Lernen Sie, wie man saf in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Bu saf altın mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom o kadar saf dilli değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sadece Mary'nin ne kadar saf olduğunu keşfetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O saf altın mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Suyun ne kadar saf olduğunu kontrol ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary'nin alyansı saf altından yapılmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen içme suyunun saf olduğundan emin ol.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saf olmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O biraz saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çok saf itikatlıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun saf bir kalbi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zorbalık ciddi bir problemdir fakat onu saf dışı bırakmaya çalışmanın tamamen gerçekçi bir teklif olmadığını anlamak zorundayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sizin için ölmem ama saf, temiz insanlar için ölürüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok saf mısın yoksa saflık mı istiyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saf saf hareket etmeyin olur mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kadar saf olmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saf değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nasıl bu kadar saf olabilirsin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz zaten olasılıkların yarısını saf dışı bıraktık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben saf değilim, sadece iyimserim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu saf gerçekten kaçış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O inanılmaz derecede saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom gerçekten saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gerçekten bu kadar saf değilsin, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom saf görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Koca, oldukça saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kadar saf olma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom saf değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben tamamen saf değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu saf gümüş mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ya sen de suç ortağısın ya da tanıdığım en saf kızsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom inanılmaz şekilde saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom son derece saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça saf, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom gerçekten saf, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça saf değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok saf, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom saf, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen saf davranıyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom biraz saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben saf değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Elbise saf ipek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, genç, saf, neşeli ve toydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu elma suyu saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her gün %100 saf portakal suyu içer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kurak bir ülkeden yağışlı Avrupa'ya su ihraç etmek saf çılgınlık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ne kadar saf olduğumuzu düşünüyor?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un saf olduğunu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Su temiz ve saf.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kuşun tüyleri tamamen saf altındı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom saf saf gülümsedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu saf saçmalık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen bana bu kadar saf olmadığını söyle.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Orada olanlar onun saf altın olduğunu düşündü.
Tom muhtemelen o kadar saf olamaz.
Tom'un çok saf olduğunu fark etmedim.
Sen saf bir kişisin.
Elmas saf görünüyor.
Avrupalılar yılda ortalama 12.5 litre saf alkol içerler.
Grafen saf karbondan yapılmış bir maddedir.
Kaynaktan gelen suyu çok saf.
Saf su günlük yaşantımızda gereklidir.
Ben Maria'dan hoşlanıyorum ama o çok saf.
Bu kazak saf yünden yapılmış.
Yaygın inanışın aksine Tom çok saf değildir.
Yaygın görüşün aksine, Tom o kadar da saf değildir.
Örnek yeterince saf değil.
Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilirler.
Muhtemelen o kadar saf olamazsın.
O saf şanstı.
Saf olmayalım.
Deniz havası saf ve sağlıklıdır.
O tamamen saf ve insanların ona söylediği her şeye inanıyor.
Tom artık saf değil.
Tom çok saf gibi görünüyor.
O su çok saf.
Saf matematik, dindir.
Mary'nin saf bir kalbi vardır.
Marie saf bir öğrenci.
"Görünüşe rağmen, sen bir sapıksın." "Ben bir sapık değilim. Ben saf ve masum bir genç kızım." "Evet, evet, yok daha neler."
Mary saf bir öğrencidir.
O saf kaostu.
Bu saf ikiyüzlülüktür!
Ben saf ve duyarlıydım.
Onlar kazların beslendiği alana ulaştığında, o oturdu ve saf altın rengi olan saçını açtı.
Gerçek aşk ebedidir, sonsuzdur ve hep kendi gibidir. Eşit ve saf, abartılı sergilemeler olmadan: özünde hep gençtir ve beyaz saçlarla görünür.
Tanrı altın bir tahtta bulutların içinde yalnız oturan sınırlı bir kişi değildir. Tanrı her şeyin içinde yaşayan saf Bilinçtir. Bu gerçeği anlamak için, herkesi eşit kabul etmeyi ve sevmeyi öğrenin.
Tom, her sabah% 100 saf portakal suyu içiyor.
Tom saf ve enayidir.
Nasıl biri bu kadar saf olabilir?
Tom çok saf olduğumu söylüyor.
Ben o kadar saf değilim.
Düşündüğün kadar saf değilim.
Çok saf insanlar var, bu yüzden Tom'un seçilme şansı var.
Tom o kadar saf ki ona söylediğin her şeye inanacak.
Gerçekten o kadar saf mısın?
Tom saf olduğumu söylüyor.