Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "oğlan"

Lernen Sie, wie man oğlan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Oğlan sessiz kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Küçük oğlan hayvanat bahçesinde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan belki ebeveynlerini mutlu etmek için yalan söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan atlıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

En büyük oğlan bütün mülkiyetin varisi oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan hoşlandığı kıza bir buket gül vereceğini, onunla konuşacağını ve onu bir kahve içmeye davet edeceğini belirtti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan ve kız birbirlerini tanıyor gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şu oğlan bir yetişkin gibi konuşuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan ekmek yemekte.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu oğlan sekiz saat uyudu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Zengin kız fakir oğlan masalı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun oğlan mı yoksa kız mı olduğuna emin değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lunaparkta Mary yalnız başına ağlayan bir oğlan buldu ve yumuşak bir sesle "Merhaba yavrum, sorun nedir? Kayıp mı oldun? Seni Kayıp Çocuklar Şubesine götüreyim mi?" dedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan piyanoyu çalıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan piyanoyu çalar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir oğlan görüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şu oğlan sanki bir yetişkinmiş gibi konuşuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu, bana yardım eden oğlan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Günün birinde oğlan, iz bırakmadan ortadan kayboldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanağından öptü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan uzun boylu değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Okulun en güzel kızlarından biri olmasına rağmen Mary'nin hiç oğlan arkadaşı yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Cumartesi günü Cyril adlı oğlan arkadaşımla bir tenis maçı oynuyor olacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan, gerçeği bilmek istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İki oğlan arasında dikkat çekici farklılıklar vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Küçük oğlan çok hızlı büyüdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan, korsanlar hakkında bir kitap okuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şarkı söyleyen oğlan mükemmel.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İki çocuğumuz var. Biri oğlan diğeri kız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir oğlan koyun sürüsünü güdüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her oğlan ve kız Kolomb'u bilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan bir taş atıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan güçlüdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom artık bir oğlan değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Abim bir oğlan ve ablam bir kız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan ciddi bir hastalıkla mücadele etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan olduğun için şanslısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir oğlan var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu oğlan aritmetikteki herhangi bir problemi çözebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O oğlan çok hızlı koşuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aslında oğlan bunu yapacaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan dişi koyunlara göz kulak oluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jack kötü düşüncelerle dolu kötü bir oğlan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, sınıftaki en sevilen oğlan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kato'nun sınıfı kırk tane oğlan ve kızdan oluşur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O oğlan gerçekten utangaç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O çağdaş bir oğlan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oğlan radio dinleyerek uzanmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu sınıfta kaç oğlan var?

Oğlan dönüp bakmaksızın yürüyüp gitti.

Bu bir oğlan.

O, onun oğlan mı yoksa kız mı olduğunu bilmiyor bile.

Hatta, onun oğlan mı yoksa kız mı olduğunu bilmiyor.

Oğlan koşarak geldi.

Oğlan, dedesiyle konuşuyor.

İlk olarak, o tembel bir oğlan.

Oğlan kayıp anahtarı arıyordu.

Oğlan ellerini kirletti.

Her oğlan ve her kız memnundu.

O bir kız mı yoksa oğlan mı?

Oğlan okula gitti.

Oğlan yeni bir bisiklet için yalvardı.

Oğlan çocuğu, köpeğine sarıldı.

"İşte akşam yemeğiniz." "Kahvaltı için akşam yemeği mi? Ah oğlan, bu lezzetli!"

Oğlan ekmek yiyor.

Uzun bir zaman önce Plüton hâlâ gezegenken, Tom adında bir oğlan vardı.

Bu oğlan küçük.

Oğlan bir köpek satın alıyor.

Bu oğlan iyi şarkı söylüyor.

Tom sınıfımızdaki tek oğlan.

Oğlan bir kuşu serbest bıraktı.

Anne ve babamız hala gençtiler ve biz üç kardeştik: bir oğlan ve iki kız.

Senin yaşlarında bir oğlan biliyorum.

Yatakta bir oğlan uyuyor.

Hem oğlan hem de kız akıllı.

Oğlan kızı öptü.

Oğlan, öğretmene kağıt bir uçak attı.

Oğlan bayıldı, ama yüzüne su attığımızda kendine geldi.

Oğlan bu güzel kızı seviyor.

Oğlan üç gündür baş ağrısından şikayet ediyor.

Tom sınıftaki en uzun oğlan.

Oğlan babasına benziyor.

Hâlâ kız oğlan kız mısın?

Oğlan da on iki yaşında ama kızdan hâlâ daha genç.

Oğlan, kitabını okuyor.

Hakkında konuştuğunuz oğlan mı bu?

Şu iki oğlan kim?

Oğlan, bitkinin büyümesini gözlemledi.

Oğlan kediyi kuyruğundan yakaladı.

O bir oğlan çocuğu dünyaya getirdi.

Kütüphanede dokuz kız, üç oğlan var.

Kütüphanede dokuz kız ve üç oğlan var.

Oğlan çiziyor.

O oğlan şeker yemiyor.

O oğlan şeker yemez.

O bir oğlan doğurdu.

Oğlan doğurdu.

Bir oğlan gibi giyindi.

Hangi oğlan Tom?

Tom akıllı bir oğlan.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen