Lernen Sie, wie man sırada in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Sırada bir elma var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tam o sırada parktaki işçiler bazı küçük oyun kartları getirdiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her zaman ön sırada oturmak ister.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilet almak için sırada durmalısınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arkadaşımız yarışı ikinci sırada bitirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Boston'da kaldığı sırada hayatını kaybetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sırada üçüncü idi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bay Miyake Kurashiki'de kaldığım sırada bana bir sürü yer gösterdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary sırada oturuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sırada birinci.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sırada bekleyin lütfen.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, arada sırada oraya gider.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar bir sırada duruyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar sırada otobüs beklediler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen sırada yerimi tutun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tam o sırada aklıma iyi bir fikir geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tam o sırada, otobüs durdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tam o sırada, telefon çaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Otobüs durağında,insanlar düzgün bir şekilde sırada beklediler.Filhakika otobüs durur durmaz sıra bozuldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birçok kişi sırada bekliyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Termometre o sırada 30'u gösteriyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tanık duruşmada konuştuğu sırada gergin görünmüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla Meksika'da kaldığım sırada tanıştım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Genç bir adam onu görmek için sırada bekledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom terfi için sırada bir sonrakidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O her zaman ön sırada bir koltuk aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arada sırada oğluna yazar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hindistan'da kaldığım sırada param bitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sırada kız kardeşi ile oynuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un üçüncü sırada oturduğunu gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sence arada sırada sana ve arkadaşlarına neden yalan söylüyorum?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sırada kal.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sırada ne var?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sırada neredeydi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sırada o neredeydi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ilk sırada oturdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her zaman ön sırada oturur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sırada bekliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sırada beklemekten nefret ederim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ön sırada oturalım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece arada sırada beni düşünmeni istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kendimi aniden kötü hissettiğim sırada, iki saattir çalışıyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary o sırada arkadaş değildiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşsizlik sıralamasında, üniversite mezunları ilk sırada yer alıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çıkmak üzere olduğumuz sırada deprem başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İkinci sırada mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Londra'da kaldığı sırada kuzenini ziyaret edecek.
Bana bunu söylemeniz için mi iki saat boyunca sırada bekledim?
Tom üç saattir sırada bekliyor.
Kışın arada sırada buraya geliyorum.
Müşteriler sırada bekledi.
O sırada yalnızdın değil mi?
Tom, o sırada üç yaşındaydı.
Annem yemek ile uğraşıyorken ben de bu sırada televizyon izliyordum.
Sana ön sırada bir koltuk ayıracağım.
Sırada beklemeyi sevmiyorum.
Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorum
Sırada kim var?
O, yarışta beşinci sırada geldi.
En ön sırada oturma şerefine nail oldum.
Tom'un annesi, geçenlerde ölümden döndüğü sırada yaşadığı olağanüstü bir beden dışı deneyim hikayesi anlattı.
Arada sırada seni görüyorum.
Tom birinci sırada oturuyor.
Tom genellikle arka sırada oturur.
Listende birinci sırada kim var?
İkinci sırada yer alan kimdi?
Adın listede ilk sırada.
Sırada beklemek zorunda değilsin.
Arada sırada artık yaşamayan annemi düşünüyorum.
Tom üçüncü sırada oturdu.
Bir koltuğu sağlama almak için yapman gereken bütün şey sırada beklemektir.
Arada sırada bunu gene yapalım!
Tom ikinci sırada tamamladı.
Bu kalem seninki. Benimki sırada.
Sırada dur.
O sırada Bay Brown hastaydı.
Ona ihtiyacımız olduğu sırada bizi terk etti.
Lütfen sırada kalın.
Sırada Tom vardı.
Tom sırada beklemek zorunda değildi.
Tom sırada sonuncuydu.
Sırada duruyordu.
Sırada bekliyordu.
Tom'u ön sırada otururken gördüm.
Tom şu anda onuncu sırada.
Tom şu anda dokuzuncu sırada.
Tom sırada duruyordu.
O, toplam 56 koşucu arasında dördüncü sırada yer aldı.
Arada sırada birlikte alışverişe gittiler.
İngiliz kuvvetleri bu sırada zaferler kazanıyorlardı.
Tom'un adı, listede ilk sırada.
Tom ikinci sırada bitirdi.
Tom üçüncü sırada tamamladı.
İlk sırada resim çizen kız benim yeğenim.
Tam o sırada o odama geldi.
Sırada beklemek zorundasın.
Tom sırada birinciydi.