Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "içme"

Lernen Sie, wie man içme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Bu cihaz deniz suyunu kolaylıkla içme suyuna çevirmeyi mümkün kıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Prenses, iksiri içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sigara içme alışkanlığı edindi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sigara içme alışkanlığından vazgeçmek zor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, oğlunun sigara içme alışkanlığı kırmaya çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen burada sigara içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen çok fazla sigara içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herhangi bir alkollü içki içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Favori içme şarkınız nedir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yatmadan önce bira içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

The Great Lakes içme suyu sağlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kirli içme suyu hastalığa neden olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarınki parti için yeme içme işini düzenledim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Keşke sigara içme alışkanlığından vazgeçebilsem.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom şişeyi içme suyuyla doldurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen içme suyunun saf olduğundan emin ol.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen ne olursa olsun sigara içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onu içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Suyu içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bence içki içme problemin olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Burada sigara içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ne kadar içme suyumuz kaldı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yatakta sigara içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu sigara içme piposu yaban gülü kökünden yapılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İçiyorsan araba sürme. Araba sürüyorsan içki içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sıradan bir erkeğin yaşam amacı üç şeyden oluşur: yeme, içme ve yiyişme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sulu boyayı içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok fazla kahve içme, sana zarar verebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Araba kullanacaksan içki içme!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim bardağımdan içme!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom benim içki içme dostlarımdan biridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu suyu içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom ve Mary ikisinin de içme sorunları var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hem Tom'un hem de Mary'nin içme sorunları var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok fazla içme, tamam mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiçbir şey içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu içme suyu değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sigara içme alışkanlığı, neden kendini öldürüyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dünya Sağlık Örgütünün alkolün zararlı kullanımını azaltmak için bir planı var. Bu alkolle ilgili vergi yükseltme, alkol alacak yerlerin sayısını azaltma ve içme yaşını yükseltmeyi içermektedir. Yetkililer diğer önlemlerin etkili sarhoş sürücü yasalarını ve bazı alkol reklamlarını yasaklamayı içermektedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şimdi içme zamanı
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu tabaktan yeme ve o bardaktan içme.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç içme suyumuz kalmadı.

Şehrin sakinleri içme suyu için nehre bağlıdır.

Çok fazla şampanya içme.

Başka bir bira içme vakti, değil mi?

Sigara içme.

Tom'un bir içme sorunu olduğunu düşünüyorum.

Tom eski içme dostlarımdan biridir.

Tom bir içme sorunu olduğunu itiraf etmek istemedi.

Lütfen böyle yüksek sesle şarkı söylemeyi bırakır mısın? Bu ucuz bir içki içme yeri değil.

Hiç içme suyumuz yoktu.

Musluk suyunu içme.

Bizim hiç içme suyumuz yoktu.

Tom çok ciddi bir içme sorunu var.

Lütfen içeride sigara içme.

Çok fazla içme!

Çok fazla yeme ve içme doktorları zengin yapar.

Sigara içme yasağı bildirimi dün restoranın dışında yayınlandı.

Kamusal alanda sigara içme.

Hiç içme suyumuz yok.

Bizim içme suyumuz yok.

Bizim hayatta kalmamız kısa sürede içme suyu bulmaya bağlıdır.

Içme artık ne olur.

Çok aşırı derecede sigara içme.

Çok sigara içme.

Ancak bir hafta yeterli içme suyumuz vardı.

Bu içme suyu mu?

İştah yemek ile geliyor, ancak susuzluk içme ile gidiyor.

Biz genellikle içme partileri için dışarı çıkarız.

Biz biraz içme suyu bulmadıkça bu adada yaşayamayız.

Biz ayrıca ayrı sigara içme bölümü yapmak zorunda kalacağız.

Reşit olmayan içme bir suçtur.

Yeme ve içme, doktoru zengin yapar.

Onun kötü birçok fazla şarap içme alışkanlığı var.

Tom Mary'ye bir içme suyu tklif etti ama o reddetti.

Çorbanı şapırdatarak içme.

Amerika Birleşik Devletleri'nde içme suyuna florür ilave edilir.

Yatağa gitmeden önce bira içme.

Sigara içme intihardır.

Eğer içki içersen araba sürme, eğer araba sürersen içki içme.

Görevdeyken sigara içme.

Akifer, Florida'nın ana içme suyu kaynağıdır.

Lütfen şişeden içme.

Aşk, sigara içme ve öksürüğü gizlemek zordur.

Bu şirketler kurşun ve radyoaktif atıkları içme suyumuza boşaltmak istiyorlar. Bu hoşgörülemez.

Aşırı içme sağlığınız için zararlıdır.

Birçok nehir o kadar çok kirlenmiş ki artık içme suyu için kullanılamıyorlar.

Sigara içme alışkanlığını bırakmak çok zor.

Tom fazla içki içme eğilimindedir.

Başka bir şey içme.

Son derece içme suyuna ihtiyacımız var.

„Neden her gün bu kadar çok müzik dinliyorsun? „Çünkü ona ihtiyacım var. Yeme içme vücut için gıdadır. Müzik ruh için gıdadır!“

Sigara içme sağlığa zarar verir.

Kahve içme, Arap olursun.

Arap sen içme, bokunu çıkarıyorsun.

Sigarayı bırakmış olsam bile hâlâ sigara içme isteğim var.

Avustralya'da yeme içme ucuz mu?

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen