Lernen Sie, wie man kapısı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 96 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Ofisin kapısı sarıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Büronun kapısı sarı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yatak odası kapısı kapalıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Acil çıkış kapısı nerede?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu evlerinin ana kapısı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
UA 111 için biniş kapısı nerede?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların evinin giriş kapısı burasıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Japan Airlines 124'ün biniş kapısı nerededir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Japan Airlines 124 numaralı uçuşun biniş kapısı nerededir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un kapısı açıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un kapısı kapandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un odasının kapısı kapalıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Brandenburg Kapısı Almanya'daki en ünlü yerlerden biridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Japon arkadaşı otel kapısı önünde bana korku dolu gözlerle bakarken gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç kapısı olmayan bir ev görmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un ofisinin kapısı açıktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Asansörün otomatik bir kapısı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evin iki kapısı var: büyük ve küçük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un kapısı maviye boyanmış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu oda hiç kapısı yok gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ahır kapısı açıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bodrum kapısı bozuktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yatak odası kapısı neden kapalı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un ofis kapısı kapalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buzdolabı kapısı açıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dolap kapısı açılmayacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un kapısı açık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mutfak kapısı açıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bakın çocuklar, pencere ve hatta mutfak kapısı bile her ikisi de açık bırakıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un ofis kapısı açıktı ama hiçbir şey eksik bulunmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Giriş kapısı kilitli olduğu için biz eve giremedik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dolap kapısı sıkıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Araba kapısı uygun şekilde kapanmıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Toplantı odasının kapısı açık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu toplantı odasının üç kapısı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sahne kapısı nerede?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şey çalmadığım halde, mağazanın dedektörlü kapısı öttü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evin kapısı aralıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un kapısı kısmen açıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her nasılsa kadın araba kapısı ve özel araba yolundaki bir şey arasında sıkışmış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her iki garaj kapısı açıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buzdolabının kapısı açık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kiler kapısı bir patlama sesi ile açıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hava kilidinin iki kapısı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evin ön kapısı açıktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evin iki kapısı ve bir sürü penceresi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un kapısı açık değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Okul kapısı kapılı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un kapısı kapılı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yatak odası kapısı kapalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un kapısı kapalıydı ama kilitli değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un dairesinde bir ahır kapısı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gardırobumun dört kapısı ve iki aynası var. Adı, üç sesli harf ve bir ünsüz içeren bir İsveç şirketi tarafından üretildi.
Göğün kapısı açıldı.
Tom'un kapısı kilitli değildi.
Tom'un evinin ön kapısı kilitliydi ama arka kapı kilitli değildi.
Ofis kapısı açık olacak.
Büro kapısı açık olacak.
Tom'un ön kapısı açıktı.
Tom'un kapısı kilitli değil.
Tom'un kapısı kilitli.
Sami'nin çok kalın bir metal kapısı var.
Sami'nin kapısı açılmayacak.
Sami'nin kapısı açıldı.
Dün akşam bahçe kapısı açık kalmış.
Sokak kapısı pat diye açıldı.
Fabrika bir sürü insana ekmek kapısı oldu.
Sami'nin ön kapısı kilitliydi.
Ahır kapısı dikkatsizce kilitlenmeden bırakılmıştı.
Büronun kapısı sarı renklidir.
Türkiye, Avrupa'nın Orta Doğu'ya açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Türkiye, Çin'in Avrupa'ya açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Türkiye aynı zamanda İslam aleminin Avrupa'ya açılan kapısı.
Türkiye, Avrupa'nın İslam alemine açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Yeni sınır kapısı Limnitis kasabasında olacak.
Yine de fırsatlar kapısı açık görünüyor.
Bu işi kendine kazanç kapısı yaptı.
"Gerçekten çöple dolu" diyorlardı, öyle ki odanın kapısı açıldığında bambaşka bir evren ortaya çıkıyordu.
Restoranın sarı bir kapısı var.
Lokantanın sarı bir kapısı var.
Ben ilim şehriyim, Ali de onun kapısı.
Ben bilginin yurduyum, Ali de kapısı.
Ben hikmet eviyim, Ali de onun kapısı.
Ben bilgelik diyarıyım, Ali de kapısı.
Allah bir, kapısı bin bir.
Evin kapısı açıktı.
Arka bahçenin kapısı hafifçe açıktı.
Gömme dolabın kapısı sessizce kapandı.
Bir gömme dolap kapısı açıktı.
Çıkış kapısı sağda.
Onun kapısı kapalı.
Jonas'nın garaj kapısı açıktı.
Yatak odasının kapısı açıldı.
Neden müzenin kapısı kapalı?
Kömürlük kapısı neden kapalı?
Müzenin kapısı neden kapalı?