Lernen Sie, wie man katolik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 62 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Katolik kilisesine inanmayan insanlar bile Papa'ya sembolik bir lider olarak saygı duyuyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Rahibe Teresa Hindistan, Kalküta'da yaşamış ve çalışmış Katolik bir rahibeydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir Romalı Katolik idi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katolik kilisesi boşanmaya karşıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kısa bir süre önce Katolik oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary Katolik lisesine gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birçok katolik Cuma günleri niçin balık yer?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katolik değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir katolik oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlk iştirak Katolik kilisesinde önemli bir törendir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buraya çok yakın bir Katolik kilisesi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Papa Katolik mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katolik oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O Katolik inancına ait.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
1859'dan itibaren, Amerika'dan Protestan misyonerler gelmeye başladı ve Katolik ve de Rus Ortodoks kiliseleri de misyonerlik çalışmalarına aktif olarak dahil oldular.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary katolik, ama erkek arkadaşı ateist.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Belçikalı astrofizikçi ve Katolik rahip Georges Lemaitre "Big Bang'in babası" olarak bilinegeldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben Katolik oldum çünkü son derece kötümserim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Galileo Galilei İtalyan bir astronom ve modern bilimlerin ilk gelişmesinde önemli bir figürdü. Onun keşifleri Katolik Kilisesinin öğretileri ile çelişti ve Galileo Engizisyon tarafından sapkınlıkla yargılandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katolik liderler hepimizin kilisede birleşmesini tavsiye ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Roma Katolik Kilisesi'ne bağlanmaya söz vermeleri gerekiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen katolik misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kolombiya'da Katolik gelenekleri hakimdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir katolik lisesine gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O dindar bir Katolik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir katolik okuluna gittim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tek kutsal, katolik ve apostolik kiliseye inanıyor musunuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun Katolik, Budist ya da Müslüman olması umurumda değil. Bütün umurumda olan onun arkadaşlığıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu bir Yahudi mi yoksa Katolik incili mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Katolik olarak yetiştirildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katolik olmak seni benden daha iyi yapmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un annesi dindar bir katolik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary Katolik olarak yetiştirildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir katolik evde yetiştirildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katolik rahipler bekârlık uygularlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir katolik olmaktan gurur duyar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Gabriela Katolik Kilisesi'nde evlendiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katolik Kilisesi toplum üzerinde güçlü bir etkiye sahipti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary bir Katolik kilisesinde evlendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fadıl çocuklarını bir katolik okuluna gönderdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Katolik kilisesi, Fadıl'ın hayatındaki en önemli şeydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Filipinler ağırlıklı olarak Katolik bir ülkedir.
"Sen bir Katolik misin yoksa bir Protestan mısın?" "Ben bir ateistim." "Evet, ama siz bir Katolik ateisti mi yoksa bir Protestan ateisti misiniz?"
Ben Katolik oldum.
Tom, Katolik okuluna gitti.
Katolik İncil, Protestan İncil'deki her şeyi ve diğer birkaç kitabı içerir.
Sen Katolik değil misin?
Katolik Kilisesi prezervatif kullanımına göz yummamaktadır.
1632'de Galileo, Dünya'nın Güneş'in yörüngesinde döndüğünü söyleyen bir kitap yayınladı. Katolik Kilisesi onu tutukladı ve yargıladı.
Tom bir Katolik okuluna gitti.
Katolik bir ailede yetişen Sami 27 yaşında Müslüman oldu.
Notre Dame Katedrali Katolik dünyasının sembol yapılarındandı.
Katolik bir ailede yetiştim.
Beni tanıyanlar Katolik olduğumu bilirler.
Ne zaman Katolik oldun?
Bu bir Katolik hastanesi.
İyi bir Katolik çocuktum.
İyi bir Katolik oğlandım.
Katolik rahipler başlarının üst kısımlarını tıraş ederlerdi.
Katolik okullarına gittim.
Katolik bir aileden geliyorum.
Katolik Kilisesi'nde vaftiz edildim.