Lernen Sie, wie man ilgilenmek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Tom sorunla ilgilenmek için isteksiz görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'la ilgilenmek ara sıra zor olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un o tür bir sorunla ilgilenmek için yeterli deneyimi yoktu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla ilgilenmek zorunda kalacaksın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom şu anda bu sorunla ilgilenmek istemiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şimdi canım Tom'la ilgilenmek istemiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni sorunla ilgilenmek için tuttular.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu tür sorunla ilgilenmek için eğitildim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu pis bir iş, onunla ilgilenmek istemiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şimdi bununla ilgilenmek istemiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu konuyla ilgilenmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlarla ilgilenmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla ilgilenmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlarla ilgilenmek zorunda kaldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla ilgilenmek zorunda kaldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bununla tek başına ilgilenmek zorunda kalacaksın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biri Tom'la ilgilenmek zorunda.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Komşu çocuklarıyla ilgilenmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz gitmeden önce seninle ilgilenmek zorunda olacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bununla ilgilenmek zorunda kalacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
En kısa sürede bu sorunla ilgilenmek zorundayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir köpekle ilgilenmek istemiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ne olduğuyla ilgilenmek istemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evde kalıp Tom'la ilgilenmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen onlarla ilgilenmek için söz verdin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şimdi bu sorunla ilgilenmek zorunda olmamalıyız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'la kişisel olarak ilgilenmek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir şeyle ilgilenmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben sadece seninle ilgilenmek istedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gezegenle ilgilenmek zorundasınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benimle ilgilenmek istediğini söyledin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yarın onunla ilgilenmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yakında onunla ilgilenmek zorundayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu akşam ilgilenmek zorunda değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babası bir belediye başkanıydı ama o siyasetle ilgilenmek istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben iş stratejisi ile ilgilenmek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz onunla ilgilenmek zorundayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şu andan itibaren, kendinle ilgilenmek zorunda olacaksın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biz sadece onunla ilgilenmek zorundayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hükümet finansal sorunla ilgilenmek zorunda kalacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Durumla ilgilenmek zorundayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bununla ilgilenmek bizim sorumluluğumuz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ebeveynlerimizle ilgilenmek zorundayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çocuklarımızla ilgilenmek zorundayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yarın onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sorunla ilgilenmek için çeşitli yollar vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onunla ilgilenmek zorundayız.
Hayvanlarla ilgilenmek değerli bir deneyimdir.
Tom gerçekten durumla ilgilenmek istemedi.
Şimdi onunla ilgilenmek zorunda kalacağız.
Tom, Mary ile ilgilenmek istiyordu.
Tom kendi başına bununla ilgilenmek zorunda kalacak.
Sami ailesi ile ilgilenmek istiyordu.
Sami, Leyla ile ilgilenmek için emekli oldu.
Kendinle ilgilenmek için yeterince yaşlısın, değil mi?
Evde kalmak ve annemle ilgilenmek zorundayım.
Bana hep tarla işleriyle ilgilenmek çekici gelmiştir.
Janos, Martha ile ilgilenmek zorunda.
Seninle ilgilenmek istiyorum.