Lernen Sie, wie man deyip in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Ben yapamadım deyip vermeye devam etsem mi acaba?
Hem hata yapmaktan korkma deyip hem de yargılamayla tehdit edemezsiniz.
Her şeyi denedim deyip işin içinden sıyrılma.
Şey deyip durma ya!
Kaza deyip geçelim mi?
Kader deyip geçelim mi?
Birisi babasına sormuş: "Ben niçin böyle uzunum?". Babası ona: "Sen benim çocuğumsun, ya." deyip cevap vermiş.
Annem beni "Niçin bağırıp çağırdın?" deyip vurdu.
Yer misin, yemez misin deyip adama girişti.
"Kenara çekil" deyip ite kaka oturdu.
Pazarlık sünnettir deyip kökünden kesmeye çalışacaklar aramasın.
Ayrıntı deyip geçme.
Gidenler beni boğarken suyumdandır deyip kabullendim.
Ancak yetkililer Nuh deyip peygamber demiyorlar.
Tom'a bir alo deyip saat kaçta orada olacağını söyle.
Malum ülke, yeter yahu deyip üstüne naftalin döktü.
Para deyip geçme. Açmayacağı fazla kapı yok.
Ali'nin karşısındaki Deccal olsa "Nerede kaldın Horasan'ın yiğidi?" deyip Deccal'ı desteklerim.
Kapıcı çöpleri toplamak için kapıyı çalıp "Çöp var mı?" diye sorunca Temel de karısı Fadime'ye sormuş. Fadime "Var" deyince Temel kapıcıya "Varmış, istemez" deyip kapıyı kapatmış.
Temel otobüse binecekmiş ama pasosu ve bileti yokmuş. Herkes pasosunu şoför Dursun'a gösterip geçerken Temel de belki yuttururum diye evlilik cüzdanını göstermiş. Bunun üzerine Dursun "Haçan sen onunla otobüse değil anca Fadime'ye binersin da" deyip Temel'i otobüse almamış.
Kedi "miyav" deyip bana baktı.