Lernen Sie, wie man muhteşem in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Anne sevgisi en muhteşem şeydir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu muhteşem katedral Orta Çağ'a dayanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muhteşem kek ağzımı sulandırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bifteğin muhteşem bir tadı vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz oraya gidebilsek muhteşem olurdu, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Oyuncu muhteşem bir dönüş yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne muhteşem bir hava.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ekranda ne oynarsa oynasın, muhteşem görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kravatın o gömlekle muhteşem uyacağını düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun muhteşem konuşması domuzun önündeki inci gibiydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom gerçekten muhteşem zaman geçirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muhteşem bir yardımcısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ailemize muhteşem bir yardımcısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom herkesin muhteşem zaman geçirmesini istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin maviler içerisinde muhteşem göründüğünü düşünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ne giyerse giysin, her zaman muhteşem görünür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz muhteşem bir zaman geçirdik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary'nin aklına muhteşem bir fikir geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom muhteşem zaman geçirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Planın muhteşem görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu muhteşem bir fikir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Balkonun muhteşem bir manzarası var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bana muhteşem bir yardım oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu gerçekten muhteşem havadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, muhteşem görünümlü bir şapka takıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tekrar buluşabilsek muhteşem olurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben Spagettinin dünyadaki en muhteşem yiyeceklerden biri olduğunu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kanada'da muhteşem zaman geçiriyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muhteşem bir kıyafet giyiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muhteşem kokuyor. Ne pişiriyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hesap makinesi muhteşem bir icat.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İsveç'te muhteşem bir tatil yaptık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çamaşır makinesi muhteşem bir icat.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu gerçekten muhteşem!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu aktrisin muhteşem performansı tüm beklentileri aştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muhteşem!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muhteşem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok muhteşem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom muhteşem görünüyordu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O muhteşem görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O muhteşem bir iş yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muhteşem bir vücudu var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim için yengeç muhteşem bir lezzettir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O gerçekten muhteşem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Oyunlarınız çok muhteşem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Muhteşem görünüyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunlar muhteşem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom muhteşem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom muhteşem görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu muhteşem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gerçekten muhteşem bir gün.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary muhteşem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne muhteşem bir manzara!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir muhteşem teşhisçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tanıdığım en muhteşem insanlardan birisin.
Muhteşem bir iş yaptın.
Bu muhteşem olacak.
O göz alıcı muhteşem.
Küpelerin muhteşem.
Bu muhteşem bir resim.
Klipteki kızları gördün mü, muhteşem değil mi?
Ne muhteşem bir akşam yemeği!
Kraliyet düğünü muhteşem bir olaydı.
O akşam muhteşem bir akşam yemeği yedik.
Bu muhteşem koku da ne?
Mary, kesinlikle muhteşem görünüyorsun.
Muhteşem görünüyorsun bebeğim!
Güneş tutulur tutulmaz, Güneşin iç içe mineraller halkasının ayın etrafında bütün yönlere parladığı görülebilir. Güneşin koronasının görülebileceği tek zaman toplam güneş tutulması sırasında olduğu için bu muhteşem bir manzaradır.
Orada, muhteşem olaylara tanık olacağız.
O, yaşamımdaki en muhteşem insan.
Altamira Mağarası muhteşem Paleolitik resimleriyle ünlüdür.
Mary muhteşem, değil mi?
Harabeler gerçekten muhteşem.
Birlikte muhteşem olacağız.
Fuji Dağı gün batımında muhteşem görünüyor.
Muhteşem fikir.
Bu muhteşem bir proje.
Onlar muhteşem görünüyor.
Tom'un muhteşem bir fikri vardı.
Muhteşem bir fikrim var.
John'un aklına muhteşem bir fikir geldi.
Çoğu kadın muhteşem bir düğün hayal eder.
Kral muhteşem mekanıyla ünlüydü.
Güneş tüm muhteşem güzelliğiyle parlıyordu.
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musun?
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musunuz?
Şehrin merkezinde muhteşem bir park var.
Bu manzara muhteşem.
Tom muhteşem değil mi?
Bu havai fişekler muhteşem.
Gerçekten muhteşem görünüyorsun.
Muhteşem ceketi gördüğünde, Julie onu almaya karar verdi.
Oh! Muhteşem!
Kraliçe muhteşem bir gümüş elbise giyiyordu.
Tom muhteşem bir iş yaptı.
Ne muhteşem bir yer!
Dağda muhteşem bir gün geçirdik.
Kral John, babasına muhteşem bir cenaze töreni yaptı.
Ne muhteşem bir öneri!
İşte size bazı çiçekler." "Teşekkürler, onlar muhteşem."