Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sınava"

Lernen Sie, wie man sınava in einem Türkisch Satz verwendet. Über 72 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Sınava hazırlanmak zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, sınava hazırlanmakla meşgul.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jim sınava hazırlanırken gece yarılarına kadar çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hasta olduğu için sınava giremedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bugünkü sınava girmek istemedi, bu yüzden hasta olduğuna inandırdı, ve okula gitmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava giremedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava hazırlanmalıyım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, bir sözlü sınava girdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Görünüşe bakılırsa sınava çok çalışmadın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava tekrar katılmak zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ocak ayında bir sınava giriyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava girdiğimi asla unutmayacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İngilizce bir sınava girdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava girmeliydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Erkek kardeşim bir sınava katılmak zorunda.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava hazırlanmaya başlasak iyi olacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

En iyisi sınava hazırlanmaya başlayalım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava girmek zorunda değilsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir sınava hazırlanmakla meşgul.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava girmeden kabul edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Geçen hafta matematikten bir sınava girdik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gelecek ay sınava girecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava hazırlanmak için geç saatlere kadar yatmadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava hazırlanıyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O sınava hazırlanıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ne yazık ki sınava çalışmak için zamanım yoktu, bu yüzden başarısız oldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bence tekrar sınava girmelisin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aslında sınava bile girmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava ne zaman girdin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava hangi öğrenciler girecek?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom dün bir sınava girmek zorunda kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarın bir sınava gireceğiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ocak ayında bir sınava girmem gerekiyor?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Pazar günü bir sınava girmek zorunda olduğuma inanamıyorum!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava çalışmalıyım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarın tarih dersinde sınava girmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava girmeden o okula kabul edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava girmeden o okula alındı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarın sınava giren öğrenciler sadece biz mi olacağız?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bir sınava girmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ken sınava güvenle girdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hasta olduğum için sınava giremem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom hasta olduğu için sınava giremedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava giremediği için bir sene daha beklemek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dün biyolojide bir sınava girdik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava giren öğrencilerin en büyük engeli on dördüncü sorundu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Keşke sınava geç kalmasaydım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir sınava çalışmakla meşgulüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uykum var çünkü tüm gece sınava çalışmak için ayaktaydım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınava çalışıyorlar.

Öğrencilerin birçoğu sınava geç kaldı.

Sınava hazırlıklı olduğumu sanmıyorum.

Sınava çalışmdan girdim.

Tom bir sınava hazırlanmakla meşgul.

Haftaya kaç sınava gireceksin?

Sınava iyi hazırlanmıştı.

Bu akşam üç sınava çalışmam gerekiyor.

Bu gece üç sınava birden çalışmak zorundayım.

Sınava çok çalışmadan girdim.

Ali sınava hayvan gibi çalıştı.

Ali sınava öküz gibi çalışmış.

Ali sınava günlerce inekledi.

Sınav sabahı otobüsler üst üste dolu geçince sınava yetişemeyeceğim diye endişelendiğimi hatırlıyorum.

Sonraki sınava hazırlanmam gerekiyor.

Şimdi sınava gidiyorum, bana bol şanslar dileyin.

Dünyadaki bütün sınavlar aynı vakitte yapılacak, bu Asya'daki öğrencilerin gecenin ortasında sınava girmeleri gerekeceği anlamına geliyor.

Kendini yaklaşan sınava hazırlamalıdır.

Sınava girdiğimde keşke daha hazırlıklı olsaydım.

Sınava hazırlanın.

Sınava hazırlan.

Lütfen sessiz olun. Çok zor bir sınava çalışıyorlar.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen