Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "rüşvet"

Lernen Sie, wie man rüşvet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 79 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Lockheed skandalı büyük Amerikan uçak üreticisi Lockheed ile ilgili dünya çapında bir rüşvet skandalıdır.Şubat 1976 da su yüzüne çıktı ve esas olarak yolcu uçaklarının sözleşmelerinin kabulüne odaklandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Acemi asker skandalı kamu görevlilerini ve rüşvet olarak RecruitCoscom'dan gizli payları alan politikacıları ilgilendiren bir rüşvet skandalıdır. Hisseler sürekli yükseliyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Rüşvet açığa çıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şirketin Başkanı Devlet Bakanına rüşvet verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Rüşvet vermedikçe, o politikacı seninle görüşmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazı memurlara rüşvet verilmiş olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aramızda kalsın, o rüşvet nedeniyle görevden alındı ​​.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun hediyeyi kabul etmesi rüşvet olarak kabul edildi
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye rüşvet veremedi. Fakat, denedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, rüşvet alacak son adamdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herkes onun rüşvet aldığından şüphelendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, rüşvet almayı reddetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Polisler rüşvet almamalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, rüşvet aldığını itiraf etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, onun rüşvet almasını umuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, onu rüşvet almaya ikna etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarışta rüşvet yoluyla hile yapıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Belediye başkanı bir rüşvet aldığını inkar etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Rüşvet kabul ettiğini inkar etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Boş yere tanığa rüşvet vermeye yeltendiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu, bazı ülkelerde bir hediye ve diğerlerinde rüşvet denilen şeydir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye rüşvet verdi mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlara rüşvet verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yoluna çıkan herhangi birine rüşvet vermeye alışmış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana rüşvet vermeye çalıştığına inanamıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana rüşvet vermeye mi kalkışıyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom rüşvet aldığını itiraf etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Polise rüşvet verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a rüşvet verilemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana rüşvet vermeye çalışma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O rüşvet almayla suçlandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom rüşvet almakla suçlandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, rüşvet alacak bir adam değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a rüşvet verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben Tom'a rüşvet verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dokuz FIFA yetkilisi tutuklandı ve şantaj ve rüşvet ile suçlandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gümüş paranın miktarı ne kadar büyük olursa, rüşvet o kadar büyük olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birine rüşvet verdiğimi iddia ediyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom onun gözaltından kaçmasına yardım etmesi için Mary'ye rüşvet verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu bir rüşvet değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bile ona rüşvet vermeye çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz asla kimseye rüşvet vermedik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana rüşvet almanı söylemedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom rüşvet aldığını itiraf ettiği için yeniden seçilmedi.

Birçok siyasetçi rüşvet, seçmen dolandırıcılığı ve kamu parasının çalınması ile suçlandı.

Bay Koop rüşvet alacak kişi türü değil.

Politikacıya büyük bir rüşvet teklif etti.

Tom rüşvet vermekle suçlandı.

Tom rüşvet almayı reddetti.

Rüşvet içermeyen bir seçenek olduğuna eminim.

Bir trafik polisi, bir sürücünün sürücü belgesini almamayı rüşvet karşılığı kabul etti.

Politikacı rüşvet almaktan utanmıyordu.

O hakime rüşvet veremezsin.

Ben rüşvet alamam.

O rüşvet almış olamaz.

Ben rüşvet almıyorum.

Tom bana rüşvet vermeye çalıştı.

Tom'a rüşvet verilemez.

Politikacılar rüşvet almayı reddederlerse hükümetin eylemleri muhtemelen çok farklı olacaktır.

Polis memuru bir rüşvet kabul etti.

O, genişleyen bir rüşvet skandalıyla ithaf edilen ilk ulusal siyasetçi.

Tom, Mary'nin rüşvet almasını bekledi.

O, rüşvet aldığını iddia etti.

Belediye başkanı rüşvet aldığını yalanladı.

Rüşvet Rus kültürünün bir parçası hâline geleli çok oluyor.

Rüşvet uzunca bir zaman evvel Rus kültürünün bir parçası hâline gelmiştir.

Belediye başkanının rüşvet aldığı söyleniyor.

Tanrı'nın yasası rüşvet alanları lanetler.

Buna karşılık hediye veya rüşvet kabul etmeyecek.

Yolsuzluk ve rüşvet yok kabul ediliyor.

Tom rüşvet almış olduğunu itiraf etti.

Bunlar soygun, sadece bir rüşvet değil.

Rüşvet alırken yakalanan memur tutuklandı.

Rüşvet alan tek kişi ben değilim.

O çalıyor ve rüşvet alıyor.

Siz bana rüşvet mi teklif ediyorsunuz?

Tom'un rüşvet aldığını gördüm.

Bana rüşvet teklif ettiler.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen