Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kalmak"

Lernen Sie, wie man kalmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Bir gece daha kalmak istiyorum. Mümkün mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burada daha uzun kalmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Alain çocukluğuna bağlıdır, her zaman doğum yerinde kalmak istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Daha uzun kalmak zaman kaybıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bunda anonim kalmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu gibi durumlarda sakin kalmak en iyisidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bütün gün yatakta kalmak zorunda kaldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir hafta boyunca hastanede kalmak zorunda kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Evde kalmak sıkıcıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Akşam yemeğine kalmak ister misiniz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hasta olma sana en azından evde kalmak ve film izlemek için mükemmel bir bahane verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Canım bügün evde kalmak ve bir şey yapmamak istiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece sessiz kalmak zorundasın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir kriz anında sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek gereklidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sonuna kadar kalmak zorunda değilsiniz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Japonya'da ticari bir otelde kalmak daha az pahalıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hangisini tercih edersin, bir sinemaya gitmek ya da evde kalmak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bugün evde kalmak zorunda mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un gerçekten yapmak istediği evde kalmak ve televizyon izlemekti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Canın dışarı çıkmak istiyor mu? Pekala çıkamazsın; Çocukla birlikte her zaman burada kalmak zorundasın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bir süre yatakta kalmak zorunda kaldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom hayatta kalmak için ne gerektiğini anlıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom amacının geç kalmak olmadığını söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom üç hafta boyunca hastanede kalmak zorunda kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un niyeti o kadar geç kalmak değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bu gece adamlarla içmek için dışarı çıkamaz. O evde kalmak ve annesine bakmak zorunda.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ve Mary çocukların iyiliği için evli kalmak zorundalar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben bir gece kalmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin kalmak için eve geri döndüğünü duyduğunda kulaklarına güçlükle inandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'ye yardımcı olmak için evde kalmak zorunda değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben burada kalmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben evde kalmak zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O yatakta kalmak zorunda kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Evde kalmak eğlenceli değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burada kalmak güvenli midir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burada kalmak daha güvenlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yalnız kalmak istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burası kalmak için çok sıcak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Evde kalmak zorunda değilsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom geç kalmak istemiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Artık kalmak istiyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, kuzeni ile birlikte kalmak için gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fırtınadan dolayı evde kalmak zorunda kaldık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hastanede kalmak zorunda mıyım?

Orada kalmak için onun nedenleri var.

O kalmak için buradadır.

Tam burada kalmak daha güvenlidir.

İçeride kalmak için çok güneşli.

Formda kalmak için ne yaparsın.

Bütün gün evde kalmak zorundaydılar.

Burada kalmak için nedenimiz yok.

Bu gece burada kalmak istiyoruz.

İki gün yatakta kalmak zorunda kaldım.

Orada iki gün daha kalmak istedim.

Laurie pizzayı çok sevmesine rağmen zayıf kalmak ister.

Zayıf kalmak için Laurie'nin uyguladığını sen de uygulamalısın.

Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.

Gitmek ya da kalmak senin kararın.

Tom bir hafta hastanede kalmak zorundaydı.

Sadece yalnız kalmak istediklerini söylediler.

Tom seninle dövüşmek zorunda kalmak istemiyor.

Şiddetli havalarda, evde kalmak en iyisidir.

Bu sabah çok erken kalmak zorunda mıydın?

Adaptasyon hayatta kalmak için anahtardır.

Niçin bu sıcakta Londra'da kalmak zorundasın?

Kalmak istiyorum.

Kalmak için çekinmeyin.

Tam havasına girerken, bir trafik kazasının içindeydim ve iki ay hastanede kalmak zorunda kaldım.

Her iki erkek kardeşin bekar kalmak için ileri sürdüğü neden onların hem uçaklara hem de bir eşe bakamayacaklarıydı.

Ne zaman bir kütüphane görsem; gönlümden hep gidip içindeki her şeyi okuyana kadar orada kalmak geçer.

Ama sonuna kadar kalmak zorunda değilsiniz.

Hangi odada kalmak istersiniz?

Genç olmak, okula gitmek zorunda kalmak demektir.

Sanırım kalmak istiyorum.

Anonim kalmak istiyorsun.

Tom kalmak istemedi.

Kalmak istemiyorum.

Tom'a yardım etmek için arkada kalmak zorundaydım.

Tom'la özel olarak konuşabilmek için arkada kalmak zorundaydım.

Evde kalmak için zorlandım.

Arkada kalmak zorundaydım.

Tom kalmak zorunda.

Barıştıysak eğer, artık yalnız kalmak hoşuma gitmiyor.

Her daim genç kalmak güzel olur.

Kalmak zorundayız.

Ben daima senin yanında kalmak isterim.

Kalmak ve izlemek istiyorum.

Bu konuda anonim kalmak istiyorum.

Sessiz kalmak için akıllı olabilirsin.

Kalmak isteyenler kalabilirler.

Eve gitmek ve ofiste işte kalmak arasında tereddüt etti.

Olduğumuz gibi kalmak istiyoruz.

Sessiz kalmak için Dasein'in söyleyecek bir şeyi olmalı.

Sessiz kalmak amaçsız konuşmaktan daha iyidir.

Gerçekten burada kalmak istemiyorsun, değil mi?

Sessiz kalmak ve bir aptal olarak düşünülmek bütün şüpheyi açıkça konuşmak ve gidermekten daha iyidir.

Tom, seninle kalmak istiyorum.

Evde kalmak istiyorum.

Geç kalmak istemeyiz.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen