Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "insanın"

Lernen Sie, wie man insanın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Birçok insanın ölümü, sigara içilmesinden kaynaklanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Büyük bir insanın arkadaşlığı tanrılardan bir lütuftur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, çoğu insanın en fazla tapındığı paradır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir insanın gecede sadece iki saatlik bir uyku ile yaşayıp yaşayamayacağını merak ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir insanın kalbi yaklaşık yumruğu kadar büyüktür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir insanın değeri, onun neye sahip olduğuna değil, ne olduğuna bağlıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her insanın yapacak bir görevi vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir köpeğin dışında, bir kitap insanın en iyi arkadaşıdır. Bir köpeğin içinde, okumak için çok karanlıktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir grup insanın bizimle birlikte su kayağına gideceğini düşünmüştüm. Fakat kesinlikle başka hiç kimse gelmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir köpek bir insanın koşabildiğinden daha hızlı koşabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Köpekler insanın en yakın arkadaşlarıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Köpeğin insanın en iyi arkadaşı olduğu söylenir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Köpek insanın en iyi arkadaşıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sağlıklı bir insanın kalp atışlarındaki süre aralığı yaklaşık olarak 0,8 saniyedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Acı çekmek insanın kaderidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir insanın hayatında beş trajedi vardır. Ne yazık ki, onların hangileri olduğunu bilmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir insanın asla pişman olmayacağı tek şey onun hatalarıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Maruyama Parkı pek çok insanın toplandığı bir yerdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir gecede sadece iki saatlik uykuyla bir insanın yaşayabilip yaşayamayacağını merak ediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tanrı rüzgarı sağlar, ama insanın yelkenleri yükseltmesi gerekir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom birçok insanın sonradan görme insanları küçümsediğini Bay Ogawa'dan öğrendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kanadalı yetkililer, her insanın malzemelerini tarttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ateşin kullanılması insanın en büyük icadı olarak kabul edilmektedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom insanın içine işleyen bir şey olmak üzere olduğu hissini atlatamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok insanın hiç evleri yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Daha fazla insanın zamanını ve parasını bağışlamasına acil bir ihtiyaç vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok insanın aylığından tatmin olduğunu söyleyebileceğini sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Muvaffak olmak her insanın arzusudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Muvaffakiyetsizleşmek ise ancak insanın kendi hatarı nedeniyle gerçekleşir, nazarla filan değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok insanın zevk aldığı kış sporlarından bir tanesi kayaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gece birçok insanın uyuduğu zamandır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok insanın iki arabası var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her insanın kendi güçlü noktaları vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir hata bir insanın hayatına mâl olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir robot bir insanın yapabileceğinden daha çok iş yapabilir.

Çevremizdeki çok sayıda insanın silahı var.

Tom birçok insanın sağlıklı bir diyet dediğini yedi.

Çok sayıda insanın top parkına doğru aceleyle gittiğini gördüm.

Bir insanın konuşmaya ihtiyacı var.

Cennet ve cehennem sadece insanın kalbinde bulunur.

Hüzünlenmeyi seviyorum. Çoğu insanın üzücü duygudan kaçmaya çalıştığını biliyorum. Fakat sanırım bu yanlış.

Tom Amerika'daki birçok insanın niçin beyzbolun futboldan daha ilginç olduğunu düşündüklerini merak etti.

Dünyada insanın çok fazla alıp veremeyeceği tek şey sevgidir.

Bir insanın mutluluğu neye sahip olduğuna değil, kendisinin ne olduğuna bağlıdır.

Bir insanın güzelliği çevresindekilere olan iyi davranışlarıdır.

Ciddi bir hastalıktan dolayı, o birçok insanın yapabildiği gibi vücudunu hareket ettiremiyor.

Bir sürü insanın yaralandığını gördüm.

Fransızca öğrenme birçok insanın düşündüğünden daha fazla zaman alır.

Bir insanın başka bir insana şans vermesi kadar aşağılayıcı bir durum var mı?

Şımarık olmak insanın doğasında var mı?

Ben hangi insanın düşüncesini önemsemiyorum?

Ben Allah'a inanıyorum fakat insanın çabalayıp güzel şeyler gerçekleştireceğine de inanıyorum.

İmkanları iyileştirmek insanın elinde değil midir?

Ben sizin yardımınızla değil kendim bir insanın kalbini kazanmak istedim.

Yakacağı olmayan insanın en kıymetli eşyası odun ve kömürdür.

Aç insanın en kıymetli malı yiyecektir.

Ayarlanmış dostluklar, sahte sevgiler, yapmacık davranışlar insanın midesini kaldırmaz mı?

Bu tip konular insanın bilgi sınırlarının ardındadır.

Bir insanın katlanabileceğinden daha fazla acıya katlandım.

Tom birçok insanın hoşlanmadığı adam türüdür.

Bilimsel bilginin her artışıyla insanın kötülük için gücü iyilik için gücü gibi aynı oranda artırılır.

Her insanın hataları vardır.

Köpek insanın en iyi dostudur.

Köpekler insanın en iyi dostudur.

Köpekler insanın en iyi dostlarıdır.

Tom ekonomi hakkında birçok insanın bildiğinden daha çok biliyor.

İnsan insanın kurdudur.

Kör bir insanın işitme duyusu genellikle çok keskindir.

Bir insanın dövüşmesi gereken zamanlar vardır.

Bir insanın sevgisinden emin olamam bunu sen başardın.

Cennet ve Cehennem olgusu insanın ahlaki yapısı üzerinde etkili midir?

Papağan bir insanın sesini taklit edebilir.

Her insanın yaşamına çok değer vermelisin.

Birçok insanın bu kitabı birden çok kez okumak isteyeceğini düşünemiyorum.

Bir insanın sevgisine ihanet etmemelisiniz.

Çoğunlukla bir insanın nereden geldiğini konuşmasından anlayabilirsin.

Çoğu insanın karşılaştığı biriyle karşılaştı.

Çoğu insanın onunla bir sorunu yoktur.

Aile kurumunun yok olmakta olduğu, milyonlarca insanın seks partneri aradığı, cinsel ve parasal ahlaki çöküntü içinde bulunan bir şehirde yaşıyorum.

Dinlerin temelinde; insanın doğa karşısındaki çaresizliği yatıyor.

İkinci Dünya Savaşı, 70 milyondan fazla insanın hayatına mal oldu.

Her insanın kendini savunma hakkı var.

İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Aşk, insanın sahip olmadığını vermektir.

Her insanın bir zaafı vardır; ama her insanın bir üstün tarafı da vardır.

Hiçbir şey, bir insanın hayatını hapiste geçirmesine değmez.

Bu yer insanın içini karartıyor.

Tom birçok insanın olduğunu düşündüğü kadar toy değil.

Bir insanın on parmağı vardır.

Bir şey yaptırmak istiyorsan bunu meşgul bir insanın yapmasını iste.

Sanırım birçok insanın olduğunu düşündüğünden çok daha zenginsin.

Her şey insanın ellerinde. Bu yüzden onları sık sık yıka.

Bir sürü insanın yardımımıza ihtiyacı var.

Birçok insanın önünde bir konuşma yaptı.

Bir grup insanın bizimle su kayağına gideceğini düşündüm ama kesinlikle başka hiç kimse gelmedi.

Bir insanın kulonlanabilip kulonlanamayacağını merak ediyorum.

Yetmiş ya da seksen yıl bir insanın normal yaşam süresidir.

Akademik dolandırıcılık, çoğu insanın düşündüğünden muhtemelen daha yaygındır.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen