Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "iç"

Lernen Sie, wie man iç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Biraz çay iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece susadığında su iç; günde 8 bardak su içmek sadece efsanedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Emin görünüyordu fakat onun iç duyguları tamamen farklıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ye ve iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Haberle ilgili hayal kırıklığından dolayı iç çekti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Belgeyi iç cebinde tut.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece Tom ve Mary hikayenin iç yüzünü bilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu bir iç savaş engelledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Davis, iç savaş istemiyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yunanistan'da iç savaş sona erdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir iç savaş tehlikesi vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu insanlar savaşın bir iç savaş olduğunu söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Pek çoğu başka bir iç savaşın başlamasından ​​korkuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bosna-Hersek'te 1992'de bir iç savaş başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kapının tam iç tarafında bir köpek buldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bakanlık iç işlerini yönetir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gel ve benimle birlikte çay iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yaşlı adam insanlarla iç içe değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, iç dekorasyon eğitimi aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım hiç arkadaşının olmaması iç karartıcıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir fincan daha iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir yamuğun iç açılarının toplamı kaçtır?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım hiç arkadaş olmaması iç karartıcı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun iç savaşa yol açacağını söylediler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir fincan süt iç, sana iyi gelir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu ilacı iç. Yakında daha iyi hissedersin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hükümetin iç politikası açıklandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu çok iç karartıcı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aslolan iç güzelliği.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen bir içki iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her altı saatte bu ilacı iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O biraz iç karartıcı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un iç kanaması var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şimdi son yudumuna kadar iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çok iç karartıcı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sütünü iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu meyve suyunu iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biraz su iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Su iç!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Gerçek ve hayal, doğruyla yanlış iç içe geçemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom iç çekmeye devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tek kanıt iç çamaşıra yapışmış meni kalıntılarıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her şeyi son yudumuna kadar iç, böylece içinde bir şey kalmaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Durum pek iç açıcı görünmüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İlacı iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benimki gibi bir hayat yaşamak manasız ve iç karartıcı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biraz kahve iç. Gerçekten güzel olduğunu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Daha fazla su iç.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ülkeler birbirlerinin iç işlerine karışmamalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Senin iç yüzünü biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

2011 Mart'ında iç savaş başladığından beri Suriye'de 42.000'den fazla insan öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tek kanıt, iç çamaşırına yapışmış sperm iziydi.

İklim değişimi, iç savaş,finansal zorluk ve altyapısal kaosun hepsi bu ülkede karışıklığa neden olmuştu.

Şimdi yiyebileceğin her şeyi ye ve içebileceğin her şeyi iç çünkü önümüzdeki 3 gün hiç yemek olmayacak!

İstediğin kadar yiyip iç.

O, bu ülkenin iç işidir.

Emmet'in teorisini sınamadan önce, iç simetri kavramını aydınlığa kavuşturmalıyız.

Birçok ülkede iç savaş yaşanıyor.

Babam iç hatlarda çalışan bir pilot.

Hiç iç çamaşırı giymiyorum.

O ülke, ulusumuzun iç işlerine karıştı.

Kahven soğumadan kahveni iç.

Mide iç organlardan birisidir.

Ülkenize döndüğünüzde, bir iç hastalıkları doktorundan tavsiye alınız.

O iç açıcı bir hikayeydi.

Beklerken bir içki iç.

Daha az iç ve daha fazla uyu.

Üstüne bir bardak su iç!

Arabanın iç lastiğine koca bir çivi batmış.

Kendini kötü hissediyorsan bu ilacı iç.

Bu iç çamaşırı yıkanmalı.

Bu iç karartıcı.

O iç karartıcı görünüyor.

Benimle içki iç, Tom.

Bunun iç yüzünü öğrenmeliyim.

Güneş tutulur tutulmaz, Güneşin iç içe mineraller halkasının ayın etrafında bütün yönlere parladığı görülebilir. Güneşin koronasının görülebileceği tek zaman toplam güneş tutulması sırasında olduğu için bu muhteşem bir manzaradır.

Tom iç çamaşırından başka bir şey giymiyordu.

Bütün gece ye iç ve bütün gün uyu.

İşte, iç bunu.

Benimle bir bira iç.

Tom bir iç mimar olmak istedi.

Bu ilacı iç.

Neyse ki Tom'un hiç iç yaralanması yoktu.

Onun iç yarası olmadığından emin olmak için doktor Tom'u muayene etti.

Ben iç çamaşırı giymeye son verme kararı aldım.

Mumlar yakın, güzel çarşaflar kullanın, fantezi iç çamaşırı giyin. Özel bir gün için saklamayın. Bugün özeldir.

Tom şifresini defterinin iç kapağına yazmamalıydı.

Onlar başka bir ülkenin iç işlerine karışmamalılar.

Benimle bir içki iç.

Kal ve benimle bir fincan kahve iç.

Bir kahve iç, bence tadı çok iyi.

Burası iç karartıcı.

Kapının iç tarafında bir buton var.

Çayını iç, Tom.

İnsanoğlu çoğunlukla kendi hatalarına ve başarısızlıklarına karşı iç görüden yoksundur.

Müzik iç yaşamdır. İç yaşamı olan asla yalnızlık çekmeyecek.

Müşterimiz dışarıdan istenmeyen bakışları önlemek amacıyla iç avlusu olan bir ev inşa etmek istiyor.

Bir fincan kahve daha iç.

Bir bardak çay iç, ne dersin?

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen