Lernen Sie, wie man mum in einem Türkisch Satz verwendet. Über 71 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Mum kendiliğinden söndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum kendi kendine söndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum ışığını severim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum söndürülmek yerine söndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum söndürmeye gerek kalmadan söndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen bir mum yakın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum yandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum söndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, karanlıkta bir mum yaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Rüzgar estiği an mum sönüverdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum rüzgar tarafından söndürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sonunda sönünceye kadar, mum gittikçe küçüldü
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cecil bir mum yaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunlar mum mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu mum beyaz değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom üç mum yaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Odayı tek bir mum aydınlatıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir mum yaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
“Doğum gününde kaç mum söndürdün?” “Elli altı.”
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şu mum beyaz değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir mum odayı aydınlattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ayin sırasında binlerce mum kiliseyi aydınlattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tipi tipi, bütün dünya, köşe bucak kar. Bir mum yanıyor masada, yanan bir mum var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum aldın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum aniden söndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum ışığı yanında akşam yemeği hazırlama yerine o, eBay'da açık artırma için erkek arkadaşını satışa sundu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sağ elinde yanan bir mum tutuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Odasında birkaç mum yaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birkaç mum yakalım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum satın alman gerektiğini hatırladın mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum güzel kokuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Odaya girmesiyle beraber, masanın üzerinde bir mum yandığını fark etmesi bir oldu. Mumun daha önce orada olmadığını hatırlıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birkaç mum yanıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum eriyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Işıklar söndüğünde Tom bir mum yaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Işıklar giderse bir mum yak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir mum yaktı ve bodruma indi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen karınla mum ışığında akşam yemeği mi yiyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary odasında herhangi bir mum yakmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir mum yakmak karanlığı lanetlemekten daha iyidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gerçek Güneş'ten daha parlaktır, ama bir mum ile aranır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Lütfen doğum günü pastasına birkaç mum koy.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Burada gördüğün bu mum sahip olduğum sonuncusudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir mum yaktım, böylece görebildik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Keşke bir mum veya bir şeyimiz olsaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mum ışığı en sevdiğim ışık türüdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Üç mum yaktım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yemek odası masasına üç tane mum koydu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Marilla bir mum aldı ve kileri araştırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Işıklar söndü ve her yere mum götürmek zorunda kaldık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Son bir titremeden sonra mum söndü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom birkaç mum yaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nde mum ışığında akşam yemeği yediler.
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nde mum ışığında romantik bir akşam yemeği yediler.
Mum ışığında akşam yemeği yedik.
Mum yanarak bitti bu nedenle başka bir tane yaktım.
Mum aldın, değil mi?
Mum dibine ışık vermez.
Mum yanmayınca pervane dönmez.
Bir mum yaktım.
Tom mum ışığına yaklaştı.
Karanlığa küfredeceğine bir mum yak.
Bakıyorum da mum almışsın.
Öldüğümde arkamdan ağlanıp mum yakılmasını istemiyorum.
Odasında birkaç mum yakacaklar.
Tom'un elinde bir mum vardı.
Bir mum yak.
Mum yak.
Tom odasında mum yakmıyor.
Karanlığa Lanet Okumaktansa Bir Mum Yakmak Yeğdir
Mum yak!