Lernen Sie, wie man işçi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 73 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
İyi bir işçi her zaman aletleriyle ilgilenir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
John 200 işçi istihdam etmektedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Daha az sayıda işçi eşya satın alacak paralı daha az sayıda insan anlamına geliyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İngiltere'de işçi bayramı mayıstadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kötü bir işçi her zaman aletlerini suçlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar geçici işçi istihdam etmektedirler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu iyi bir işçi olarak buldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir işçi sendikası düzenleyecekler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fabrikaya birçok işçi alındı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Milyonlarca işçi işlerini kaybetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birdenbire, 100 işçi işten çıkarıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şu kız kesinlikle çalışkan bir işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çileden çıkan işçi derhal istifa etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
işçi kelimesi iş kelimesinden türetilmiştir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizim aradığımız geçici işçi olmalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çalışkan bir işçi olmasına rağmen fakir kaldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eğer üç işçi dört günde iki kanal kazarsa, 6 altı işçi dört kanalı kaç günde kazar ?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eğer üç işçi dört günde iki kanal kazarsa altı işçi dört kanalı kaç günde kazar?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O yeni işçi, bana belediye başkanı tarafından tavsiye edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu şirket 500 işçi çalıştırır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Basit bir sebep yüzünden bir kaza oluyor, 15 işçi hayatını kaybediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kural olarak işçi günde sekiz saat çalışır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir grup kaçak işçi yakalandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom hünerli bir işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç işçi kovdun mu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom gerçekten iyi bir işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kötü bir işçi aletlerini suçlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fakir bir işçi aletlerini suçluyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar geçen yıl on tane işçi çalıştırdılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ken'i kovamıyorum. O iyi bir işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Üç işçi öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom iyi bir işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom hızlı bir işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dikkatli bir işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eğilim her zaman daha az işçi kullanarak daha fazla ürün üretmektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu toplantı odası, yirmi işçi için yeterince büyük değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çoğu işçi her yıl otomatik ödeme zammı alır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uzun süren depresyondan dolayı birçok işçi işsiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kötü bir işçi aletlerinden şikayet eder.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sadece bir yarı zamanlı işçi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom iyi bir işçi değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece ikinci turda Komünist Partisi, işçi sınıfının söyledi: "sağ kanada oy vermeyin".
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Üç tane işçi yaralandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O beceriksiz bir işçi olduğu için kovuldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Komünist Parti, işçi sınıfının öncüsüdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben bir iş bulmadan önce işçi bulma kurumuna bir sürü yolculuk yaptım.
Birçok işçi açlıktan öldü.
Mutlu işçi, daha iyi bir işçidir.
Tom gerçek bir becerikli işçi.
Birkaç başka işçi yaralandı.
Birkaç işçi, yöneticinin önerisine karşı çıktı.
Birçok işçi işten çıkarıldı.
O gerçekten çok çalışkan bir işçi.
Tom, işçi sınıfı bir ailede büyüdü.
Birçok işçi bütçe kesintileri nedeniyle işten çıkarılmak zorundaydı.
Burası işçi sınıfının bir mahallesidir.
Bu bir işçi sınıfı mahallesi.
Tom yardım için bir yardımcı işçi çağırdı.
Bazı şirketler işçi ekliyor.
Yaşlı bir işçi atölyede makineyi tamir ederken bulundu.
Maden çöktü ve içinde birçok işçi sıkıştı.
Tom gerçekten iyi bir işçi, değil mi?
Tom iyi bir işçi, değil mi?
Kamyondaki üç işçi kazada öldü.
İyi bir işçi.
Bu da işçi maaşlarına hiçbir şey bırakmıyor.
Çok sayıda işçi işten çıkarıldı.
Şu anda fabrikada yetmiş dört işçi çalışıyor.
Şirketler maliyetleri kısıp işçi çıkarıyorlar.
O çok gayretli işçi.
O gece Karl'la birlikte sadece beş işçi daha vardı.
O bir işçi.