Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sınırlı"

Lernen Sie, wie man sınırlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 61 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Sınırlı kaynaklarımız var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Futbol zorunlu olarak erkeklerle sınırlı değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu sınırlı ekspres Sendai'ye gider.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu baskı yedi bin nüsha ile sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Politikada sınırlı yetenekleri vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı bir bütçeyle seyahat ediyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı görüş nedeniyle sefer zor olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Siz dersinizi ne kadar iyi çalışırsanız çalışın yapabileceğiniz sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Size kızamıyorum biliyorum ki sınırlı yaşamımızda insanların mutluluğu için çalışıyorsunuz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Zamanınız sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı su kaynağımızı koruyalım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı su kaynaklarımızı koruyalım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok yazılım şirketi, işlevselliği sınırlı olsa da, ürünlerinin ücretsiz versiyonlarını sunuyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınıftaki öğrenci sayısı on beşle sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok sınırlı bir stoğumuz var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bence tek dillilik çok sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı bir bütçe ile çalışıyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu sınırlı bir süre teklifi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fransızcam çok sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu teklif sadece sınırlı bir süre için geçerli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Almancam çok sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı alanımız var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Zaman sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burada Boston'daki zamanımız sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Miktarlar sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaynaklar sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biletler sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bizim kaynaklarımız sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bisiklet girişi sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim kelime hazinem sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Nükleer soykırım senaryosu sadece eski propagandadır. Silah depoları sınırlı ve paslı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biletler hızla satılıyor ve yer sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Özel değilim, sadece sınırlı üretimlerdenim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bizim zamanımız sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Evren sınırlı mıdır?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Buralarda yiyecek sınırlı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bizim seçeneklerimiz çok sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı bir gezegende sınırsız bir büyüme olamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bütçemiz çok sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Be sınıftaki öğrenci sayısı on beşle sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Denememi yazmak için sınırlı zamanım vardı, bu yüzden zaman zaman kestirmeden gittim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ayrıca ifade özgürlüğünün sınırlı olduğu ülkeler var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fransızcam sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı biletler mevcuttur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Görüş yoğun siste ciddi olarak sınırlı idi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bilgi sınırlıdır; bilgelik daha sınırlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tanrı altın bir tahtta bulutların içinde yalnız oturan sınırlı bir kişi değildir. Tanrı her şeyin içinde yaşayan saf Bilinçtir. Bu gerçeği anlamak için, herkesi eşit kabul etmeyi ve sevmeyi öğrenin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sınırlı mali yardım mevcuttur.

Benim seçeneklerim sınırlı.

Özel değilim, sadece sınırlı üretimlerdenım.

Bu öneri yalnızca sınırlı bir süre için geçerlidir.

Bu teklif sadece sınırlı bir süre boyunca geçerlidir.

Kaynaklarınız sınırlı olduğunda öncelik sıralaması yapmanız gerekir.

Onun geçimi sınırlı.

Onun parası sınırlı.

Bu İtalyancadan Türkçeye geçmiş bir kelime, kullanım alanı sporla sınırlı.

Sorun tek bir sporla sınırlı değil.

Bu sınırlı süreli bir teklif.

Servet değerindeki bu arabadan sınırlı sayıda üretildi.

Amerika ülkedeyken görev yapan Afganistan başkanlarına, başkentin dışındaki bölgelerde hakimiyetlerinin sınırlı olmasından dolayı bazen "Kabil Belediye Başkanı" deniyordu.

Zamanım sınırlı.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen