Lernen Sie, wie man edici in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun açıklaması hiçbir şekilde tatmin edici değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Japonya'nın pek çok ayırt edici özellikleri vardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gerçeğe uygun konuşma şık değil, ve şık konuşma gerçeğe uygun değildir. İyi sözler ikna edici değil, ve ikna edici sözler iyi değildir.Bilgili olanlar çok değil, ve çok olanlar bilgili değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom kesinlikle ikna edici biçimde konuşuyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, genel olarak, tatmin edici bir öğrenci.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cevabınız tatmin edici olmaktan uzaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun raporu tatmin edici olmaktan uzaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Koku rahatsız edici idi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sonunda gerçekten tatmin edici bir sonuç bulmak mümkündü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Az önce rahatsız edici bir söylenti duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun cevabı tatmin edici olmaktan uzaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Açıklaması tatmin edici değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Öğrencinin gelişmesi tatmin edici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bomba kör edici bir parlamayla patladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu otel tatmin edici olmaktan uzaktır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Açıklaması tatmin edici olmaktan uzak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sonuçlar hiçbir şekilde tatmin edici değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşin tatmin edici olmaktan uzak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşiniz tamamen tatmin edici değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Açıklama hiçbir biçimde tatmin edici değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu rahatsız edici mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O rahatsız edici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu rahatsız edici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu şok edici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok tatmin edici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tatmin edici mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir yok edici ara.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ikna edici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu gerçekten şok edici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un sağlık durumu tatmin edici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zaten tehdit edici üç telefon mesajı aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'ye tehdit edici bir görüntü verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom oldukça ikna edici olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok ikna edici olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uzun bir araştırmadan sonra tatmin edici bir oda buldum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun açıklaması tatmin edici değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sonuç tatmin edici olmaktan uzaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Rahatsız edici bir haberimiz var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu tatmin edici olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu tatmin edici değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ses rahatsız edici ama insan vücudu için zararsızdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ve sonra, harika bir yemeğin ortasında geğirmeye başladı! Nasıl da rahatsız edici!
Konuşman tatmin edici olmaktan uzaktı.
Gittikçe ikna edici bir şekilde konuştu.
Kanepe rahatsız edici.
Bu gerçekten tedirgin edici.
Güvercinler şehirlerde çok rahatsız edici kuşlardır.
Bu tatmin edici mi?
Bu dramada bir şey eksik.O gerçek derinliği olmayan basit ikaz edici bir masal.
Kime sorarsan sor, tatmin edici bir cevap alamazsın.
Açıklaman tatmin edici.
Gerçekten tatmin edici bir çözüm bulmak imkansızdı.
Her şey oldukça tatmin edici.
Az önce Tom bana çok rahatsız edici bir şey söyledi.
Bu çok rahatsız edici.
Bazı insanlar kendine zarar vermeyi teselli edici buluyor.
Tom onun ne kadar rahatsız edici olduğunun farkında değil.
Yine de çözüm tatmin edici değil.
Bu ikna edici bir açıklama.
Tom gerçekten ikna edici, değil mi?
Tom oldukça ikna edici, değil mi?
Tom çok ikna edici, değil mi?
Tom ikna edici, değil mi?
Bunun hepsi çok rahatsız edici.
Gazetelerde onların onun hakkında yazdıkları şey şok edici.
Tom Mary'nin cenazesinde çok ikna edici biçimde konuştu.
Mutfakta robot kullanmanın rahatsız edici yanı nedir?
Japon dilinin birçok ayırt edici özellikleri var.
Bu şok edici hikayenin korkunç gerçeğini ortaya çıkarın.
Onun tatmin edici olduğunu umuyorum.
Bu çok ikna edici görünmüyor.
Onlar tatmin edici bir uzlaşmaya varmak için müzakere ediyorlar.
Alman futbol takımı ikna edici bir şekilde Brezilya'yı yendi.
Gazetelerde senin hakkında yazdıkları şey şok edici.
Her şey tatmin edici mi?
Her şey tatmin edici miydi?
O teşvik edici bir şekilde başını salladı.
Tom ikna edici bir biçimde konuştu.
O, kız arkadaşına tehdit edici bir mektup yazdı.
Bu çok teşvik edici.
Teşvik edici tek bir kelime söylemedi.
Teşvik edici kelimelerin benim için çok değerli.
Teşvik edici kelimeleriniz benim için çok değerli.
Bunu rencide edici buluyorum.
Sanırım Tom ikna edici.
Rahatsız edici, değil mi?
Sanırım iş çok meşgul edici.
Bu şok edici, değil mi?
Bu rencide edici bir soru.
O rahatsız edici değil mi?
Bu şimdiye kadar gördüğüm en rahatsız edici şeylerden biridir.
O ikna edici geliyor mu?
Tom'un tedirgin edici bir sırrı vardı.
Bu ikna edici bir argüman değil.
Biz Tom'un işini tatmin edici buluyoruz.
O çok ikna edici bir iddia.
Umarım bu ofisi tatmin edici bulacaksın.