Lernen Sie, wie man kararlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 98 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
İngiltere'ye gitmek için kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu defa başarmak için kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom hâlâ kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kararlı görünüyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kararlı görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, kararlı bir kadın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yeterince kararlı değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sabırlı ve kararlı ol. Böyle şeyler zaman alır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok kararlı, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kararlı değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her zamankinden daha kararlı görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin yaptığı hataları yapmamaya kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kararlı olduğumu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom 2.30'a kadar raporu bitirmeye oldukça kararlı, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kararlı, değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça kararlı görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dövme yaptırmaya kararlı mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nazik ama kararlı ol.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen kararlı mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kararlı görünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir şey yapmak için kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un boyu ona oyunda kararlı bir avantaj verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç kimse benden daha kararlı değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne pahasına olursa olsun başarılı olmaya kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben kararlı, düzenli ve sorumlu bir kişiyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok kararlı bir adam.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hükümet terörizme son vermeye kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O ülkenin hükümeti atık kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz nerede olursa olsun bize yöneltilen teröre hızlı ve kararlı bir şekilde cevap yeteneğine sahip olacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary ile kararlı bir ilişki içinde olmak istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom inatçı ve kararlı bir kimse.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kararlı bir kişi değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kararlı bir biçimde "Hayır" diye yanıtladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary kararlı bir biçimde "Evet" diye yanıtladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her zamanki gibi kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu, ciddi ve kararlı çalışmanın sonucudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'ye intikamını almaya kararlı olduğunu söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ona duygularımı itiraf etmek için yeterince kararlı değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Mary'yi durdurmaya kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'ye yardım etmeye kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kilo vermeye kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Anne kararlı bir şekilde "Gilbert Blythe'ı asla affetmeyeceğim" dedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
"O zaman ben de Muhafazakarım" dedi Anne kararlı bir şekilde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Anne kararlı bir şekilde "Green Gables'ı satmamalısın" dedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Leyla yeni bir adam buldu ve onun gitmesine izin vermemekte kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çok kararlı görünüyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom onu yapmaya kararlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kararlı bir adamdır.
Tom, başkaları ile olan ilişkilerinde her zaman adil ve kararlı olduğundan dolayı iş dünyasında itibarlıdır.
Tom cezaevinde ölmemeye kararlı.
Tom kararlı bir ilişki içinde.
Tom, onun neden meydana geldiğini öğrenmeye kararlı olduğunu söyledi.
Tom ne olduğunu öğrenmekte kararlı olduğunu söyledi.
Tom, Mary'nin bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.
Tom, Mary'nin bunu yapmaya kararlı olduğunu söylüyor.
Tom, Mary'nin kazanmaya kararlı olduğunu söyledi.
Tom çok kararlı değildi.
Tom neden bunu yapmak için kararlı?
Tom bunu yapmaya kararlı olduğumu biliyordu.
Tom, bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.
Tom cevapları almaya kararlı.
Tom muhtemelen hâlâ bunu yapmaya kararlı olacak.
Tom gerçekten bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar kararlı görünmüyor.
Tom benim kadar kararlı değildi.
Tom kararlı bir çocuk.
Tom'un göründüğü kadar kararlı görünmüyorsun.
Tom'un onu yapmak için bu kadar kararlı olacağını düşünmemiştim.
Tom'un bunu yapmaya kararlı olduğunu biliyorum.
Tom onu yapmak için Mary'nin göründüğü kadar kararlı görünmüyordu.
Tom bunu yaptırmaya kararlı.
Bunu yapmaya kararlı gibi görünüyordun.
Tom bunu tekrar yapmaya kararlı.
Tom kazanmakta kararlı, değil mi?
Sence Tom bunu yapmaya kararlı mı?
Tom'un bunu yapmaya kararlı olduğunu düşünüyor musun?
Tom hâlâ bunu yapmaya kararlı.
Tom'un bunu yapmamaya kararlı.
Tom bana bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.
Tom kazanmaya kararlı görünüyor.
Durum hızlı ve kararlı hareket etmeyi gerektiriyordu.
Tom bunu yapmaya kararlı olabilir.
Koltuğunu bırakmamakta kararlı.
Hükümetin ekonomik düzeni kararlı bir şekilde ilerlemelidir.
Tom Boston'a gitmekte kararlı.
Tom bunu yapmaya çok kararlı.
Avrupa Birliği, birbirine daha bağlı ve daha etkin hale gelmelidir. Bunun başka yolu yok. Akıl, ancak makul insanlar birlikte kararlı bir şekilde hareket ettiğinde üstün gelebilir.
Kararlı olmalıyız.
Kararlı fakat dayatmasız tavrı öfkesini gizliyor.
Ancak Nikoliç devam etmekte kararlı.
Sürekli ve kararlı bir yasal reform.
Evi terk eden oğlunun adını anmamakta sonuna kadar kararlı.
Ne kararlı bir adam!
Ne kadar da kararlı bir adam!
Kendimi kararlı hissediyorum.