Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kara"

Lernen Sie, wie man kara in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Kara kedileri sever misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kurbağayı kara kurbağasından ayırt edemem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dayanamadığım şey, kara tahtada gıcırdayan tebeşirin sesidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Filler, dünyanın en büyük kara hayvanlarıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şehrin üzerinde kara bulutlar vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçek dost kara günde belli olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ak akçe kara gün içindir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazı insanların neden kara kedilerin uğursuz olduğunu düşündüğünü merak ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin kara biberi nereden alacağını bildiğini düşündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin yüzünü kara çıkarmak istemiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom yüzümü kara çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim yüzümü kara çıkarma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yağmur kara dönüştü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kara benziyor değil mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birkaç gün önce yaptığın gibi yüzümü kara çıkarma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şiddetli kara rağmen o geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jane ile partiye gitmek için söz verdim, ve onun yüzünü kara çıkaramam.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kara göründü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yağmur kara dönüşmeye başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uzun kara kış sonunda bitti ve yerini yumuşak ılıman bahara bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Arabası diz boyu kara gömüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yere kara yoluyla ulaşılamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir kurbağayı bir kara kurbağasından ayırt edemiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fil en büyük kara hayvanıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kara kedilerin kötü şans getirdiklerine inanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Afrika'ya bir zamanlar Kara Kıta denirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom yüzümü kara çıkardı ve ayrıca Mary'nin yüzünü de kara çıkardı
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir kara delik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yüzünü kara çıkarmayacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kara kedi uğursuzluk getirir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim sadık yarim kara topraktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana güvenmeyen kim varsa yüzü kara çıktığında bana bakmasın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kara listeye alınmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kara para aklıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Galaksinin merkezindeki çok büyük kara delik binlerce yıl bir gizem olarak kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şu kara bulutlar muhtemelen yağmur getirecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kara bulutlar toplanıyor. Yağmur yağacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir kurbağayı bir kara kurbağasından ayırt edemem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mahalle kara yolu ile ikiye ayrıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mahalle kara yoluyla ikiye ayrıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana şerefsizce kara leke sürmeye çalışan seni affeder miyim?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kara listeye alındı.

Galaksimizin merkezinde bir kara delik var.

Sen yüzümü kara çıkardın.

Kara ve güneşi görmek istiyorum.

Senin kara bir gözün var.

Hey, kara bak!

Kara gün için tasarruf edin.

Kara gün için para biriktirin.

Bu para kara gün içindir.

Kara gün için para biriktirmeliyiz.

Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.

(Senin) Davranışların ailemizin üzerine kara leke getirdi.

Kara haber tez yayılır.

Kara haber tez duyulur.

Baca kara duman püskürtüyor.

Tom'un bir kara yolu seyahatine gideceğini düşünüyordum.

O, kara yolu ile İtalya'ya gitti.

Yoğun kara rağmen o, istasyona kadar bütün yolu geldi.

O, kara gün için para biriktirdi.

Kara para aklamakla suçlandı.

Kara delikler çok yoğundur.

Öğretmen için kara tahtayı sildim.

Yüzünüzü kara çıkartmayacağım.

Tom, adını kara tahtaya yazılmış gördü.

Senin yaşın epeyce eski herhalde. Memlekette kara tahta kaldı mı? Artık yeşil ve beyaz.

Uranüs'ün kara, kaya parçaları şeklinde nesneleri içeren, on bir bilinen halkası vardır.

Tom Kara Cuma'da bir plazma TV satın aldı.

Benim bir kara ve bir ak itim var.

Benim bir kara bir de beyaz köpeğim var.

Sizin için kara elmas, kandan daha değerli değil mi?

Petrole kara elmas derler.

O, kendine yapılan zorbalık üzerine kara kara düşündü.

Bu sabah uyandığımda, yağmur kara dönmüştü.

Kara listede olanlar bence haklılar.

Afrika fili yeryüzünde en büyük kara memelisi.

Kara bulutlar yağmurun belirtisidir.

Kara bulutlar yağmur habercisidir.

Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.

Gökyüzü kara bulutlarla dolu.

Kara benzer.

Şu kara bulutlara bak. Yağmur yağacak.

En son ne zaman kara dokundun.

Kışın burada çok kara yağar mı?

Ben kara mizahı sevmiyorum.

Ben bir kara başlı ötleğenim.

Bir kara tahta, siyah olmak zorunda değildir.

Odamda büyük bir kara dul örümceği var!

Tom kara büyü uyguluyor.

Kara, dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 30'unu kapatır.

Karadeniz'in suyu gerçekten kara mı?

İngilizler, Baltimore'a karşı bir kara saldırısıyla başladılar.

Tom düşen kara baktı.

Tom pencereden dışarı düşen kara baktı.

Tom'un botları derin kara battı.

Hava, kara bulutlar ile kaplanıyor.

Kara Orman pastası doğal bir afrodizyaktır.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen