Lernen Sie, wie man sabırsızlıkla in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Babamla birlikte ava gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Noeli sabırsızlıkla bekliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bana sabırsızlıkla beklediği bir şeyi olmadığını söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sabırsızlıkla haber bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun hediyesini sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mektubunu sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tatili sabırsızlıkla bekliyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaz tatilinde Bazı arkadaşlarımla Izu Peninsula etrafında yürümeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ondan sabırsızlıkla haber bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana sabırsızlıkla neyi beklediğini söyle.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sizden sabırsızlıkla haber bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gelişinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaz tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Konsere gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gelecek hafta seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Baharın gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Size tekrar hizmet etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yeni Yıl tatilini sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Doğum günü partisini sabırsızlıkla bekliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O akşamki randevuyu sabırsızlıkla bekliyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Raporla ilgili yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok geçmeden seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sabırsızlıkla acil cevabını almayı bekliyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsızlıkla bekliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yıllık ziyaretini her zaman sabırsızlıkla bekleriz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsızlıkla bekledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsızlıkla oturdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yeni romanını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'la yine buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'la tenis oynamayı gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu tekrar yapmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yalan söyleyeyim, ikinci bölümünü de sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sabırsızlıkla gelecek tatilleri bekliyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
En kısa sürede fiyat teklifini almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom onu sabırsızlıkla bekliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yarını sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İyi haberi sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'u görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fırsatı sabırsızlıkla bekliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunu sabırsızlıkla beklemiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tatilimiz için sabırsızlıkla bekliyoruz.
Bugün neyi sabırsızlıkla bekliyorsun?
Tom seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyor.
Onun gelişini sabırsızlıkla bekliyorum.
Boston'a gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.
Tom bunu kesinlikle sabırsızlıkla beklemiyor.
Ted mezuniyetten sonra yurt dışına gitmeyi sabırsızlıkla bekliyor.
Yakında sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Olumlu yanıtını sabırsızlıkla bekliyorum.
Olumlu cevabını almayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Doğum günü partimi sabırsızlıkla bekliyorum.
Bugünkü toplantıyı sabırsızlıkla beklemiyorum.
Tom'a onunla görüşmeyi sabırsızlıkla beklediğimi söyle.
Tom bu anı sabırsızlıkla beklemiyor.
Öğrenciler yaz tatilini sabırsızlıkla bekliyorlar.
Yaz tatili sırasında ziyaretini sabırsızlıkla bekliyorum.
Seni ve aileni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
O, Tohoku bölgesine gitmeyi sabırsızlıkla bekliyor.
Filmi onunla izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Bu anı ne kadar sabırsızlıkla beklediğimi anlatamam.
Okul gezisini çok sabırsızlıkla bekliyorum.
Bayan Cobb'un döneceği günü sabırsızlıkla bekliyorum, sana söyleyebilirim.
Beş yıllık ayrılıktan sonra onu göreceğim günü sabırsızlıkla bekliyordum.
Onlarla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Onunla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Tom sabırsızlıkla kornaya bastı.
Seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Bu sabırsızlıkla beklenecek bir şey.
Onu yemek için sabırsızlıkla bekliyorum.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum.
Herkes onu sabırsızlıkla bekliyor.
Hiçbir misafir olmadan evde bir akşam geçirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.
Bunu sabırsızlıkla bekliyordum.
Bu geceyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Yarın seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Tom bu öğleden sonraki toplantıyı sabırsızlıkla beklemediğini söyledi.
Tatoeba'nın yeni sürümünü sabırsızlıkla bekliyorum.
"Tekrar geleceğim." "Evet, sabırsızlıkla bekliyorum."
Tom, Mary'nin hazır olmasını sabırsızlıkla bekledi.
Bugün bütün gündür sabırsızlıkla seni bekliyorum.
Tom doğum günü partisini sabırsızlıkla bekliyor.
Yaz tatilini gerçekten sabırsızlıkla bekliyorum.
Yarışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
O sabırsızlıkla ödeme istedi.
Biz onu sabırsızlıkla bekliyoruz.
Bu ülkeyi keşfetmeyi ve bir sürü macera yaşamayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Biz sabırsızlıkla sevgili arkadaşımızın gelişini bekliyoruz.
At sabırsızlıkla homurdandı.
Hepimiz bunu sabırsızlıkla bekliyoruz.
Onu gerçekten sabırsızlıkla bekliyoruz.
Ben onu sabırsızlıkla bekliyordum.
Pazartesilerimi sabırsızlıkla bekliyorum.