Lernen Sie, wie man randevusu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 40 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Tom randevusu için bir çiçek ve hediyeler aldı.
Tom'un 2.30'da randevusu var.
Tom'un 2.30'da dişçi randevusu var.
Tom'un Mary ile 2.30'da bir randevusu var.
Tom'un Mary ile dün gece bir randevusu vardı.
Tom'un Cumartesi gecesi bir randevusu yok.
Onun bu öğleden sonra Mary ile bir randevusu var.
Tom'un geçen Cuma Mary ile randevusu vardı.
İki kişilik bir doktor randevusu aldım.
Doktorla bir randevusu vardı.
Tom'un bu öğleden sonra Mary ile randevusu var.
Jim kızgın çünkü sinema randevusu gerçekleşmedi ve yağmurda onu bekleyerek bir saat geçirdi.
Tom'un bir randevusu yok.
Tom'un bir randevusu yoktu.
Tom'un randevusu geç kaldı.
Tom'un sevgililer günü için bir randevusu vardı.
Tom randevusu için gelmedi.
Doktorunuzun randevusu nasıl gitti?
Tom'un bir randevusu var.
Tom'un cuma akşamı Mary ile bir randevusu var.
Tom'un bir randevusu var mı?
Tom Mary'nin bir randevusu olup olmadığını sordu.
"Tom nerede?" "Bir randevusu var."
Tom'un bir randevusu olduğunu düşündüm.
Onun saat 11'de bir randevusu var.
Tom'un bir randevusu vardı.
Bu gece Tom'un Mary ile ilk randevusu var.
Jamal'in üniversite müdürüyle randevusu var.
O büyük randevusu için süslenip püslenmişti.
Tom'un Mary ile randevusu vardı.
Tom'un bugün bir doktor randevusu var.
Tom randevusu için bir çiçek ve bir hediye aldı.
Tom'un dün bir doktor randevusu vardı.
Tom'un bu öğleden sonra bir randevusu var.
Tom'un bu öğleden sonra bir doktor randevusu var.
Tom'un bir dişçi randevusu var.
Sami'nin o gün bir doktor randevusu vardı.
İlk randevusu için çiçek ve hediyeler aldı.
Tom'un bugün randevusu var.
Tom'un randevusu otuz dakika önceydi.