Lernen Sie, wie man fare in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Fare burada! Git de kediyi çağır!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare canlı mı yoksa ölü mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu fare benim kedim tarafından öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şahin bir fare yakaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare ne kadar hızlı olursa, kilise mezarlığı o kadar büyük olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare bir sopayla Tom tarafından öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare çok yükseğe sıçrasa da, kedi tarafından yakalanır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom mutfakta bir fare işittiğini düşündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kedi canlı bir fare ile oynuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare ölü mü yoksa canlı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir fare çekingen bir yaratıktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben bir fare kadar sessiz olacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir fare kemirerek duvarda bir delik açtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir fare odanın etrafında koşuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Delikten dışarıya bir fare fırladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kedi bir fare kokusu aldı gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Odada bir fare koşturuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare koştu ve kedi onu kovaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O iki fare yakaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Odaya bir fare geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kazara bir miktar fare zehiri yuttu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yanlışlıkla biraz fare zehiri içti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir fare gördüm!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare döşemenin altında.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimse fare sevmez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir Microsoft fare satın aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir fare değilse, neydi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir fare yakaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evimizin bir fare sorunu var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biraz fare zehiri satın almam gerekir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare yatağın altına kaçtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kedi bir oyun oynar ama fare ölür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Annem her fare gördüğünde bayılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir fare yakaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare görünce çığlık atar mısın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir fare mi yoksa bir tarantula mı yemeyi tercih edersin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım tavan arasına fare girmiş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Evde aslan, dışarıda fare.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gemide bir yığın fare var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare yatağın altına koştu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Apple fare satın aldım. sadece 69€!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mutfakta büyük bir fare gördüğümü sana söyledim mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım o bir fare zehiri.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir fare gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare yarışı ile ilgili sorun kazansan bile, hâlâ bir faresin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Modern kediler fare yemezler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her birinizin bir fare kadar sessiz olmasını istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kedi, fare deliğinin önünde on dakikayı aşkın bekledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar bir fare gördüler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cesur fare, kediyi kovaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fare ciyaklar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kedi bir fare yakaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir fare gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary bir fare gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir fare gördük.
"Viki" dedi fare
Fare holün içinde koştu.
Şimdi fare gibi saklanıyor.
Fare yiyen bir yılan gördüm.
Bir fare gördünüz, değil mi?
Bir fare gördün, değil mi?
Fare küçük ve yapayalnız.
Ne? Bir fare benim faremin üstünde oturuyor.
Çığlık atıyorum çünkü bir fare gördüm!
En son ne zaman bir fare öldürdün?
Fare zannederek bir hamster öldürdü.
İlk defa bir fare öldürdüm.
Bir fare tek seferde kaç bebek doğurabilir?
Odada dolaşan nedir? -Bir fare, ya da başka bir şey.
Kedi kör olduğunda fare cesur olur.
Tom bir fare yakaladı.
Bir fare altlığına ihtiyacım var.
Cüce sivri fare, ağırlık olarak en küçük memelidir. Sadece 1,8 gram ağırlığındadır.
O bir fare gördü.
Tundrada birçok fare var mı?
Fare yatağın altında oradan oraya koşturuyordu.
Fare için bir kedi bir aslandır.
Fare kedi tarafından öldürüldü.
Dr. Tanaka üç yüz fare üzerinde iki yıldır deneyler gerçekleştirdi.
Düşman tuzaktaki bir fare gibi yakalandı.
Çit boyunca yürürken bir fare fark etti.
"Nasılsın?" "Çok iyi. Parmesan peynirindeki bir fare gibi. "
Küçük bir kuş şöyle dursun, bir fare bile öldüremem.
O çok pahalı bir fare satın aldı.
Eldiven giyen bir kedi hiç fare yakalayamaz.
Fare kediden saklandı.
Kedi dışarı çıktığında, fare parti yapar.
Kedi dışarı çıktığında, fare dans eder.
Ben bir fare gördüm.
Bir fare yakaladım.
Tom köşeye sıkışmış bir fare gibi dövüştü.
Bu fare çalışmayı durdurdu.
Fare deliğe girdi.
Bir fare büyük bir hayvan değildir.
Tom gerçekten Mary'in fare yediğini düşünmüyor, değil mi?
Tom'un fare zehiri almasını istedim.
Siyah bir kedinin uğur mu, uğursuzluk mu getirdiği, senin insan mı, fare mi olmana bağlıdır.
Kedi bir fare ile oynuyor
Siyah bir kedi beyaz bir fare yiyor.
Kara kedi beyaz bir fare yiyor.