Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "farklı"

Lernen Sie, wie man farklı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Dünyada birçok farklı halk vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazen, şeyler onlara farklı açılardan bakılınca daha güzeldir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

"Resim Düzeni" çerçevesi resim kutusundaki resmi göstermek için farklı seçenekler sunar. Buradan seçebileceğiniz dört düzen vardır. Ortala ile resminiz resim kutusuna ortalanacaktır. Otomatik boyutlandır ile resminiz otomatik boyutlandırılacaktır. Uzat ile, resminiz resim kutusunun boyutuna göre büyütülecektir ve Otomatik zum ile ise resminiz resim kutusuna yakınlaştırılacaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Papua Yeni Gine'de, Papualılar tarafından konuşulan 850 farklı dil vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Farklı dillerde bir sürü cümle ekleyebilirim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Senin fikirlerin benimkinden farklı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu düşündüğümden farklı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşçı her gün farklı yemekler hazırlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dünyada üç farklı tipte insan vardır: sayı sayabilenler ve sayamayanlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Farklı bir trompetçinin ritmine göre yürür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çeşitli farklı yollardan onun evine gidebilirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Öğretmenimiz ayrıca düğününün diğer insanlarınki ile aynı olmayacağını söyledi;biz nasıl farklı olacağını sorduk fakat o söylemedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Oda farklı görünüyor, şimdi daha çok beğeniyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Daha genç kuşak şeylere farklı şekilde bakar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Farklı aklı olanlara, aynı dünya bir cehennem ve bir cennettir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O içtiğinde farklı bir kişi oluyor, bu yüzden onunla içki içmeyi sevmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her insan farklı bir yol izlesede, hedeflerimiz aynıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Farklı insanların farklı fikirleri vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tarz güzel, ama farklı bir renginiz var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kanser tek değil fakat yüzlerce farklı hastalıklardan biridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Daha deneyimli bir avukat, dava ile farklı bir şekilde ilgilenirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onların hepsinin, kolları, bacakları, ve kafaları var,onlar yürürler ve konuşurlar, ama şimdi onlara farklı yapmak isteyen bir şey var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz zengin ya da fakir olup olmadığımıza göre, olayları farklı görürüz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Haklı olabilirsin, ama bizim çok az farklı bir görüşümüz var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu konuya farklı açılardan bakmalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz farklı düzlemler üzerinde tartışıyorduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Üç kişi kazayla ilgili üç farklı açıklama yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hayatım boyunca, tüm dünyada seyahat etmekten ve birçok farklı uluslarda çalışmaktan büyük zevk aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

İki erkek kardeş görünümde oldukça farklı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Soruna farklı bir bakış açısından bakalım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi farklı dilleri olan iki güçlü devlet ilköğretim okullarında Esperanto deneysel öğretimi üzerinde anlaşmaya varsalardı ne olurdu?

Klas ve farklı olmak için Hawaii tişörtümü ve yeşil şortumu giymeyi tercih ettim, ama çabucak beyaz gömlek ve siyah pantolona alıştım.

Amerika'da, benim programım hemen hemen her gün farklı ve benzersizdir.

Senin hayat felsefen benimkinden farklı.

Aslan ve kaplan kedinin iki farklı türüdür.

Saatim sizinkinden farklı.

Bu yılın modası geçen yılınkinden oldukça farklı.

Tom ve Mary'nin hayat felsefeleri farklı.

Tom ve Mary farklı hayat felsefelerine sahiptir.

Tom ve Mary gece ve gündüz kadar farklı.

Tom ve Mary siyah ve beyaz kadar farklı.

Onların farklı fikirleri vardı.

Tom bunu farklı bir şekilde görür.

Tom durumu daha farklı şekilde ele almalıydı.

Tom işleri farklı şekilde yapmalıydı.

Tom'un kesinlikle şeylere farklı bakma şekli var.

Tom ve Mary çok farklı fikirlere sahiptir.

Sizin fikriniz benimkinden oldukça farklı.

Farklı ülkeler, pek çok mal ithal etmektedirler.

Senin yaşam felsefen benimkinden farklı.

Ben bu konuya farklı bir bakış açısından bakıyorum.

Bugün farklı görünüyorsun.

Gece, her şey farklı görünüyor.

Benim fikrim seninkinden farklı.

O çok farklı metotlar denedi.

Onun benimkinden farklı olan bir fikri var.

Ben şimdi hayata eskisinden daha farklı bakıyorum.

Bana farklı bir örnek ver.

Biz farklı konular hakkında konuştuk.

Benim fikrim seninkinden oldukça farklı.

Kaç tane farklı okula devam ettin?

Zarlar farklı kültürlerde farklı şekillere sahiptir.

Tom farklı bir şey istiyor.

Her gün farklı saatler çalışırım.

Proje, üç farklı sınıftan öğrencinin ortak çalışmasıydı.

Her ne kadar sıkça eş anlamlı olarak kullanılsalar da; kibir ve gurur farklı şeylerdir.

Görgü kuralları her kültürde farklı şekilde gözlemlenir.

Bu biraz farklı bir şeydi ve beraber takıldığım insanlar bunlardan takıyordu.

Onların yaşam biçimi bizimkinden farklı.

Proje üç farklı sınıftan gelen öğrencilerin ortak bir çabasıydı.

Benim fikirlerim seninkinden farklı.

Onun farklı bir İngilizce aksanı var.

Her nasılsa bugün farklı görünüyorsun.

Onun fikri benimkinden farklı.

Benim düşüncem sizinkinden farklı.

Farklı düşünme tarzlarımız var.

Şimdi farklı bir soruna dönmeliyiz.

Sizin yöntem benimkinden farklı.

Benim zevklerim seninkilerden oldukça farklı.

Bir sürü farklı diller konuştular.

Onun fikri benimkinden çok farklı.

Bugün canım farklı bir şey yapmak istiyor.

Benim görüşüm sizinkinden tamamen farklı.

Benim görüşüm seninkinden tamamen farklı.

Fikriniz benimkinden tamamen farklı.

Senin yerinde olsam, farklı hareket ederim.

Her mevsimde farklı çiçekler çiçek açar.

Damak tadım sizinkinden oldukça farklı.

Bu, beklediğimden farklı.

İki köpek farklı olabilir fakat benzer.

Görüşleri benimkinden çok farklı.

O, eskisinden farklı.

Onun fikirleri benimkilerden oldukça farklı.

Oldukça farklı bir nedenden dolayı ona yazdım.

Kanser farklı organlara yayıldı.

Bu ve şu iki farklı hikayedir.

Farklı bir fikrim var.

Onun düşüncesi bizimkinden oldukça farklı.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen