Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "savaş"

Lernen Sie, wie man savaş in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

O, 1941'de savaş başladığında Avrupa'dan evine döndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş patlak verdiğinde 1941'de Avrupa'dan evine döndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İç savaş sırasında, ülke anarşik bir durum içindeydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş insanlığa karşı bir suçtur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş başladığında biz on yıl boyunca orada yaşadık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Farragut, New Orleans'ı savaş olmadan ele geçirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş çıksa ne yaparsın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş askerleri cepheye gitmeye zorladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş alanında defalarca kez kefeni yırttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tabiri caizse, bunlar savaş kurbanlarıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaba kuvvet kullanırsan savaş başlatırsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş kurbanlarına yiyecek temin ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş hiç kimseyi mutlu etmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş hepimizi ilgilendiriyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş kaçınılmazdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş neredeyse 10 yıl sürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş üç yıl sonra başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş kimseyi mutlu etmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş asla barışı kanıtlamamıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ordu savaş sırasında bir dizi görkemli eylemlerde yer aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ülke komşusu karşı savaş ilan etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş başladığında, o, İngiltere'de yaşıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Nihayet, iki Kızılderili kabilenin şefleri savaş baltalarını gömmeye karar verdiler ve barış çubuğu tüttürdüler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçek savaş bu hikâyeden daha çok korkunç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz üç savaş gördük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İki ülke arasında bir savaş patlak verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar sözde savaş mağdurlarıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom savaş terörünü asla unutamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İyi bir savaş, ne de kötü bir barış hiçbir zaman olmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uzun lafın kısası savaş baltasını gömdük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş onları mutluluklarından mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Eğer savaş istiyorsanız, savaş alırsınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Batı Tunus'ta Kasserine'de korkunç bir savaş gerçekleşti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu bir iç savaş engelledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş tehlikesi geçti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş beş yıl sonra başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Soğuk Savaş devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yine de, savaş bitmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Avrupa'da savaş sona erdi
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş resmen sona erdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş barışa yol veriyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Davis, iç savaş istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Polk gerçekten savaş istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Roosevelt bir savaş kahramanı idi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yunanistan'da iç savaş sona erdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş dört yıl sürmüştü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir iç savaş tehlikesi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş onlar için kötü gidiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fransa ile savaş sona erdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş çok uzun süre devam edemedi.

Savaş hasarının çoğu oradaydı.

Bazıları onun baskınının bir savaş eylemi olduğunu söyledi.

O, savaş sırasında orduya katıldı.

Kanada da savaş için hazırlanmaya başladı.

Scott, onun uzun bir savaş olacağına inanıyordu.

İç Savaş 1861'den 1865 yılına kadar sürdü.

Soğuk Savaş İkinci Dünya Savaşından sonra başladı.

George, savaştan bir kahraman olarak savaş evine geldi.

Başkan savaş olacağından emindi.

Bu insanlar savaşın bir iç savaş olduğunu söyledi.

Savaş Amerikan halkını birleştirdi.

Soğuk Savaş aynı zamanda Orta Doğuyu da etkiledi.

Adams, savaş yıllarının çoğunu Avrupa'da geçirdi.

Napolyon'un, İngiltere ile bir savaş için paraya ihtiyacı vardı.

Amerika Birleşik Devletleri donanması, savaş için hazır değildi.

Savaş, her ay 2.000 milyon dolara mal oldu.

Bosna-Hersek'te 1992'de bir iç savaş başladı.

Ve Fransa ve İngiltere arasındaki savaş sona erdi.

Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ile savaş istemiyordu.

Savaş Kongresi'nin hiç parası yoktu.

Birçok Amerikan savaş gemisi Panama'ya gönderildi.

Birçok insan o savaş sırasında açlıktan öldü.

Savaş Japonların nükleer silahlara bakış şeklini değiştirdi.

Çok canlar pahasına savaş sona erdi.

Savaş, pek çok kurban ile sona erdi.

Savaş tesadüfen patlak vermedi.

Savaş yanlış bir politikadan sonuçlandı.

Savaş 45 yıl önce gerçekleşti.

Savaş iki yıl sürdü.

1954 yılında savaş sona erdi.

Savaş onları mutluluktan yoksun bıraktı.

Bu savaş, bir yaşam ya da ölüm mücadelesi gibi görünüyordu.

Tom savaş hakkında konuşmamaya karar verdi.

Bu kitap, İç Savaş sırasında Amerika'daki yaşamın iyi bir resmini verir.

Onlar şimdi şiddetle mücadele ediyorlar fakat çok uzun zaman geçmeden önce savaş baltasını gömeceklerine sizi temin ederim.

O savaş istemiyordu.

1945 yılında savaş sona erdi.

Yıllar süren savaş ülkeyi fakirleştirdi.

Sıkı bir savaş yaptık.

Savaş 1939'da patlak verdi.

Savaş hâlâ devam ediyor.

Düşman savaş gemileri limandaki depolarımızı bombaladı.

Savaş sesi duydum.

Umarım savaş patlak vermez.

Bir savaş ihtimali var.

Savaş bir hafta sürdü.

Savaş her an patlak verebilir.

Savaş yaklaşık on yıl sürdü.

Her zaman savaş vardı ve her zaman olacaktır.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen