Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kalp"

Lernen Sie, wie man kalp in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sağlıklı bir insanın kalp atışlarındaki süre aralığı yaklaşık olarak 0,8 saniyedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalp çarpıntısıyla, o kapıyı açtı
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kardeşim orduya katılmak istedi ama bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hizmet etmek için uygun olmadığına karar verildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz, birbirlerimizle kalp-kalbe bir konuşma yaptık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir kalp cerrahı olmak için niteliklidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babam dün bir kalp krizi geçirdi fakat yakınlarda bir kliniğe sahip olduğu için şanslıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin çatının kenarında durduğunu gördüğü zaman neredeyse kalp krizi geçirmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un kolunda bir kalp dövmesi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir kalp krizi geçirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom geçen yıl bir kalp krizi geçirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir kalp krizinden öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un bir kalp pili var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un bir kalp hastalığı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jim kalp krizinden sonra, şeker alımını kesmek zorunda kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz Dr. Brown'ı Amerika Birleşik Devletleri'nde en iyi kalp uzmanı olarak görüyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bir kalp krizi geçirdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Karısının yeşil noktalarla kaplanmış yüzünü görünce kalp krizi geçirdi. Katil salatalığın bir kurbanı daha!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir kalp krizinden öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, kalp şeklinde küpeler taktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir kalp krizi geçirmişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Smith bir kalp krizinden öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom hiç kalp krizi geçirmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalp krizlerinin doğanın size öleceğinizi söyleme şekli olduğunu hep düşünürdüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her zaman bir kalp krizinin öleceğinizi size söylemenin doğal yolu olduğunu düşündüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir kalp krizi geçirecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalp yetmezliğinden aniden öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalp cerrahisinde en önde gelen otoritedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O kalp için kötü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim bir kalp pilim var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalp atışım hızlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Haftada bir ya da iki porsiyon balık yemenin kalp hastalığına yakalanma olasılığınızı azaltacağını duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her gün sebze ve meyve yiyen insanların kalp krizi geçirme olasılıklarının daha düşük olduğunu duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalp bir kastır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Neredeyse bir kalp krizi geçiriyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hayatımda onu gördüğüm zamanlarda öyle bir kalp çarpıntısı yaşadığımı hatırlamıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalp masajını biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Pinochet kalp sorunları nedeniyle hastanede kalıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Avokado, kalp hastalıklarının tedavisinde çok kullanılan kimyasal bir bileşik olan beta-sitosterol'un potansiyel bir kaynağıdır.

Tom açık kalp ameliyatı oldu.

Çok fazla yağ yemek kalp hastalığına sebep olmalı.

Tom az önce bir kalp krizi geçirdi.

Yanı başında onun için atan bir kalp var.

Tom'un kalp sorunları var.

Kalp kırmayın ve merhametli olun derim ben.

Kalp kırmamaya ve insanları dinlemeye gayret ediyorum.

Sevişmenin değil kalp kırmanın kötü olduğunu anlıyorum.

Bilerek kalp kırmadığımın ne zaman farkına varacaksınız?

O, kalp rahatsızlığından operasyon geçiriyor.

Kazara olur, bir kalp atışında, bir tek çakan, çarpan anda.

Tom'un açık kalp ameliyatına ihtiyacı var.

Kalp kırmak istemem.

Kalp hastalığı vardı.

Kalp vakfına sadaka verdi.

Kalp kırgınlığını tedavi edemem.

Bir kalpte üzüntü varsa, o kalp benim kalbimdir.

Onun kalp hastalığı var.

Tom, kalp krizi geçirmesini umduğum en son kişidir.

O bir kalp krizi yaşıyor gibi görünüyordu.

Hiç kalp krizi geçirdin mi?

Kalp sorunlarım var.

İyi bir kafa ve iyi bir kalp her zaman müthiş bir kombinasyondur. Fakat buna bir okuryazar dil ya da kalem eklediğinizde, o zaman çok özel bir şeyiniz vardır.

Açık kalp ameliyatı laparoskopik girişime izin veriyor.

Dr. Jackson Avustralya'daki en iyi kalp uzmanlarından biridir.

Tom hafif bir kalp krizi geçirdi.

Tom'un dedesinin kalp krizinden öldüğünü biliyor muydun?

Kalp hastalıklarından muzdarip insanların sayısı yükselişte.

Göğüs içinde, kalp ve akciğerler vardır.

Tom senin geçen yıl bir kalp krizi geçirdiğini söyledi.

Tom hâlâ kalp ameliyatını atlatıyor.

Tom kalp krizi geçiriyor.

Sadece bir kalp krizi geçirdin.

Bir kalp nakline ihtiyacın ar.

Bir kalp krizi çoğunlukla mavi gökyüzünden gelen bir şimşek gibi gelir.

Benim bir kalp sorunum var.

3 Aralık 1967 tarihinde, Doktor Barnard ilk insan kalp naklini gerçekleştirebildi.

Alkolle ilgili ölümün dört ana nedeni vardır. Araba kazalarından ya da şiddetten yaralanma biri, karaciğer sirozu, kanser, kalp ve kan sistemi gibi hastalıklar diğerleri.

Uyku yoksunluğu kalp krizi riskini artırır.

Sağlıklı bir şekilde yemek yemek kalp hastalığını önlemeye yardımcı olabilir.

Doktor ona eğer zayıflamazsa onun başka bir kalp krizi riskini artıracağını söyledi.

Sizin dilinizde "kalp" "ağrı" ile kafiyeli mi?

Kalp yaralarını iyileştirmek zaman alır.

Onun atı kalp krizi geçirdi.

Atı kalp krizi geçirdi.

Kalbimin derinliklerinde bir ateş var - tutuşan bir kalp.

O, çarpışmada ölmedi, aslında kazadan önce bir kalp krizi geçirdi.

Üç kalp krizi atlattı.

Ölüm sebebi ani kalp durmasıydı.

Tom bir kalp krizinden muzdaripti ve ambulans beklerken neredeyse ölüyordu.

Kalp atışını dinliyorum.

Kalp atışınızı dinliyorum.

Kalp krizi geçireceğim.

John'un babasının bir kalp krizinden dolayı öldüğünü biliyor musun?

John'un babasının bir kalp krizinden dolayı öldüğünü biliyor musunuz?

Neredeyse kalp krizi geçiriyordum.

Cümleyi favorilerinizden çıkarmak için siyah kalp butonuna basın.

Tansiyon kalp hastalığının ana kaynağıdır.

Bir cümleyi favorilerinize eklemek için beyaz kalp butonuna basın.

Tom'un kalp sorunuyla ilgili bir geçmişi var mı?

Tom kalp doktorudur.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen