Lernen Sie, wie man modern in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” modern edebiyatın gerçek başyapıtıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden Çin'de modern teknoloji gelişmedi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O mimar çok modern evler inşa ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern sanatla ilgilenmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern Yunanca'da harfleri birleştirerek sesler oluşturabilirsiniz. Örneğin "b" sesi için μπ'yi, "d" sesi için ντ'yi, "g" sesi için γκ'yi ve "c" sesi için ise τζ'yi kullanabilirsiniz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnterlingua, uluslararası iletişim için modern bir araçtır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern toplumun en büyük sorunlarından biri, insanların dünyayı benim gibi görmemeleri.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern kahramanlar rock yıldızları tarafından temsil edilmektedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern köprüler şekil olarak benzer.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern finans giderek karmaşık ve sofistike hale geliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern arabalar birçok yönden eski olanlardan farklıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern iletişim ve ulaşım sistemleri sayesinde dünya küçülüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz modern yaşamımızı elektriğe borçluyuz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern bilim birçok olanaksızlıkları olanaklı hale dönüştürmüştür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern sanat hakkında ne düşünüyorsunuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern şiir genellikle anlaşılması en güç olandır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Üniversitenin modern toplumdaki rolü nedir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern insanlar araba olmadan yapamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern felsefe 19. yüzyılda başlamıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlaçlar modern toplumun bir kanseridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Seller, şiddetli rüzgar fırtınaları, kuraklıklar, öldürücü donlar ve hava kirliliği sorunları hepsi,ara sıra, modern toplumu etkilenmiştir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un modern sanatta gözü var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un modern resme yeteneği var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom modern sanatı takdir ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un modern resim için estetik duygusu vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom modern popüler müzik hakkında oldukça bilgili.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom modern sanatı sevmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern DNA analizleri, ABD'de birçok kişiyi temize çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern mobilyayı tercih ederim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, modern edebiyatı asıl branş olarak alıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bugün, modern toplumda sporun öneminden bahsetmeyi planlıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern bir fabrika tamamen otomatiktir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birçok Avrupalı modern Japonya'yı tanımıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gösteri Avrupa'dan modern sanatı sundu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Telefon modern yaşam için gereklidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern heykeltıraşlığı gerçekten anlayamıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ofisindeki mobilya çok modern.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern bir dram izlemek için tiyatroya gittim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Burada çok sayıda modern bina var.
O modern bir kızdır.
Modern filmler hoşuma gitmiyor.
Modern medeniyet bilim ve eğitim üzerine kurulmuştur.
Modern caz benim zevkime göre değil.
O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi biliyor.
O, modern İngiliz edebiyatını avucunun içi gibi bilir.
İsrail'in resmi dili Modern İbranicedir.
İlaç bağımlılığı modern toplumda bir kanserdir.
Eski evler, özellikle geleneksel Japon olanlar, modern yapıya göre nemli ve soğuk olabilir.
Mustafa Kemal Atatürk modern Türkiye'nin kurucusu olduğundan dolayı ve Dünya barışına yaptığı katkılardan dolayı her daim sevilmeyi ve saygı duyulmayı hak ediyor.
Modern savaş sanatı dövüşçüler gibi etkili olmak için tepeden tırnağa silahlandırılacak askerleri muhakkak gerektirmez.
Bugün modern toplumda sporun önemi hakkında konuşacağım.
Eviniz çok modern.
Siz modern entelektüel aptallarsınız.
Esperanto uluslararası iletişim için çok uygun olan modern bir dildir.
O, modern bir Chopin'dir.
O modern bir delikanlı.
Tom modern teknolojiyi reddedip 80'li yıllardaki gibi yaşıyor.
"Ne?" diye sordu Pharamp. "Bir şey yok" dedi Sysko "Konfüçyüsçülüğün modern Çin sosyalizmi üzerindeki etkileri hakkında konuşuyorduk."
Modern müziği sever misin?
Modern sanat Tom'u ilgilendirmiyor.
Kyoto'da hem eski hem de modern yapıları görebilirsiniz.
Sao Paulo Brezilya'nın en modern şehridir.
Modern tıbba göre ben bir ölüydüm.
Modern İbranice, Eski İbranice'den daha kolaydır.
İbranice hiç eski moda değil ama oldukça modern, coşkun ve taze.
Galileo Galilei İtalyan bir astronom ve modern bilimlerin ilk gelişmesinde önemli bir figürdü. Onun keşifleri Katolik Kilisesinin öğretileri ile çelişti ve Galileo Engizisyon tarafından sapkınlıkla yargılandı.
Interlingua uluslararası konuşmalar için modern bir araçtır.
Tom modern tablolardan oluşan güzel bir koleksiyona sahip.
Modern kediler fare yemezler.
Modern dans? Artık bu dans değil, dansın gerileyişidir.
İlkel insanların modern insanlardan daha büyük beyni vardı.
Onun yakın zamanda yayımlanan öykü koleksiyonu Esperanto'da post modern eserlerin meraklılarını heyecanlandırıyor.
Onlar bunun çok modern göründüğünü söylüyor.
Tokyo Japonya'nın en önemli ve modern şehridir.
Modern teknoloji bize çok şey verir.
İtfaiye şimdi daha modern araçlara sahip.
Modern sanat beni ilgilendirmiyor.
Modern cazı sevmiyorum.
Modern bilgisayarlar saniyede on üzeri dokuz (10^9) işlem yapıyor.
O, modern edebiyatının en önemli isimlerinden biridir.
Ben aslında modern sanattan hoşlanıyorum.
O, Fransa'nın modern tarihi hakkında bilgi sahibidir.
Bu ofisteki mobilya gerçekten modern.
Onlardan ikisi kimyayı modern bilime dönüştürdü.
Modern tıpta ilerlemek biraz zaman aldı.
O, modern Fransız edebiyatında ihtisas yaptı.
Onun evi çok modern.
Bu büronun çok modern mobilyaları var.
O modern bir savunmayla satranç oyununu açtı.
Tom modern teknolojiden anlamaz.
Bir bilgisayar modern bir cihazdır.
O modern bir oğlan.
Geçen yıl Tokyo'da gerçekleşen her modern sanat gösterisine gittim.
Bu ofiste mobilyalar oldukça modern.
Tom modern sanattan hoşlanır.
Eğer bu modern donanımı kullanırsanız bir sürü iş gücü tasarruf edecektir.
O modern teknolojiden anlamıyor.
Modern tıbbın ilerlemesi uzun bir süreçti.