Lernen Sie, wie man kaynağı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 70 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Twitter, açık kaynağı sever.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşamın kaynağı üzerine birçok teori vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir dil öğrenmenin geleneksel yolu olsa olsa birinin görev duygusunu tatmin edebilir ama o bir sevinç kaynağı olarak hizmet edemez. Ayrıca muhtemelen başarılı olmayacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Televizyon önemli bir kültür kaynağı olabilir, ve eğitim yayınlarına birçok okulda değer verilmektedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun konuşması bütün erkeklere ilham kaynağı oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Aile içi şiddetin kaynağı sizce eğitimsizlik mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir başka ilginç enerji kaynağı radyoaktif atık malzemeden elde edilen ısıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir utanç kaynağı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eskiden evde ışık kaynağı olarak, gaz lambası çok normaldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Budizm'in kaynağı Hindistan'dadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tüm edebi ve sanatsal çalışmaların kaynağı, tatmin edilmemiş libidodur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sorunun kaynağı nedir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir çocukken dil yeteneğinin kaynağı olarak yarış atı isimlerini hatırlayarak verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Böcekler çok besleyici ve iyi bir protein kaynağı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Güç kaynağı kapanmış ama isterseniz yenisi bulabiliriz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dünyadaki bütün sorunların kaynağı oğlanlardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her nehrin bir kaynağı vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu nehrin kaynağı nerede?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tek bilgi kaynağı deneyimdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yegane bilgi kaynağı tecrübedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yegane bilgi kaynağı deneyimdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tek bilgi kaynağı tecrübedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Acının kaynağı zevktir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sivrisinekler insanoğlunu tehlikeli fakat gerekli bir beslenme kaynağı olarak görüyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Video oyunlarının, yalan bir şekilde, tüm hastalıkların kaynağı olduğunu düşünenler var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hatalarımızın birçoğunun kaynağı sabır eksikliğidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yumurtalar iyi bir protein kaynağı mıdır?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yangının kaynağı bilinmiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sahara dünyada en büyük toz kaynağı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zafer, ulusal bir gurur kaynağı oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O iyi bir protein kaynağı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O iyi bir potasyum kaynağı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kaynağı bilinmiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu sesin kaynağı bir araba olmalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
18. yüzyılda kadar Yemen neredeyse tüm dünyanın kahve kaynağı oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom neşe kaynağı kimseydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nehrin kaynağı Rocky Dağlarındadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yankının algılanabilmesi için ses kaynağı ile sesin yansıdığı engelin arasındaki mesafe en az 17 metre olmalıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kaynağı biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz ölümlüler binlerce şekilde ölürüz; Biz sadece bir şekilde doğarız. Binlerce insan hastalığı var, ancak yalnızca bir sağlık kaynağı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kelimenin kaynağı bilinmiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sözcüğün kaynağı belirsizdir.
Kelimenin kaynağı belirsizdir.
Ateşin kaynağı budur.
Tom'a o resmi yapmak için neyin ilham kaynağı olduğunu merak ediyorum.
Kızım benim için her zaman övünç kaynağı olmuştur.
Endişenizin kaynağı nedir?
Bir sorunun çözümü, yeni bir sorunun kaynağı oluyor.
Yaşam kaynağı.
Müzik Tom'un hayattaki en büyük eğlence kaynağı ve muhtemelen de hep öyle kalacak.
Böyle tembel bir oğlumun olması benim için utanç kaynağı.
O benim ilhamımın biricik kaynağı.
Sendeki bu özgüvenin kaynağı nedir?
Tom ailesi için bir utanç kaynağı.
Bütün sıkıntıların kaynağı ne?
Patates, İspanyol ordusu için önemli bir besin kaynağı idi.
Tekne güç kaynağı olarak bir motor kullanıyor.
Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey aynı zamanda felaketinin de kaynağı oluyor?
Filmin ilham kaynağı da işte bu günlük oldu.
Gecikmenin kaynağı ise hala belirsiz.
Nükleer santrale karşı değilim. Gerekli tedbirler alınırsa oldukça temiz ve güvenli bir enerji kaynağı.
Kahve telvesi güzel bir gübre kaynağı.
Ana dış gelir kaynağı yer fıstığından gelen Senegal, dünya piyasalarına büyük ölçüde güveniyor.
Bu bilginin kaynağı ne?
İlişkide insanlar birbirinin tatili olmalı, ilave stres kaynağı değil. Hayat zaten yeterince stresli.
Bu cümlenin kaynağı nedir?
Sinekler tabiatları gereği güneşleri olacak bir ışık kaynağı arayıp etrafını tavaf etmek isterler. Sinek tabiatlı insanlar da çok farklı değildir.
Onların başka enerji kaynağı seçenekleri yok.
Bence Tom ve Mary'nin son zamanlarda sergilediği davranış hepimiz için bir endişe kaynağı olmalı.
Daha güvenilir bir bilgi kaynağı arıyoruz.