Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "mahrum"

Lernen Sie, wie man mahrum in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaza onu görme yeteneğinden mahrum bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaza onları mutluluklarından mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Trafik kazası, genç adamı görme yeteneğinden mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş onları mutluluklarından mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar beni özgürlüğümden mahrum ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, medeni haklarından mahrum edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kimse seni insan haklarından mahrum edemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Seni haklarından mahrum etmeye çalışmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hükümet onu bütün haklarından mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Beni haklarımdan mahrum bırakmak için elinden geleni yaptın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir diş ağrısı beni uykumdan mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok çiftçi kuraklık sırasında beslenme maliyetlerinde tasarruf etmek için kendilerini stoktan mahrum bırakmak zorunda kaldılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Savaş, onları şanslarından mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yabancı bir ülkede olduğunuzda, bazı şeylerden mahrum kalıyorsunuz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Suçlular sosyal haklardan mahrum edilirler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ondan mahrum kalmak seni üzdü mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hayatın zevklerinden kendinizi mahrum etmeyin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ve kendinizi bir şeyden mahrum etmeyin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yoksulluk, oğlanı eğitimden mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom istikrardan mahrum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz ulaşımdan mahrum edildik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Vatan haini, vatandaşlığından mahrum edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şaşkınlık beni konuşmamdan mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Siz çocuklar hepiniz uykudan mahrum kaldınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni yasa vatandaşları özgürlüklerinden mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Trafik kazası onu gözünden mahrum etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bütün şehir sudan mahrum edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Düzinelerce pop yıldızı birkaç yılda taçlandırılır ve taçtan mahrum edilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom mahrum ediliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kendimi bir çok şeyden mahrum bırakıyorum ama Tom'a her zaman en iyisini alıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çocukları oyuncaklarından mahrum etmemelisiniz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen