Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "işkence"

Lernen Sie, wie man işkence in einem Türkisch Satz verwendet. Über 85 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yerlilere uzun süre kurak havayla işkence yapıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Amerika'da güvenlik güçlerinin bilgi almak için işkence yapması yasal değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

ABD'de, onlardan bilgi almak için insanlara işkence yapmak yasaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Patron eleştirisiyle işçilere işkence yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary'nin sırt ağrısı ona işkence yapıyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a işkence edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar Tom'a işkence ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Böyle bir havada ofiste olmak tam bir işkence.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana işkence etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana işkence etmeyi bırak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana işkence etmeyi bırak. O ne dedi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

"Bana işkence etmeyi bırak. O ne dedi?" "O evet dedi."
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir makuma işkence ettin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

"Bana işkence yapmaya son ver. Ne dedi?" "Evet dedi."
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mary işkence direğinde yakıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sabah uyanınca gözlerine yarım saat boyunca işkence eden bir varlıktır kadın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben işkence gördüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a işkence yapacaklar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlara işkence yaptık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar ona işkence yaptılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlara işkence yapacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana işkence yapacaklar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona işkence yapacaklar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kalırsan, Tom yerimizi öğrenmek için sana işkence eder.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a işkence ediliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar size işkence etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir mahkuma işkence ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ona işkence etmek anlamsız, o itiraf etmeyecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlara işkence edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar işkence gördüler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kendine işkence etmeyi bırak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana işkence edildiği için yapmadığım bir şeyi kabullendim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar, tutukluya önce işkence ettiler ve sonra onu öldürdüler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a işkence edildi ve öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gün ağarana kadar mahkumlara işkence ediyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bush işkence kullanımını hoş karşılamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlara nerede işkence ettin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom polis tarafından işkence gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dan'a da işkence edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Özel kuvvetlerde, işkence bir tabudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Özel kuvvetlerdeki askerlerin işkence için eğitildiği doğru mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Neden bana işkence yapıyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana neden bununla işkence ediyorsunuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana neden bununla işkence ediyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, benim için bitmeyen bir işkence.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen artık bana işkence etme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Cinayet, tecavüz ve işkence savaş zamanlarıyla ilişkili vahşetlerdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir tutukluya işkence etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom, polis tarafından öldürülmeden önce birkaç kişiye işkence edip öldürdü.

Biz işkence altında bile bir şey söylemeyiz.

Kimse işkence görmedi.

Uygar Avrupa'da, boğalar eğlence için hala işkence edilip öldürülüyorlar.

Tom'a işkence edilmiş olmalı.

Maurice Papon kime işkence etti?

Tom'a nerede işkence yapıldı?

O bir hükümlüye işkence etti.

Amerika Birleşik Devletleri özgürlük idealleri ile dünyayı aydınlatan bir ülkedir. Siyasi cinayetler, askeri darbeler, işgaller, bombalama ve işkence bütün dünyayı daha iyi bir yer yapmak için Amerika Birleşik Devletleri tarafından yürütülmektedir.

Guido Fawkes'a nerede işkence edildi.

Bu işkence gibiydi.

Tom bana işkence yaptı.

Hukuk işkence altında itirafı kabul etmiyor.

Dania'ya tecavüz edildi ve işkence yapıldı.

Onlar bize işkence yapacaklar.

Leyla, Sami'ye işkence etmek istedi.

Leyla, Sami'ye işkence yapmak istedi.

Leyla bir sandalyeye bağlandı ve işkence gördü.

Heretikler işkence gördü.

"Leyla korkunç biçimde işkence gördü." "Zaten onun cehennemden geçtiğini görebiliyorum."

Bir sinek bile ona işkence ettiğinde hisseder.

Leyla kendine işkence ediyordu.

Bana işkence etmekten hoşlanıyorlardı.

Bana işkence etmek onlara zevk verdi.

İdamdan önce aylar boyunca vahşice işkence gördüler.

Sami'nin bodrumu aslında bir işkence odasıydı.

Sami, kadınları kaçırdı, işkence yaptı ve onları öldürdü.

Umarım bize işkence etmezler.

Sami işkence pornosu izliyordu.

Sami ona yaptıklarından dolayı Leyla'ya işkence yapmak istedi.

Sami'ye işkence ediliyordu.

Mahkûmlara işkence ettim.

Sana işkence edildi.

Maydan’dan Azak Taburu ve türevi onlarca grup ülkenin çeşitli bölgelerinde çeteleşerek yağma, tecavüz, işkence ve cinayet gibi çok sayıda suça karıştı.

Hayvanlara işkence yapılmamalıdır.

Hayvanlar mezbahalarda işkence görüyor. Çoğu insan umursamıyor.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen