Lernen Sie, wie man ekstra in einem Türkisch Satz verwendet. Über 76 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Piller için ekstra ücret ödemeniz gerekir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Vücut ekstra kaloriyi yağa dönüştürür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom odalarından birini bir üniversite öğrencisine kiralayarak ekstra para kazandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Süreklilik ekstra bir maliyettir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra bir yastığa ihtiyacım var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onların ekstra yardıma ihtiyacı var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra bir battaniyeye ihtiyacım var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bizim ekstra paramız yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu gece soğuk olması muhtemel, bu yüzden ekstra bir battaniyeye ihtiyacın var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kalıcılık ekstra bir maliyettir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra bozuk paranı nereye koyarsın?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Patates kızartmam için ekstra tuz rica ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Planımızın bir sürü ekstra avantajları var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben iletişime geçmek için ekstra bir çaba harcamalı mıyım?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Senin için ekstra bir sandviç yaptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un satmak istediği üç ekstra bileti var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç ekstra paramız yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İstiyorsanız ekstra yatak odasında kalabilirsiniz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra yardım olmadan bunu yapabileceğimizi sanıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Biraz ekstra para kazanmak ister misin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O sınıfı geçmek için biraz ekstra kredi çalışması yaptım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gelirine uygun bir şekilde yaşamak için ekstra giderleri kısmalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra odamı kiralamak isteyen birini düşünebiliyor musunuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra birkaç gün Boston'da kalmak istiyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birkaç ekstra gün Bostonda kalmaya karar verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şu anda biraz ekstra zamanım var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana ekstra bir battaniye alın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Allah aşkına onlar ekstra denizcileri nereden bulacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Vagonda birkaç araç ve birkaç ekstra silah vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra ödemeleri için onları zorlamıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar sana geç saatlere kadar çalışmak için ekstra para ödüyorlar mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra bir odan var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne kadar ekstra ödemek zorunda kalacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiç ekstra küçüklükte koşu gömleğiniz var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece ekstra dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ekstra bir sorun vardı: araba onun değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tatilimiz o kadar eğlenceliydi ki ekstra bir hafta kalmaya karar verdik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un etrafında ekstra dikkatli olman gerekiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un etrafında ekstra dikkatli olmak zorundasın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
DVD'nin kesilmemiş versiyonu sadece bir tane ekstra sahne içeriyordu.
Herkes ekstra dikkatli olmalı
Tom ekstra yiyecekle ne yapacağını bilmiyordu.
Ekstra yetenekli insanlara ihtiyacımız var.
Onun etrafında ekstra dikkatli olmak zorundasın.
Bundan sonra onun etrafında ekstra dikkatli olmak zorunda olacağım.
Yakında ekstra bir sınıfımız olacak, çocuklar!
O ekstra.
Bize ekstra oda gerekebilir.
Bizim ekstra odaya ihtiyacımız olabilir.
Raporu bitirmesi için Tom'a ekstra bir gün vermek istedim.
Bugün ekstra dikkatli olalım.
Ekstra masraf var mı?
Hiç ekstra biletin var mı?
Tom'un ödünç alabileceği ekstra bir tanemiz var mı?
Ayrıca bu biraz ekstra yapmak için bir yoldur.
Ekstra tedbirli olmak istiyoruz.
Ekstra bagaj ücreti nedir?
Ekstra bagaj için ücret nedir?
El altında ekstra birkaç bataryaya sahip olmak asla kötü bir fikir değil.
Bu iş onu ayda ekstra 60.000 yen getiriyor.
Yönetici ekstra tatil hakkında bir genelge çıkardı.
Kahvaltı için ekstra bir ücret var.
Tom ekstra peynirli bir biberli pizza ısmarladı.
Tom ekstra peynirli bir biberli pizza sipariş etti.
Size ödünç verebileceğim ekstra bir şemsiyem var.
Biraz ekstra zaman yardımcı olur mu?
Neden bilgisayarımın korunması için ekstra para ödemek zorundayım?
Ekstra battaniye ister misin?
Tom ekstra büyük bir pizza sipariş etti.
Onun için ekstra bir ücret olacak mı?
Bunu yaptığımız için bize ekstra para ödenecek.
Sınav notları düşük olan öğrenciler okuldan sonra ekstra ders almak için tekrar gelmek zorunda kaldılar.
Kalman kendisi için ekstra bir tatil yapmaya karar verdi.