Lernen Sie, wie man olası in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Lanet olası göt deliği!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu mümkün, ama olası değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Herhangi bir toplumun efsanelerinden tamamen vazgeçebilmesi olası görünmüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lanet olası!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben, benim çalıntı motosikletimi tekrar görmemin pek olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben bu hapishaneden kaçmayı başarabilmemizin pek olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben, ulusal hükümetten herhangi bir yardım almamızın çok olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Senin onu tek başına yapabilmenin pek olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Böyle bir durumun tekrar olacağının olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Filmlerde gördüklerimize benzer uzaylıların şu ana kadar gezegenimizi ziyaret etmiş olmalarının olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Herhangi bir mağazanın bu modeli o fiyata satacağının olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bitkilerin acı hissetmesinin olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir sonraki modelin bundan daha iyi olacağının olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Windows'un bir sonraki sürümünün bu ayın sonundan önce çıkmasının olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary kendi sorunlarına olası bir çözüm ile geldiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bence Tom'un Mary ile evlenmesi olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un Mary'nin doğum günü partisine gelmemesi olası görünmüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin hâlâ evde olduğunun olası olduğunu düşünmüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gecenin bu saatinde Tom'un uğramasının olası olduğunu sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lanet olası bir ruh yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yakın zamanda hapishaneden çıkacağı olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un eve geri dönmesi olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un suçluluğunu ispat etmek için bir delil çıkması çok olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un mandolin çalmayı öğrenmesi pek olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un toplantıya katılması pek olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Patronun Tom'a zam vermeyi düşünmesi pek olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'dan başkasının bunu almayı istemesi pek olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un dışında birinin o işi almayı istemesi pek olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların evlenmeleri olası değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O kadar aptal olması olası değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben hâlâ onun bugün geleceğinin olası olmadığını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun gelmesi olası değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birinin beni tanımasının oldukça olası olmadığını biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birinin bana yardım edebilmesinin pek olası olmadığını biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bugün balina görmemizin pek olası olmayacağını biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birinin bana yardım etmek için istekli olacağının oldukça olası olmayacağını biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bütün bu şeyleri satabileceğimizin oldukça olası olmadığını biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benimle çıkmak isteyeceğinizin pek olası olmadığını biliyorum fakat hâlâ en azından bir kez sormalıyım.
Almanya olası bir açlıkla yüz yüze kaldı.
Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.
Takımımızın kazanması pek olası değil.
Olası bir çözümle geldi.
Bu hikaye bana pek olası görünmüyor.
Onun o hikayesi pek olası görünmüyor.
Onun yanlış bir şey yaptığı olası değil.
Düşündüğün kadar aptal olması olası değil.
Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.
Düşündüğün kadar salak olması olası değil.
Sanırım Tom'un şu ana kadar taşınması olası değil.
Olası saldırılar için hazırlanmaya başladılar.
Tom'un seçilmesinin olası olmadığını düşünüyorum.
Beni kasıtlı olarak bekletmesi olası.
Bir çocukken İngilizce öğrenmeye başlamazsan, bir yerli gibi konuşman olası değildir.
Kahretsin, lanet olası ev anahtarlarını nereye koydum?
Tom'un herhangi bir birayı içmesi oldukça olası değil.
O olası değil.
Bu pek olası değil.
Olası mı?
O olası bir açıklama.
Bu olası olmaz.
Bu tek olası açıklama.
Tom henüz fikrini değiştirmedi ve onu değiştirmek pek olası değil.
Tom'un olası bir çözümü var.
Bu tek olası sonuç.
Birkaç olası çeviri olduğunu anlarsanız benzer cümleleri not edin, çünkü aynı dilde birkaç çeviri ekleyebilirsiniz.
Toplantının zamanında başlaması olası değil.
Bu lanet olası hiç mantıklı değil.
Bu bütün olası dünyaların en iyisi ise diğerleri nasıldır?
Her şey bütün olası dünyaların en iyisinin içindeki en iyiler içindir.
İki şeyi aynı anda yapmak olası değildir.
Öğle civarı Tokyo istasyonuna varmamız olası.
Bırak gideyim, lanet olası!
Erkek kardeşimin bu gece gelmesi olası.
Tarihinin en büyük ve en olası kurtarma Berlin halkına yiyecek ve umut getirdi - Ve bu havadan ikmalin başlamasına sebeb oldu
Çok olası değil.
Ödevini kendisinin yapmış olması pek olası değil.
Aslında oldum olası politikacılardan nefret etmişimdir.
Onu hatalı olduğuna dair ikna edebileceğin hiç olası değil.
Lanet olası bir gün.
Bu olası değil ama imkansız değil.
Tom olası bir çözüm ortaya attı.
Gama ışını patlamalarının olası nedenleri hakkında birkaç güncel teori vardır.
Yalnızca bir olası karar var.
Sanırım Tom'un cevap yazması oldukça olası değil.
Bu sadece olası sonuç gibi görünüyor.
Hangi olası fark onu yapabilir?
Tom'un orada olacağı çok olası değil.
Tom'un orada olacağı oldukça olası.
Tom'un zamanında burada olması olası değil.
O sana olası görünüyor mu?
Ben olası sonuçları biliyorum.
O olası değil gibi görünüyor.
Bu olası görünmüyor.
Tom'un suçsuzluğunu kanıtlamak için herhangi bir kanıt bulmamızın hala olası olmadığını düşünüyorum.
Şirket, olası müşterilerini partiye davet etti.
Olası bir sorun var.
Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.
Ben lanet olası bir ekonomistim.
Sanırım polisin Tom'u bulması olası değil.
Tom olası bir bebek bakıcısıdır.