Lernen Sie, wie man sabırsız in einem Türkisch Satz verwendet. Über 63 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Ne kadar uzun süre beklediysek, o kadar daha sabırsız olduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, tatili için sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Baba bugün sabırsız ruh halindeydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Daha az sabırsız olmalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, biraz sabırsız değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuklara karşı sabırsız olmamalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok sabırsız olma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız ve huzursuzdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız oluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuklar genellikle sabırsız ve tez canlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her zaman olduğu kadar sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sabırsız olmayın!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom son derece sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom biraz sabırsız görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Baba bugün sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sabırsız olmaya başladım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bence Tom biraz fazla sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary kadar sabırsız değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların her ikisi öngörülemez ve sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok sabırsız, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok sabırsız, sinirli bir kişi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben sabırsız bir öğrenciyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuklar, sabırsız ve kaygılılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, babasından daha az sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kendini gittikçe sabırsız hissetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom biraz sabırsız değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom itici ve sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben sabırsız oldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız oluyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beklemeye karşı bir şeyim yok, ancak iki saat sonra anlaşılır bir biçimde sabırsız hissettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız göründüğümü söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar sabırsız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary kadar sabırsız değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok sabırsız görünüyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Mary kadar sabırsız değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen sabırsız görünüyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary kadar sabırsız değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız görünmüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen sabırsız gibi görünüyordun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom katılmak için sabırsız gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin sabırsız olduğunu söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un bu kadar sabırsız olacağını düşünmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok sabırsız bir adamdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Otobüs bekleyen insanlar sabırsız görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary'nin sabırsız görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary sabırsız görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok sabırsız hale geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sabırsız değil ama Mary öyle.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Mary kadar sabırsız görünmüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Mary kadar sabırsız değil, değil mi?
Tom Mary kadar sabırsız değil, değil mi?
Tom ve Mary sabırsız.
Tom'un göründüğü kadar sabırsız görünmüyorsun.
Tom bunu yapmak için sabırsız, değil mi?
Tom'un sabırsız olduğunu biliyorum.
Tom sabırsız, ama Mary değil.
Tom çok sabırsız görünüyordu.