Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "itiraz"

Lernen Sie, wie man itiraz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

O benim dün dışarı gitmeme itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O en ufak bir şeye darılıyor, ona söylediğimiz yaklaşık her şeye itiraz ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz itiraz ettik ama o yine de dışarı gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Planına itiraz etmeyeceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben çalışmak için dışarı gitmene itiraz etmiyorum fakat çocuklara kim bakacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Karının itiraz etmesi şaşırtıcı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Amacım önerine itiraz etmek değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, planımıza itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazıları Tom'un fikrine itiraz ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim fikrime itiraz ediyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, benim sigara içmeme itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazıları onun fikrine itiraz ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Planınıza itiraz etmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazı delegeler itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kızlar planımıza itiraz ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar yeni kurallara itiraz ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun oraya yalnız gitmesine itiraz ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ebeveynlerim oraya yalnız gitmeme itiraz ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O itiraz etmeye çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hesabı ödemeye itiraz ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jane bizim kararımıza itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uçakla seyahat etmeye itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun faturayı ödemesine itiraz ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hepsi onun önerisine itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım planımıza itiraz edecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babam evliliğimize itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herkes evet oyu verdi. Kimse itiraz etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yurt dışına gitmene itiraz edecektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Karısının dışarıda çalışmasına itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir çocuk gibi davranılmaya itiraz ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir çocuk gibi davranılmaya itiraz ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ebeveynlerim yurt dışında eğitim yapmama itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bir çocuk gibi davranmasına itiraz ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annem yarı zamanlı çalışmama itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom bir çocuk gibi davranılmasına itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onunla gitmek istersen, itiraz etmem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Köydeki çoğu insan plana itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom itiraz etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom itiraz etti mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu plana itiraz etmeliyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herhangi bir itiraz var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şu ana kadar anlattıklarımıza itiraz eden birini görmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom itiraz edebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç itiraz olmadığı için onlar plan ile devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç itiraz yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç itiraz var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben buna itiraz etmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom itiraz edecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Jack, Mary'nin Tom'u kendi elleriyle öldürmesini istedi ama Mary henüz hazır olmadığını söyleyerek itiraz etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir itiraz mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, mahkemedeki suçlamalara itiraz etmemeye karar verdi.

Kimse itiraz etmedi.

Eğer itiraz yoksa şimdi toplantıyı kapatacağız.

Buna itiraz edemem.

Savunma avukatı hemen itiraz etti.

Buna kim itiraz edebilir?

Ben işleri kendi tarzımla yaptığımda sen her zaman itiraz ediyorsun.

Bana gelince, ben sizin bakış açınıza itiraz etmiyorum.

Tom'un buna itiraz edebileceğini düşünmüyor musun?

Tom ona itiraz etti.

Annem puro içenlere itiraz eder.

Annen muhtemelen sizin dağa tırmanışınıza itiraz edecektir.

Davalı bir üst mahkemeye itiraz edecek.

Tom bizim planımıza itiraz etti.

Onun planına itiraz etmememi rica etti.

O en küçük ortak paydaya itiraz etmeye çalışıyor.

Ona itiraz etmiyorum.

Buna itiraz ettim.

Ben itiraz etmedim.

İstifasını şirket politikasına itiraz ederek sundu.

Tom değişime itiraz etti.

Tom para üstüne itiraz etti.

Bunu itiraz etmeden kabul edecek değilim.

Eğer itiraz etmezsen bir parça ısırırım.

Tom yargıya itiraz edecek.

Karara itiraz edildi.

Tom, cezanın ertelenmesine itiraz ettiğini söyledi.

Annem benim Orta Doğuya gitmeme itiraz etti.

Böyle yapsak herhangi birinin itiraz edeceğini düşünüyor musun?

Tom bunu yapmama itiraz etti.

Tom itiraz etmeyecek.

Sami o karara itiraz ediyor.

Sami ona itiraz etmedi.

Tom'un itiraz etmeyeceğini biliyordum.

Tom'un buna itiraz etmeyeceğine eminim.

Hakem kendisine itiraz eden Ali'ye sarı kart gösterdi.

Anadoluspor itiraz için tahkime başvurdu.

Kim buna itiraz edebilir?

Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada karara itiraz edileceği belirtildi.

Tom itiraz etti.

Bu bir itiraz mı?

Ali karara itiraz etti, ama hakem hiç oralı olmadı.

Plana itiraz ettim.

Çocuk muamelesi görmeye itiraz etti.

Planda itiraz ettiğiniz temel noktalar neler?

Savunma makamı karara itiraz edeceğini belirtti.

Tam olarak itiraz ettiğini noktalar neler? Sizce yasanın olumlu yönleri de var mı?

Oktar'ın karara itiraz hakkı bulunuyor.

Eski liderin cezaya itiraz etme hakkı var.

Şirket, karara itiraz edeceğini bildirdi.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen