Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "devam"

Lernen Sie, wie man devam in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Çok gürültü yapmadığımız sürece oynamaya devam edebiliriz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Mantıksız sohbet devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şarkı söylemeye devam ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Devam edecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiçbir bilgisayar yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bilgisayarların hiçbiri yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O aptal erkek arkadaşınla daha ne kadar çıkmaya devam edeceksin?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babam üniversiteye devam etmeme izin vermezdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çeneni kapa ve işine devam et.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Matematik, yarın kalkarsan ve evrenin gittiğini keşfedersen yapmaya devam edebileceğin, bilimin bir parçasıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fiyatlar yükselmeye devam ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yarım saat koşmaya devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onların konuşmaları devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Izdırabı devam ettir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kırsaldan şehir bölgelerine yapılan bu taşınma iki yüzyıldan daha fazla bir süredir devam etmektedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Lütfen beklemeye devam et.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fiyatlar tırmanmaya devam ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uluslararası satışlarımız büyümeye, Toyo Computer adını dünya çapında iş dünyasına getirmeye devam ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yemek tarifine devam etmeden önce malzemeleri kaynatın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Düşman bütün gün saldırısına devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben kitabı okumaya devam ettim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Avrupalı emperyalist güçlere karşı yapılan Türk İstiklal Savaşı 1919'dan 1923'e kadar devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kesilmiş uzuvları olan insanlar onları hâlâ orada gibi hissetmeye devam ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, onu teselli etmeye çalıştı, ama o ağlamaya devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

" Evet bu," o devam etti, "faturaların tutulduğu yerdir."
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O,her zaman çalışmaya devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O her zaman sigara içmeye devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çocuklara sessiz olmalarını söyledim, fakat onlar gürültülü olmaya devam ettiler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şirket iflasları geçen ay yüksek bir düzeyde devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ken o şarkıyı söylemeye devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Johnny 46 yıl boyunca elma tohumlarını ekmeye devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben eğitime devam etmek için karar verdim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tatil çok sıkıcı olmaya devam ediyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ağlamaya devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu iyi hava devam ederse, iyi bir ürün alacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birçok gökbilimci evrenin sonsuza dek büyümeye devam edeceğini varsayıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dinlendikten sonra çalışmana devam etmelisin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, bütün gece diskoda dans etmeye devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birbirimizle temasta kalmaya devam edelim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ders başladıktan sonra bile arkadaşıyla konuşmaya devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yağmur durduğu için onlar oyuna devam ettiler.

İstasyona kadar koşmaya devam ettik.

Güneş batıncaya kadar resmi yapmaya devam edeceğim.

Parmaklarınızla yemek yemek sadece yüzyıllar boyu devam etmekle kalmadı, aynı zamanda bazı alimler onun tekrar popüler olabileceğine inanıyorlar.

Nerede liseye devam ediyorsun?

Biz para olmadığı için yolculuğumuza devam edemedik.

Yangın kontrol altına alınmadan önce önce bir süre devam etti.

Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.

Uzağa gitsen bile, telefon üzerinden birbirimizle temas kurmaya devam edelim.

Ziyafete tüm hızıyla devam edildi.

Lütfen çalışmanıza devam ediniz.

Devam edin ve istediğiniz bir şey ile başlayın.

Mücadele devam ediyor!

O aynı hatayı yapmaya devam ediyor.

Sonunda telefon kulübesini görünceye kadar koşmaya devam etti.

Karaoke'ye gittiğimizde, Tom bütün gece şarkı söylemeye devam etti.

Tom Boston'da çalışmaya devam edip etmeyeceği konusunda karar vermeliydi.

Tom üç yıl daha Fransızca çalışmaya devam etti.

91 yaşında kadar Picasso resim çizmeye devam etti.

O sanki hiçbir şey olmamış gibi kitabı okumaya devam etti.

O, saatlerce beklemeye devam etti.

Tom ve Mary arasında devam eden bir şey var.

Savaş devam etti.

Soğuk Savaş devam etti.

Savaş çok uzun süre devam edemedi.

Sonuna kadar mücadeleye devam edilecekti.

Oylama devam etti.

Siyah Amerikalılar, ırkçılıktan dolayı acı çekmeye devam ettiler.

Onlar güneyi zorlamaya devam etti.

Tom Mary'yi aramak için uğraşmaya devam etti, ama o hiçbir zaman telefonuna cevap vermedi.

Partiye devam edelim.

Onunla yaşamaya devam etmek istiyorum.

Zamanı boşa harcamayı bırakalım ve bu işe devam edelim.

Devam edemeyecek kadar yoruluncaya kadar Tom çalıştı.

Yarası önemsizmiş gibi asker devam etti.

Geçen temmuz ayınd bir Japon Lisesine devam ettiğimde, gördüklerimden etkilendim.

O, kasıtlı olarak bir çatışmayı provoke etmeye devam etti.

Tom ne kadar zengin olursa olsun herkese yalan söylemeye devam ediyor.

Tom ne kadar meşgul olduğunu herkese söylemeye devam ediyor.

Herkes ona durmasını rica ettikten sonra bile Tom banjosunu çalmaya devam etti.

Tom ölünceye kadar konserler vermeye devam etti.

Tom yeni ürün hakkında diğer fikirleri araştırmaya devam etti.

Tavsiyemi dikkate almadan onu görmeye devam etti.

Lütfen devam edin.

O aynı hataları yapmaya devam ediyor.

Akşam yemeğinden sonra oyuna devam edelim.

Ayaklarımızı sıcak tutmak için ayaklarımızı yer değiştirmek ve hareket ettirmeye devam etmek zorunda kaldık.

Ayak izleri nehre kadar devam ediyordu.

Ağrı devam ederse, doktora gitmek zorundasın.

Bob'ın üzerine fazla gitmeyin.Bilirsiniz, o, son zamanlarda zor bir sürece rağmen devam etmektedir.

Hanako, dört yıl boyunca bir Amerikan kolejine devam etti.

Bill saatlerce ağlamaya devam etti.

Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti.

Devam et.

O konuşmaya devam etti.

Gülümsemeye devam edin.

O çalışmaya devam etti.

Devam edin ve konuşun.

Ben okumaya devam ettim.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen