenin başına doğru geri itme sayesinde, sonda sadece onlardan ikisi kaldı: Mary, Tom.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ken'ichi tarafından yapılan düzenlemeler sayesinde, kadınlar kasaba civarında çalışmak için değişik yerler buldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şu anda bildiğim Almancanın büyük bir kısmını Tatoeba sayesinde öğrendim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Avukatın müthiş profesyonel yeteneği sayesinde çok sayıda müvekkili var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un özel portakal suyu sayesinde harika hissediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yardımınız sayesinde sınavı geçtim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnternet sayesinde birçok arkadaş edinebiliriz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Büyük çaplı aşı kampanyası sayesinde, şehirdeki insanlar kurtarıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sayesinde pek çok arkadaş edindim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeteneğin sayesinde çok para kazanabilmelisin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir burs sayesinde üniversiteye gidebildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun çabaları sayesinde, tüm mürettebat kurtarıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun tavsiyesi sayesinde, çok para biriktirdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun sayesinde buradayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bay Nagata sayesinde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çok çalışma sayesinde zengin oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kopernik sayesinde Dünya'nın Güneş'in etrafında döndüğünü biliyoruz.

Şehir geçen yıl inşa edilen lunapark sayesinde ünlü oldu.

Facebook sayesinde, sinsice izlemek artık birkaç özverili hayranın kalesi değildir ama yoğun ev kadını için bile oldukça uygun bir yüksek otomasyonlu görevdir.

Hayat sayesinde.

Onun önerisi sayesinde başardım.

Bunu onun sayesinde aldık.

Yardımınız sayesinde bunu başarabildim.

Yardımınız sayesinde başarılıydık.

Dan bir tünel sayesinde hücresinden kaçtı.

Televizyon sayesinde kendi odamızda beyzbol maçlarını seyretmenin keyfine varabiliyoruz.

Yardımınız sayesinde erken bitirebildim.

Zafer sayesinde o bir kahraman oldu.

Bunun sayesinde alacaksın.

Jocelyn Bell 1943 yılında Kuzey İrlanda'da doğdu. Babası okumayı seven bir mimardı. Jocelyn sık sık babasının kitaplarını ödünç alırdı. Onun okuması sayesinde, Jocelyn astronomi ilgilenmeye başladı.

Teknolojik yenilikler sayesinde, fabrikanın maksimum üretimi iki katına çıktı.

O, çalışması sayesinde sonsuz üne ulaştı

O, roman sayesinde ün kazandı.

O benim yalanım sayesinde gördü.

Bunun sayesinde size yardım edebilirim.

Cesur kararı sayesinde krizi atlatmayı başardı.

O tıbbi tedavi sayesinde daha iyi hissediyor.

Taksi şoförü sayesinde, Londra'da çok harika bir zaman geçirdik.

Onlar sayesinde hiçbir sorunum olmayacak.

Tom karanlık bir yol sayesinde kestirmeden gitti.

Bay White öğrencilerinin sayesinde bazı mektuplar okudu.

Az önce aldığım sözlük sayesinde kelime hazinemi geliştirebileceğim.

Aptallığın sayesinde, maçı kaybettik.

Biz garip bir tesadüf sayesinde tekrar karşılaştık.

Onun bana yardım etmesi sayesinde işi bitirebildim.

Bana verdiğin tavsiye sayesinde başardım.

O, burs sayesinde üniversiteye gidebildi.

Arkadaşlarımdan birinin sayesinde onu tanımak zorundayım.

Girişimleriniz sayesinde basın tarafından ilerici ve ileriye dönük düşünce kuruluşu olarak tanınmaktayız.

Annemin yardımı sayesinde bir dağ bisikleti satın alabildim.

Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.

Haberi Avonlea sayesinde hızla yayıldı.

Fadıl, Leyla sayesinde ciddi bir depresyondan çıktı.

Genetik mühendisliği sayesinde artık lavda yüzen penguenler var.

Yeni metro sayesinde okula 20 dakikada ulaşacağım.

Futbol sayesinde ​​bütün dünya Almanya, Brezilya, İtalya veya Arjantin bayraklarını bilir.

Ben İskender sayesinde Dolkun Hocayla tanıştım.

Ben onunla telefon sayesinde konuştum.

Onun büyük yardımı sayesinde, sorunu 30 dakikada çözdük.

Yardımınız sayesinde Tom ve ben onu planladığımızdan daha hızlı yapabildik.

Gözlükleri sayesinde çok net görüyor.

Modern teleskoplar sayesinde sayısız süpernovaya şahit olduk.

Sizin yardımınız sayesinde başarmıştım

Verdiğin tavsiye sayesinde bu işin üstesinden başarıyla geldim.

Dünya böyle güzel insanlar sayesinde dönüyor.

Bunun hepsi Cemal sayesinde.

Yeni nesil, internet sayesinde yabancı dilleri bizden daha çabuk öğreniyor.

Başarım onun sayesinde.

Eskiden radyoda sevdiğimiz şarkı çıkınca sevinip dinlerdik. Şimdi internet sayesinde her şey her an el altında ama kolay ulaşmanın getirdiği bir haz azalması ve değersizleşme de var.

Modern tıbbî yöntemler sayesinde günümüzde bireyler neredeyse hiç zarar görmeden ameliyat edilebilmektedir.

Bu fabrika sayesinde yüzlerce baca tütüyor.

İnternet sayesinde bilgiye ulaşmak eskiye nazaran hiç olmadığı kadar kolay.

Baltalı katilin yakalanması vatandaşların yardımı sayesinde oldu.

Ali şansı sayesinde postu kurtarmıştı.

Tarihe geçmiş şahsiyetler sıradan insanlar sayesinde var olmuşlardır.

Fısıltı gazetesi sayesinde kendime devamlı müşteriler buldum.

21. yüzyılda her şey aynı kalıyor: Hükümetimizin kapitalizmin çıkarlarını gözetmeye yönelik aptalca bir girişimi sayesinde çocuklarımız altı yaşından itibaren İngilizce öğrenmek zorunda kalıyor. Çoğu kendi dilinde okuyamıyor.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen