Lernen Sie, wie man karmaşık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Dil bilgisi çok karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern finans giderek karmaşık ve sofistike hale geliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Günün sosyal sorunları gittikçe daha karmaşık olma eğilimindedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsan karmaşık bir organizmadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben resimde bazı karmaşık desenler görebiliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O meseleleri daha karmaşık hale getirecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların iletişimi düşündüğümüzden çok daha karmaşık olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fabrika birçok karmaşık makineleri kullanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Vahşi hayat çok basit ve toplumlarımız çok karmaşık makine!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne kadar karmaşık?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, çok karmaşık bir makinedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilgisayar karmaşık bir makinedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimya çok karmaşık olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beyin sadece karmaşık bir makinedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Karmaşık bir sorunum var bunu seninle tartışmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu hikaye çocuklar için çok karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Açıklama çok daha karmaşık olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eva, Romer'in ofisine çıkan merdivenlere tırmandı, merdiven boşluğundaki karmaşık kokuyu analiz etmeye çalıştı - mantar ve kurum, eski birikmiş toz ve küf arasında bir karışım olduğuna karar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fakat medeniyetler daha karmaşık hale gelirken, daha iyi iletişim metotları gerekliydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İki ülke arasındaki ticaret karmaşık olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Açıklama gerçekte bundan biraz daha karmaşık, ama sen özü anladın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gramer çok karmaşık bir şey.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilgisayarlar karmaşık makinelerdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hayat her zaman daha karmaşık olacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Otoyollar karmaşık olsa bile onlarda bile bir mantık var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Karmaşık değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dilim çok karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun karmaşık olabileceğini düşündüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary'nin çok karmaşık bir ilişkileri var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bunun hepsi çok karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu karmaşık oluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok karmaşık mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu karmaşık bir sorun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çok karmaşık bir sorun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O oldukça karmaşık bir sorun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Karmaşık bir durumla karşı karşıyayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Maalesef bu ondan biraz daha karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok karmaşık bir durum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu karmaşık bir dünya.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu, ekipmanın çok karmaşık bir parçası.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Herkesin hayatı karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Durum çok karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu biraz karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sorun karmaşık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O karmaşık mıydı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O karmaşık mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu gerçekten çok karmaşık mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sevgi neden bu kadar karmaşık.
Bu karmaşık bir konu.
Kolayca anlaşılması için bir cümle gereksiz yere karmaşık olmamalı.
Sadece bunun karmaşık olduğunu söylüyorum.
Bu ne kadar karmaşık olabilir?
O, inanılmaz derecede karmaşık.
Kopernik zamanında birçok gök bilimci,1000 yıldan daha fazla süre önce Yunan gök bilimci Batlamyus tarafından geliştirilen teoriye inanıyordu. Batlamyus'a göre Dünya evrenin merkeziydi ve hareketsizdi. Batlamyus, diğer bütün gök cisimlerinin Dünya etrafında karmaşık bir düzende hareket ettiğine inanıyordu.
O aslında oldukça karmaşık.
Bu hiç karmaşık değil.
Çok karmaşık olmamalı.
Bu son derece karmaşık bir süreç.
Planı karmaşık ve pahalı olduğundan, muhtemelen uygulanmayacak.
Çok sıkıcı olduğunu düşündüğü Avrupa dillerinden sinirlenen Christopher Columbus Columbian dilini icat etti, öyle karmaşık bir dildi ki onu sadece o konuşabildi.
Hayat bazen istediğimden daha karmaşık.
Dil bilgisi çok karmaşık bir şeydir.
O karmaşık.
O karmaşık görünüyor.
Bu karmaşık değil.
Beynin karmaşık bir yapısı vardır.
Bu durum karmaşık.
Cevap karmaşık.
Arapça karmaşık değil.
O çok karmaşık görünüyor.
Bu şeyler karmaşık.
Bunlar karmaşık konular.
O anlamak için biraz karmaşık.
Bu karmaşık bir soru.
Bu son derece karmaşık bir soru.
İnsanlar karmaşık organizmalardır.
Sorun daha karmaşık oldu.
Tom'un karmaşık duyguları vardı.
Öğretmen, sınavın muhtemelen karmaşık olacağı konusunda bizi uyardı.
Bu gerçekten karmaşık görünüyor.
Bu benim için biraz fazla karmaşık.
Çok karmaşık konularla ilgileniyorduk.
Bu o kadar karmaşık değil.
Fiziksel dünya olayların karmaşık ağıdır ve hiçbir şey tek bir sebeple gerçekleşmez.
Dünya'nın güneş çevresindeki yörüngesindeki hareketi birçok karmaşık fizik yasasına uyar.
Dünya çok karmaşık.
Tom'un açıklaması çok karmaşık.
Bu gerçekten karmaşık bir sorun.
Bu çok karmaşık değil.
O kanji çok karmaşık, ben onu okuyamıyorum.
O kadar da karmaşık değil.
Ev ödevi o kadar karmaşık ki sınıftaki hiç kimse onu bitirmedi.
Bu form biraz karmaşık görünüyor. Onu doldurmama yardım et.
Bu o kadar karmaşık olmak zorunda değil.
Bu ne kadar karmaşık olabilir ki?
Konular zaten karmaşık.
Bu çok karmaşık bir sistem.