Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "canlı"

Lernen Sie, wie man canlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Fare canlı mı yoksa ölü mü?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benimle Lady Gaga'nın bir canlı konserini seyretmeye gitmek isteyen biri varmı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiçbir şey bir resimden daha canlı değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kazadan kısa bir süre sonra orada canlı bir hayvan buldular.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kazada çok sayıda canlı kayboldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben özellikle bu canlı portreden memnunum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben balığı canlı tutacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biri diğerinden çok daha canlı olduğundan, orijinal ve kopya kolayca ayırt edilirler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun dün yakaladığı balık hâlâ canlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz aslanı canlı yakalamak zorundayız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom oğlunun hâlâ canlı olduğu ihtimalini göz ardı etmeyi reddetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kedi canlı bir fare ile oynuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O hâlâ köpeğinin canlı bulunabileceği umuduna tutunuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O canlı bir izlenim bırakmıştı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ateşi canlı tut.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Büyükbabam 90 yaşında ve çok canlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu kulübün canlı bir grubu mu yoksa bir DJ mi var?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom piranalar tarafından canlı olarak yenilen bir adam gördüğünü iddia etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben canlı hissediyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Biz onu canlı bulduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Akvaryum balığı canlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Böcek hâlâ canlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bütün köpekler canlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu böceği canlı tut.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Balık hâlâ canlı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu balık hâlâ canlı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Fare ölü mü yoksa canlı mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, oltaya canlı yem taktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Canlı bir balinayı asla görmedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Konser canlı olarak yayınlandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hayvanı canlı olarak yakalamalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun çok canlı bir hayal gücü var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Asla canlı bir ahtapot yemedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben felçli bir adamın kurtçuklar tarafından canlı canlı yenildiğini duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar bir ayıyı canlı yakaladılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onlar bir aslanı canlı yakaladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tükenme tehlikesinde olan birçok canlı türü var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Canlı bir ıstakoz yemek istemiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom canlı müzik dinlemeyi sever.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Geçen hafta yakaladığım yılan balığı hâlâ canlı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu bir fili nasıl canlı yakaladıklarıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu kulüpte canlı bir orkestra ya da bir DJ var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaplanı canlı yakalamayı başardılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onları canlı istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onu canlı bulduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O canlı gömüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, canlı gömüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kedi canlı gömülmedi. Kurtuldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Beni asla canlı ele geçiremeyeceksin!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sanırım Tom hâlâ canlı.

Tom'un ölü mü yoksa canlı mı olup olmadığını bilmiyorum.

Tom canlı gömüldü.

Olay belleğimde hâlâ canlı duruyor.

Onların süzgeçleri kesildikten sonra köpek balıkları okyanusa canlı bir şekilde geri atıldı.

Tom canlı.

İlk öpücüğün tadı benim bellekte canlı kalır.

Canlı kalan tüm aptallar şimdi neye inanacaklar?

Herkes yüreği ağzında, deprem enkazından çıkacak canlı birini bekliyor.

Bu, filleri canlı yakalamalarının yoludur.

Çocuklar genellikle sabırsız ve tez canlı.

O bir canlı, dolayısıyla doğal olarak sıçıyor da.

Seni tekrar canlı görmeyeceğimi düşünüyordum.

Seni tekrar canlı göreceğimi hiç düşünmedim.

Canlı bir kaplanı nereden satın alabilirim.

Küçük hediyeler arkadaşlığı canlı tutar.

Balık hala canlı mı?

O bencilliğin canlı örneği.

Gölette birçok canlı balık gördük.

İnsan ruhu yeryüzünde bulunduğu müddetçe; müzik, canlı bir varlık gibi ona eş ve destek olup büyük anlam katacak.

Hayvanlar, bitkiler ve mikroorganizmaların hepsi canlı varlıklardır.

Bu sivrisinekler beni canlı canlı yiyorlar!

Her canlı ölümü tadacak.

Sarhoş bir TV sunucusu, canlı yayın esnasında istifra etti.

Tom, şu an radyoda canlı yayındasın.

Buradan canlı çıkmak istiyorsan, beni izle.

Buradan canlı çıkmak istiyorsan beni dinle.

Buradan canlı çıkarsak, sana istediğin bir şeyi alacağım.

Canlı balık suyun altında yüzer.

Canlı balık suyun altında yüzüyor.

Canlı kalan biri var mı?

İnsanlar işlerini sunarken daha canlı olması gerekir.

Kayıtlar yerine mümkün olduğu kadar çok canlı TV izlemeye çalışıyorum.

Bu adadan canlı çıkamayacağız.

Canlı müziği sevebileceğim yerel bir jazz kulübüne gitmek istiyorum.

Canlı yenilme düşüncesi korkutucu ve ilgi çekici.

Hiç kimse oradan canlı dönmedi.

Bu beni canlı hissettiriyor.

Canlı canlı gömüldü.

Uydu fırlatma canlı olarak yayınlandı.

Futbol maçı televizyonda canlı olarak yayınlandı.

Sen daha önce hiç canlı bir gelincik gördün mü?

Eğer Güneş olmasaydı, yaşayan hiçbir canlı Dünya üzerinde var olamayacaktı.

Ben maçı canlı izledim.

Canlı müzik dinlemeye gitmek için senin en sevdiğin yer nedir?

Cumartesi günü benimle bir oyunun canlı performansını görmek ister misin?

Her sabah canlı bir kurbağa ye ve günün geri kalan kısmında sana daha kötü bir şey olmayacak.

Benim oldukça canlı bir hayal gücüm var.

Seni canlı görmenin beni nasıl iyi hissettirdiğini sana tarif edemem.

Onlar canlı mı?

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen