Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "kalacak"

Lernen Sie, wie man kalacak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Acil internet girişi olan bir çevre yaratmazsak, bizim şirketimizde geride kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İstasyona gitmek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, bir gün yaptığının hesabını vermek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Seçilmiş olanlar kapsamlı tıbbi ve psikolojik testlerle yüzleşmek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bizden biri gitmek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom binadan ayrılmak zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gece için kalacak bir yere ihtiyacımız var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım sonunda Tom parasız kalacak ve eve geri gitmek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalacak bir yerin var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, bir arkadaşının evinde kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O birkaç hafta Tokyo'da kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Evde kalacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oraya gitmek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım o geç kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uzun kalacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, bir silah olmadan yapmak zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım onlar geç kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu tecrübe sonsuza kadar hafızamda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz kalacak bir yer bulamazsak dışarıda kamp kurmak zorunda kalacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, büyük ihtimalle geç kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Muhtemelen geç kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Muhtemelen okula geç kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herkes için yemek pişirmek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Büyük olasılıkla o geç kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Orada uzun süre kalacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Büyük olasılıkla geç kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kendi geçimini kazanmak zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hafta sonu boyunca orada kalacak mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarın erken kalkmak zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Japonya'da ne kadar süre kalacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Junko bu gece matematik çalışmak zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tren yirmi dakika geç kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Güçlü hayatta kalacak ve zayıf ölecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sergi bir ay daha açık kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu şiiri Shakespeare'in yazıp yazmadığı muhtemelen bir sır olarak kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşk hayatta kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar hayatta kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kedin hayatta kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, hayatta kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom beklemek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Altı kişi için kalacak yere ihtiyacımız var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu deneyim her zaman belleğimde kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hava birkaç gün soğuk kalacak
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O dürüst bir adam ve her zaman öyle kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun cesareti anılarımızda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir sır olarak kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İnterlingua sizin için sadece bir fantezi metafor olarak mı kalacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, gelecek salı Royal Otel'de kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gizem bir sır olarak kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalacak bir yere ihtiyacım var.

Sanırım Tom tekrar geç kalacak.

Geç kalacak mıyız?

Tom evde kalacak.

Tom Boston bölgesinde kalacak.

Sana kalacak yer sağladığıma sevindim.

Birisi sonunda Tom'a anlatmak zorunda kalacak.

Tom tıbbi bakım almak zorunda kalacak.

Tom geç kalacak.

Her şey sterilize edilmek zorunda kalacak.

Her şey gitmek zorunda kalacak.

Tom nerede kalacak?

Bu beklemek zorunda kalacak.

Kalacak bir yere ihtiyacın var mı?

Yemin ediyorum sadece birbirimizin arasında sır olarak kalacak.

Tom büyük bir olasılıkla geç kalacak.

O, 5 gün kalacak.

Dördümüzün de içinde hep bir çocuk kalacak.

Bu gece kalacak bir yere ihtiyacımız var.

Tom'un kalacak bir yere ihtiyacı var mı?

Kalacak hiçbir yerim yok.

Kalacak bir yer arıyoruz.

Beş altı gün kalacak.

Henüz ev bulamadığı için, bir süre bizde kalacak.

Bu kadın daha ne kadar kalacak?

Tom derse geç kalacak.

Tom burada kalacak.

Burada Rio'da kalacak mısın?

Tom Mary ile konuşmak zorunda kalacak.

Tom para biriktirmeye başlamak zorunda kalacak.

Tom daha çok çalışmak zorunda kalacak.

Tom hastaneye gitmek zorunda kalacak.

Tom muhtemelen gelecek hafta Boston'a gitmek zorunda kalacak.

Tom muhtemelen akşam yemeği için geç kalacak.

Tom muhtemelen akşam yemeğine geç kalacak.

Emily bizimle kalacak.

Tom bizimle ne kadar kalacak?

Tom Boston'da ne kadar kalacak?

Bay Mailer yarına kadar burada kalacak.

Kalacak mısın, Tom?

Tom yarın çalışmak zorunda kalacak.

Mary'nin uzun süre burada olmayacağına söz veriyorum. Onun sadece birkaç gün kalacak bir yere ihtiyacı var.

Beklemek zorunda kalacak mıyız?

Çevreyi korumak için herkes katkıda bulunmak zorunda kalacak.

Bizimle kalacak mısın?

O seni unutmak zorunda kalacak.

Zaten kalacak bir yerin olduğunu düşündüm.

Onlara söylemek zorunda kalacak mısın?

Bu gece kalacak bir yerin var mı?

Tom birkaç gün bir arkadaşının evinde kalacak.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen