Lernen Sie, wie man dedektif in einem Türkisch Satz verwendet. Über 95 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
O, zaman zaman dedektif hikayeleri okur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Canım dedektif hikayesi okumayı istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom özel bir dedektif tarafından gölge gibi izlendiğini düşünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir dedektif kiralamak istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yetenekli dedektif trajedinin nedenini araştırmak üzere atanmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir dedektif.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir dedektif.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif meseleyi derhal incelemek için söz verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onu bir dedektif olarak tanımladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İki dedektif şüpheliyi izledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu dedektif hikayesinin yarısındayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif romanlarını okumaya daldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Akşam yemeğinden sonra bir dedektif hikayesi okuyarak kendini eğlendirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, bir özel dedektif kiraladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Siz bir dedektif misiniz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif suç mahalline geldi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif olay hakkında binlerce insanı tam olarak sorguladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif adamın suçuyla ilgili kesin kanıtı buldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dedektif romanları okumayı sever.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom emekli bir dedektif.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un özel bir dedektif kiralayacağını sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom karısının ve aşkının kirli çamaşırlarını ortaya dökmek için bir özel dedektif kiraladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir özel dedektif.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir özel dedektif kiraladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'yi izlemesi için özel bir dedektif kiraladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom özel bir dedektif kiraladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Genç bir oğlanken, dedektif hikayaleri okuma bağımlısıydım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kocasını izlemek için bir özel dedektif kiraladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom neden bir özel dedektif kiralayacaktı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom gerçekten dedektif romanlarını sever.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif gizemi çözmeyi başardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un bir dedektif olduğunu biliyor muydun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Akşam yemeğinden sonra o sık sık dedektif hikayeleri okurdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom dedektif hikayeleri okumayı sever.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif Dan Anderson ve takımı, parkta daha kapsamlı bir araştırma yaptı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir özel dedektif ile anlaştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sokakta gördüğüm kişinin özel dedektif olduğunu düşünüyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir özel dedektif.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, bir dizi heyecanlı dedektif hikâyesi yazdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif hikayeleri eğlendirici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom özel bir dedektif kiralamaya karar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif Dan Anderson daha fazla sorgulama için Linda'yı karakola götürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben sadece dedektif hikayeleri okurum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O deneyimli bir dedektif.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif suç inceliklerini anlamaya çalıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dedektif Dan Anderson bir tazı gibi iz üzerinde kaldı.
Dedektif Dan Linda'yı tanıdığını iddia eden bir adamdan anonim bir ipucu aldı.
Neden özel bir dedektif tutmuyorsun?
Sevgili bayan, ben Polonyalı bir dedektif değilim. Ben uluslararası bir dedektifim.
O ara sıra dedektif romanları okur.
Dedektif Dan Anderson, Linda'yla görüştü.
Dedektif suçun delillerine sahiptir.
O, davayı soruşturmak için özel bir dedektif kiraladı.
O bir özel dedektif tuttu.
Tom özel bir dedektif tuttu.
Lisa Gardner, dedektif DD Warren hakkında polisiye romanlar yazıyor.
Bazen dedektif hikayeleri okur.
Dan cinayet hakkında Dedektif Linda Smith'le konuştu.
Dan, istasyonda Dedektif Matt Brown'la konuşmayı kabul etti.
Dedektif Dan Anderson FBI'yı çağırdı.
Dedektif Dan Anderson suç laboratuvarı sonuçları için endişeyle bekledi.
Dedektif Dan Anderson, Linda'nın ifadelerini doğruladı.
Dedektif Dan Anderson başka bir iz aldı.
Dedektif Dan Anderson nihayet bütün cinayet hikayesini bir araya getirdi.
Dedektif Dan Anderson, Linda'yı rutin yalan testine soktu.
Dedektif Dan Anderson silahlar için Linda'yı kontrol etti.
Dedektif Dan Anderson, U.S. Marshal Brown'ın ekibine katılmak için atandı.
Dedektif Dan Anderson o yolu izleyen tek soruşturmacıydı.
O özel bir dedektif tuttu.
O özel bir dedektif işe aldı.
Dedektif bazı ipuçlarını bulmak için bir büyüteç kullanır.
Onun bir psişik dedektif olması gerekir.
Dedektif kendini yaşlı bir beyefendi olarak kamufle etti.
Tom'un bir özel dedektif kiralaması gerekiyor.
Ben bir özel dedektif tuttum.
O bir dedektif hikaye okuyarak kendini eğlendirdi.
Altımızda bir dedektif var.
Senden iyi bir özel dedektif olurdu.
Fadıl özel bir dedektif tuttu.
Sadece dedektif romanları okurum.
Dedektif Sadık bebek ölümlerini soruşturdu.
Leyla bir özel dedektif tuttu.
Tom bir dedektif olmalı.
Tom son günlerde dedektif romanları okuyor.
Sami bir dedektif olmak istiyordu.
Sami bir özel dedektif tuttu.
Sami, Leyla'yı takip etmek için bir özel dedektif tuttu.
Sami bir özel dedektif.
Dedektif, katilin yeteneklerine hayran kaldı.
Agatha Christie bir İngiliz yazardı. 66 dedektif romanı ve 14 kısa öykü koleksiyonu ile tanınır.
Lestrade ünlü bir dedektif.
Lestrade meşhur bir dedektif.
Tom'un iyi bir dedektif olduğunu biliyorum.
Bir özel dedektif tarafından takip edildiğini düşünüyor.
O dedektif davadan alındı.